Hukukun Üstünlüğü Ligi'nde Türkiye Kaçıncı Sırada?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Hukukun Üstünlüğü Ligi'nde Türkiye Kaçıncı Sırada?

Türkiye hakkındaki şikayetler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki tüm bekleyen davaların % 41'ini oluşturuyor.

Türkiye, yeni "2026 Küresel Demokrasi Durumu" raporunda hukukun üstünlüğü konusunda 173 ülke arasında en fenalar, en berbatlar liginde yani 149. sırada yer alıyor...(Kaynak: Stockholm Center for Freedom)

24 Eylül'de Çin lideri Xi ABD Başkanı'yla Washington'da buluşacak...27 Ekim'de İsrail'de, 3 Kasım'da ABD'nde seçmenler tercihleri için oy kullanacak…
ABD GÜNDEMİ

Yeni bir Cato/Morning Consult anketine göre, ABD vatandaşlarının %57'si Trump'ın yabancı ülkelerden yapılan ithalata koyduğu yüksek vergilerin ABD'ndeki yüksek enflasyonun başlıca nedeni olduğunu söyledi...Anketlere göre ABD seçmeni 3 Kasım 2026 seçimlerinde Trump'ın adaylarını seçmeyerek Trump'ı cezalandıracak...

ABD ile stratejik ortaklığı bozulan Kanada'ya Avrupa Birliği ile trilyon dolarlık bir anlaşma teklif edilirken, aynı anda ABD'de FBI ajanlarının köpeklere tecavüz edip edemeyeceği tartışılıyor.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada’nın AB’nin ilk "ortak üyesi" olmasının önünü açmak istediklerini duyurdu. Bu adım, iki taraf arasında savunma sanayisi, kritik mineraller, yapay zekâ ve teknoloji gibi stratejik alanlarda entegrasyonu en üst düzeye çıkarmayı amaçlıyor.

ABD Senatosu'nda ise yeni Federal Bureau of Investigation  işe alım kriterleri kapsamında geçmişinde hayvanlarla cinsel ilişki (zoofili/bestiality) öyküsü bulunan adayların durumu tartışılıyor.
İKİ OSCAR ÖDÜLLÜ OYUNCU DA TRUMPİZMİ ELEŞTİRDİ

Remarkably Bright Creatures filmi, kurgusal Sowell Bay kasabası Washington'da geçiyor gibi gösterilse de, tamamıyla Kanada'nın British Columbia eyaletinde çekilmiştir...

Norma Rae (1979) ve Places in the Heart (1984) adlı filmlerle iki Oscar ödülü kazanan Sally Field, Emmy ödül törenindeki konuşmasında Donald Trump'ı eleştirerek manşetlere çıktı.

"Remarkably Bright Creatures" filmindeki rolüyle Emmy ödülü kazanan Sally Field, konuşmasını güçlü bir mesaj vermek için kullandı.

Donald Trump'ın Kanada ile olan ticaret politikalarını eleştirdi ve ödül aldığı filmin çekildiği ülkeyi (Kanada'yı) övdü. Field ayrıca kurumsal medya birleşmelerine yani Paramount Warner Bros birleşmesine, tekelleşmeye karşı da konuştu...

TRUMP'IN AÇIKLAMALARI

14 Eylül 2026 Pazartesi günü bir galon dizel akaryakıtın ABD genelinde ortalama fiyatı 6,20 doların üzerine çıkarak şimdiye kadar kaydedilen en yüksek fiyata ulaştı.Bu fiyatlar sadece bir haftada 0,30 dolardan fazla ve bir yıl öncesine göre yaklaşık 2,50 dolar daha yüksek.Trump, dizel ve benzin fiyatlarının Kasım ayındaki ara seçimlerden sonrasına kadar düşmesinin muhtemel olmadığını söyledi.14 Eylül 2026 Pazartesi günü Pazartesi günü Trump ayrıca, Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının küresel yakıt kıtlığına katkıda bulunduğunu belirtti.


Başkan Donald Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve korumak için her gün 2 milyar dolara ihtiyaç duyduğunu da açıkladı...Trump, bölgedeki askeri operasyonlar için günlük en az 2 milyar dolar harcandığını belirtti.ABD'li senatörler, savaş başlamadan önce boğazın zaten açık ve ticaretin sorunsuz olduğunu söyleyerek bu duruma karşı çıktı.Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilerden %20 oranında geçiş ücreti alınmasını da teklif etti.

