Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
32°
Akdeniz Gerçek | Gündem | Eskişehir’in "Barcelona"sı: 113 Yıllık Mimari Mucize

Eskişehir’in "Barcelona"sı: 113 Yıllık Mimari Mucize

Eskişehir’deki Abbashalimpaşa Mahallesi, 113 yıl önce çizilen imar planına sadık kalınarak inşa edilen kusursuz sokak yapısıyla görenleri hayrete düşürüyor.

Eskişehir’deki Abbashalimpaşa Mahallesi, 113 yıl önce çizilen imar planına sadık kalınarak inşa edilen kusursuz sokak yapısıyla görenleri hayrete düşürüyor.

KAYNAK: İHA
Eskişehir’in "Barcelona"sı: 113 Yıllık Mimari Mucize

Eskişehir’in Çifteler ilçesine bağlı 66 kilometre uzaklıktaki Abbashalimpaşa Mahallesi, Türkiye’nin geleneksel yerleşimlerinden farklı olarak "cetvelle çizilmiş" gibi duran dikdörtgen blokları ve birbirini dik kesen düz sokaklarıyla dikkat çekiyor. 1912 Balkan Savaşları sonrası Bulgaristan’ın Kırcaali bölgesinden göç eden Türkler tarafından kurulan mahalle, ilk günkü imar disiplinini 113 yıldır korumayı başarıyor.

Tarihi Dokuya Titiz Koruma

Bölge halkı arasında ilk dönemde "Mandıra" olarak anılan yerleşim, 1914 yılında alınan bir kararla, dönemin önemli devlet adamlarından olan Abbas Halim Paşa’nın adını aldı. Mahallede bugüne kadar inşa edilen hiçbir yapı, planlanan mimari dokunun dışına çıkmadı. Çıkmaz sokağı bulunmayan ve her biri birbirine paralel olarak tasarlanan yerleşim planı, Barcelona’nın ünlü ızgara planlı sokaklarını anımsatıyor.

"Mimari Düzen Asla Bozulamaz"

Mahalle muhtarı Mehmet Güçen, yerleşimin Türkiye’deki tek örneklerden biri olduğunu belirterek, yeni yapıların mevcut imar planına uygun inşa edilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Geçmişte köy sandığı aracılığıyla dışarıdan yerleşimleri kontrol altında tutan mahalle sakinleri, bugün 22 bin dekarlık geniş arazilerini ve özgün mimarilerini titizlikle muhafaza ediyor. Zamanla göç nedeniyle nüfusu 300’e gerileyen mahalle, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerine rağmen dışarıdan gelen yapılaşma taleplerine karşı katı bir tutum sergilemeye devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız