Çağımızda Şehir Yeşil Dokusunda Revizyon Şart
Bilindiği gibi, birçok konuda araştırma yaparak insanlığın refahı ve mutluluğu, sürdürülebilir, huzurlu yaşam koşulları için AR-GE çalışmaları yapıyoruz.
Bu yazımla belirlemiş olduğum fikri kabul etmeyebilirsiniz.
Herkesin malumudur ki şehirlerimizin ana ve ara caddelerinde, bulvarlarında ve kaldırımlarında her türden farklı ağaçlar olup şehirlerimizin yeşil dokusunu oluştururlar. Her şehirde bir kent peyzajı planlaması vardır. Söz konusu plan ve programa göre şehirlerin güzelliği sağlanır.
Öyle sanıyorum ki fikrime güleceksiniz. Olsun, her türlü eleştiriyi göze alarak yazıyorum. Eleştirin ki ben de yanlışımı öğreneyim.
Çocuklarımız yesinler diye pazardan elma, armut, çilek, kayısı, frenk yemişi, şeftali, muz, dut, incir, zeytin satın alıp evinize getirdiğinizde çocuklarımıza ikram ediyoruz, değil mi? Şimdi soralım: Çocuklarımız acaba bu meyvelerin ağacını biliyor mu? Bu konu çocuklarımız için bir bilgi eksikliği değil midir? Ayrıca bir insan, yediği meyvenin ağacını bilme hakkına sahip değil midir? Bilmemesi ayıp sayılmaz mı?
O hâlde geliniz, Türkiye'de bir çığır açalım. Pazara çıkıyorsunuz, satın alacağınız meyvelerin yanına yaklaşamıyorsunuz, değil mi? Çok pahalı. Kontrol yok, denetim yok, "Dur!" diyen yok, "Halkı niye soyuyorsun?" diyen yok.
Antalya'yı pilot bölge seçelim. Başlatma hareketi olarak kentimizin birkaç sokağında bir uygulama yapalım. Kaldırımlara her türden meyve ağaçları dikelim. Yani yukarıda adları yazılı her türden meyve ağaçlarını dikip bakımını yapalım. İki üç yıl içinde ağaçlar meyve vermeye başladığında, yapılacak planlamalar çerçevesinde üretimden şehir halkımızın yararlanması sağlanmalıdır.
Zaman içinde tüm şehir meyve ağaçlarıyla bezenecek, çocuklar yedikleri meyvelerin ağaçlarıyla tanışacak, halkımız ve dar gelirlilerimiz ücretsiz meyve yiyebilecekler. İcabında şehrimizde büyütülecek milyonlarca meyve ağacı oluşacak. Bütün kuşlar o ağaçların meyveleriyle doyacak, şehrimizi kuş sesleri saracak, kent merkezi doğal bir manzarayla süslenecek, görsel açıdan numune şehirlerimiz yaşama geçirilmiş olacaktır.
Özellikle bahar aylarında şehrimizi portakal ve badem çiçekleri ile diğer meyve ağaçlarının çiçek kokuları ve rayihaları saracak; şehir insanının ömrü uzamış olsa fena mı olur?..
Antalya ve beldelerindeki tüm belediye başkanlarımıza bir önerimizdir. Hep birlikte bu projeyi, ayrı ayrı sorumluluk alanlarınız içinde bir iki sokakta başlatma hareketi olarak yaşama geçirelim. Kaybedilecek bir durum yok. En azından denemekte yarar var.
Dilerseniz bir arena oluşturup ilgili uzmanları, bilim çevrelerini ve konuda fikri olanları bir araya getirip görüşlerini alalım; eksi ve artı yönlerini tartışıp bir sonuca varalım. Bu işin orta noktasını bulalım. Gerekirse ilk defa bu konudaki uçuk fikrimin yanlış olduğunu ben de görmek isterim doğrusu.