Çin bu açıklamaları reddederek, savaş öncesinde Hürmüz boğazının tamamen açık olduğunu ve Washington'un İran'a karşı hamlelerinin kaosa neden olduğunu belirtti. Çin, Lübnan'ın Gazze'dekine benzer bir durumla karşı karşıya kalmaması gerektiği uyarısında bulunarak İsrail'e Lübnan topraklarından çekilme çağrısı yaptı.Çin, Lübnan'ın egemenliğine saygı gösterilmesinin, sivillerin korunmasının ve diplomatik çabalar yoluyla bölgesel gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenmesinin önemini de vurguladı.

Bu satırlar yazıldığında Brent petrolün varil fiyatı 102.97-103.98-104.61 dolar arasında gidip geliyordu…
SKANDAL ÜSTÜNE SKANDAL

Rusya lideri Putin'in kanatları altında milyarder olan bir Rus iş insanının, ABD Başkanı'nın oğlunun (Donald Trump Jr.'ın) sponsoru olması kurgusal bir sinema filminde olsa inandırıcı bulunmazdı...Ancak bu olay gerçekten yaşandı...Bahamalar'daki düğün partisinin finansmanına katkıda bulunmak amacıyla Rusya'dan ödeme yaptığı öğrenildi...Toplamda yüz binlerce doları bulan bu ödemeler, bir Amerikan başkanının aile üyesi açısından etik kurallarının olağanüstü bir biçimde hiçe sayılması anlamına geliyor!

TRUMP'A YARGI DARBESİ

Bir yargıç verdiği kararda, federal yasaları ihlal edeceği gerekçesiyle Donald Trump’ın adının Kennedy Center’a eklenemeyeceğine hükmetti.Yargıç kararında, "Basitçe ifade etmek gerekirse, "Yönetim kurulu kararı, bir federal mahkeme emrine ve Kongre tarafından çıkarılan bir yasaya aykırılık teşkil etmektedir" denildi...

Böylece, Kennedy Center'ı Trump'ın yeniden adlandırma girişimine karşı korumak için mücadele edenler, Donald Trump'ı mahkemede bir kez daha mağlup etti.

Temsilciler Meclisi Üyesi Joyce Beatty, Trump'ın bizzat atadığı yönetim kurulunun binaya Trump'ın adını vermesi üzerine konuyu federal mahkemeye taşımıştı. Sanatçılar gösterilerini iptal etmiş, bağışçılar desteklerini çekmiş ve muhalifler, 1963'te suikastle öldürülen ABD Başkanı John F. Kennedy'ye adanmış ulusal bir anıtın görevdeki başkanın bir anıtına dönüştürülmeye çalışılmasını şiddetle eleştirmişti...

İlk isim değişikliği girişimi mahkemece engellenince, yönetim kurulu başka bir yol denedi. Kurul, binanın dış cephesindeki yenileme çalışması için Trump'ın adının anılmasını ve tesisin bulunduğu alanın "Başkan Donald J. Trump Meydanı" (President Donald J. Trump Plaza) olarak adlandırılmasını önerdi.Temsilciler Meclisi Üyesi Joyce Beatty'nin avukatları, bu planı "küstahça bir meydan okuma" olarak nitelendirerek yeniden mahkemeye başvurdu.Yargıç Christopher Cooper, Yönetim Kurulu'nun, Kongre'nin izni olmadan Trump'ı onurlandıran bir anıt dikemeyeceğine karar verdi. 
Beatty kuruma ve hukuka odaklanmaya devam ederek Kennedy Merkezi'nin Kennedy'ye ait olduğunu ve "başka kimseye ait olmadığını" ilan etti.

Hukuk ekibi, "Hukuki sağduyu bir kez daha Trump'ın kibrine üstün geldi" diyerek kutlama yaptı.

Bu devralmayı kabul etmeyi reddeden aktivistler, sanatçılar ve milletvekilleri mücadeleye devam etti. Direnişleri, Trump'ın adının buraya konulmasını engelledi.

OSCAR ÖDÜLLÜ BİR DİĞER SANATÇI DA TRUMP ALEYHİNE AÇIKLAMALAR YAPTI

İki Oscar ödüllü Barbra Streisand, "Kennedy Center’a Donald Trump tarafından yapılmak istenen şeylere tanık olmak çok acı verici” dedi...Streisand, Trump’ın sanat kurumunun desteğine sahip olmadığı takdirde “yıkılabileceği” tehdidinde bulunmasından sonra açıklamada bulundu...

"1964’te, Kongre Kennedy Ulusal Kültür Merkezi'ni onun için yaşayan bir anıt olarak belirleyen yasayı kabul etti.Kennedy ailesi ve diğer Amerikan liderleri mirasını korumak için anlamlı bir yol izledi...O zamandan beri, Kennedy Sahne Sanatları Merkezi, Amerika'nın en büyük kültürel mekanlarından biri olarak yer aldı. Dünyanın en başarılı aktörlerinin, müzisyenlerinin, şarkıcılarının ve dansçılarının çoğu sahnelerini süsledi. Donald Trump, adını binanın girişine merhum Başkan Kennedy’nin yanına koymaya çalıştığında, hareket sanatçıların ve halkın çoğundan gelen yaygın muhalefetle karşılandı.Federal bir yargıç daha sonra Kennedy Center’ın adının Kongre’nin eylemi olmadan değiştirilemeyeceğine ve Trump’ın adının binanın cephesinden kaldırıldığına karar verdi.Yine de mücadele devam etti.Kennedy Center, sevilen bir başkana saygı göstermek ve sanatsal başarının özgür bir toplumun kanıtı olduğu felsefesini ilerletmek anlamına geliyordu."

Başkan John F. Kennedy'nin yeğeni Kerry Kennedy, Başkan Trump'ın Kennedy Center'ı yıkmaya karar vermesi durumunda bunun, "üzerinde 'Trump-Washington Anıtı' yazmıyor diye Washington Anıtı'nı yıkmaya benzeyeceğini" söyledi.Kerry Kennedy, 17 Eylül 2026 Perşembe günü CBS News'ten Ed O'Keefe'ye yaptığı açıklamada, sanat merkezini yenilemenin "daha onurlu" ve "daha Amerikanca" bir yolu olduğunu; bu yolun "ABD değerlerini ve adil, özgür bir dünya vizyonumuzu yansıtan" bir yöntem olduğunu ifade etti.

İRAN CEPHESİ

İran'ın üst düzey liderinin üst düzey bir danışmanı, Hürmüz Boğazı'nın Donald Trump ve Netanyahu iktidardan uzaklaştırılana kadar kapalı kalması gerektiğini söyledi...Ayetullah Mojtaba Hamaney'in siyasi danışmanı Muhammed Bagher Zolghahr, İran'ın düşmanlarına karşı direnişi olarak tanımladığı 200 güne işaret eden açıklamayı yaptı.Zolghadr, İran'ın intikamının ilk aşamasını, "Savaşçılarımız, suçlu Trump ve kana susamış Netanyahu iktidar tahtından çekilene kadar Hürmüz Boğazı'nı açmayacaklar" dedi.

PENTAGON RAPORUNA GÖRE ABD, İRAN SAVAŞI NEDENİYLE KRİTİK DÜZEYDE MÜHİMMAT SIKINTISI YAŞIYOR.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) denetçisi, yayımladığı raporda, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ABD'de mühimmat açığına ve tedarik zincirlerinde "darboğaza" neden olduğunu kaydetti.Temmuz itibarıyla savaşın maliyetinin 33,4 milyar dolar olduğunun değerlendirildiği raporda, bu rakamın, harcanan mühimmat için 22,3 milyar dolar, ekipman kayıpları için 3,7 milyar dolar ve diğer harcamalar için 7,4 milyar doları kapsadığı, ancak altyapı onarımı masraflarının dahil edilmediği vurgulandı.Raporda ayrıca Dışişleri Bakanlığının, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere dört ülkede 208 milyon dolardan fazla zarara uğradığına dikkat çekildi.Bu tutarın 184 milyon dolarını, "diplomatik tesislerde" meydana gelen hasarın oluşturduğu belirtilen raporda, 25 milyon dolarını ise inşaat projelerindeki gecikmelerin oluşturduğu aktarıldı.

SUUDİ ORDUSU İRAN DESTEKLİ HUSİ ORDUSU KARŞISINDA VARLIK GÖSTEREMEZKEN
ABD Dışişleri Bakanlığı eski Başdanışmanı Albay Lawrence Wilkerson, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları hakkında çok karamsar konuştu:

"Suudi Arabistan'ın bir ulus devlet olarak ortadan kalktığını görebilme ihtimalimiz var...Bu ihtimal yüzde 50 civarında..."

Husilerin (Houthis) Bab al-Mandab'ı ele geçirmesi Suudileri çok zor durumda bıraktı...
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız