Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
25°

24 Yıldır Fena Halde Aldatılıyoruz

YAYINLAMA:
24 Yıldır Fena Halde Aldatılıyoruz

RUSYA PROPAGANDA MAKİNESİ ŞUBAT 2022'DE "2 İLA 4 GÜNDE UKRAYNA'NIN BAŞKENTİNİ ELE GEÇİRİRİZ" DİYORDU...

24 ŞUBAT 2022 -1 HAZİRAN 2026 ARASINDA 1558 GÜN GEÇTİ KİEV RUSLARIN ELİNE GEÇMEDİ...EN AZ 500 BİN RUS ASKERİ UKRAYNA'DA ÖLDÜRÜLDÜ...

Söz verilen maaşlarını alamayan Doruk Madencilik işçileri, Ankara’ya yürümek isterken Beypazarı çıkışında yolları kesildiği için geceyi yerde yatarak geçirdi.

Maden emekçisi Oğuzcan Türk:

“Bugüne kadar verdiği hiçbir sözü tutmayan Sebahattin Yıldız, üç bakanlığın huzurunda verilen sözleri de yerine getirmedi.

Gücümüz de sabrımız da kalmadı.

Perşembe günü buradan Ankara’ya yürüyeceğiz. Tüm halkımızı da bize destek olmaya çağırıyoruz.”

Doruk Madencilik işçileri, yürüyüşlerinin engellenmesine isyan etti:

"Eğer yarın da yürüyemezsem Türk vatandaşlığından istifa edip, Fransız vatandaşlığına başvuracağım. Belki o zaman rahatça yürüyebilirim. Bunun için Türk halkından özür diliyorum!"

"Bir işçinin alacağını tahsil edemeyen devletin garantisine artık inanmıyoruz!"

Üç bakanlığın garantörlüğüne rağmen haklarını  alamayan Doruk Madencilik işçileri öfkeli...

DORUK MADENCİLİK İŞÇİLERİ NE YAZIK Kİ DAİMA MAĞDUR, DAİMA BOYNU BÜKÜK!

Doruk Madencilik işçileri, Nisan ayında ödenmeyen ücretlerini gerekçe göstererek açlık grevine gitti.

Üç Türk bakanlığı, ödemelerin 15 Mayıs'a kadar yapılacağını garanti etti.

Süre doldu. Paraları ne yazık ki ödenmedi...

FENA HALDE ALDATILDILAR!

24 YILDIR FENA HALDE ALDATILIYORUZ!

İYİ PARTİ Milletvekili Turhan Çömez şöyle demiş:

"Doruk Madencilik firması nereye gitse maalesef problem!

Her işlerinde böyleler, 4-5 ay maaş ödemiyorlar.

"Ben bu firmaya bir daha ruhsat falan vermem!” 

Diyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı,

Aynı gün o firmaya maden ruhsatı verdi.

Milletin aklıyla alay ediyorlar!

2364 adet maden ruhsatı vermişler, kapladığı alan 29.694 km², Ankara ilinden büyük.

Son üç yılda 131 milyon TL teşvik vermişler.

Kamu bankalarından çok yüksek miktarlarda kredi vermişler.

Ama koskoca holding işçilerin maaşını ödememiş, haklarını vermemiş!

Şimdi Enerji Bakanı diyor ki “Bir daha da onlara asla bir şey vermem!”

E verdikçe vermişsiniz zaten, ülkeyi peşkeş çekmişsiniz, ne kaldı başka verecek?"

BULGARİSTAN VE BREZİLYA'DAN DONALD TRUMP'A AZAR VE AYAR

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Amerika Birleşik Devletleri'nden Bulgar vatandaşları için vize kısıtlamalarını, ağır bürokratik prosedürleri kaldırmasını talep etti. Başkan Trump'tan olumlu bir yanıt alamayınca, Radev, Bulgaristan'ın Haziran ayı sonundan sonra Sofya Havalimanı'ndaki Amerikan askeri tanker uçaklarının uzun süreli konaklamasına son vereceğini duyurdu.Sonunda cesareti olan bir lider ortaya çıktı. Yıllardır Bulgaristan ucuz bir askeri üs ve sadık bir hizmetkâr gibi muamele görüyor, kendi vatandaşları ise vize kısıtlamalarıyla aşağılanıyor. Radev tam da şunu söyledi: tek taraflı “dostluğa” son verdi... Bulgarlardan karşılığında hiçbir şey almadığı halde Amerika'ya koşulsuz destek yok artık. Bir egemen ülkenin davranışı böyle olmalıdır!

Brezilya ve Çin karşılıklı ticaretlerinde dolar yerine yerli para birimlerini kullanacağını açıklamış ve bu açıklama ABD doları için bir yıkım olarak tanımlanmıştı...

30 milyon Brezilya'yı yoksulluktan kurtaran Brezilya lideri Lula da Silva: ABD, Brezilya'ya "çocuk gibi" muamele etmemeli dedi...Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD’nin ülkedeki iki suç çetesini “terör örgütü” listesine almasına tepki göstererek, Brezilya’nın “çocuk gibi” muamele görmeyi kabul etmeyeceğini belirtti...Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD’nin ülkedeki “Comando Vermelho (CV)” ve “Primeiro Comando da Capital (PCC)” adlı iki suç çetesini “terör örgütü” listesine almasına sert tepki gösterdi. Lula da Silva, Brezilya’nın “küçük bir muz cumhuriyeti gibi” muamele görmeyi kabul etmeyeceğini söyledi...ABD Başkanı Donald Trump’a seslenen Lula da Silva, “Çocuk gibi, küçük bir muz cumhuriyeti gibi muamele görmeyi kabul etmiyoruz. (Trump) Brezilya’ya gerçekten yardımcı olmak istiyorsa işe Miami’de yaşayan Brezilyalı çete liderlerini iade etmekle başlayabilir,” ifadelerini kullandı...Brezilya Devlet Başkanı, organize suç örgütleriyle mücadeleyi sürdürdüklerini belirterek, PCC ve CV’nin özellikle büyük şehirlerin varoşlarında yaşayan halk için ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi...Lula da Silva, “PCC ve CV, büyük şehirlerin varoşlarında yaşayan insanlar için birer terör örgütüdür. Bu yasadışı örgütler, insanların elindekileri çalıyor ve şiddet yoluyla onları baskı altında tutuyor.” dedi.

Öte yandan Lula da Silva’nın açıklamalarının ardından Brezilya hükümeti de yazılı bir bildiri yayımladı.Bildiride, suç örgütleriyle mücadelede uluslararası işbirliğine açık olunduğu belirtilirken, ülkenin egemenliğine yönelik müdahalelerin kabul edilmeyeceği vurgulandı...
Açıklamada, “Suç örgütleriyle mücadeleye yönelik her türlü uluslararası işbirliği memnuniyetle karşılanmaktadır. İlgili ülkelerin yararına olacak ortak çözümler üretmeye hazırız. Ancak egemenliğimize ve ekonomimize saldırmak için bir bahane olarak kullanılacak, yurt dışı kaynaklı keyfi önlemlerin uygulanmasını kabul etmiyoruz. Ulusal egemenlik, müzakereye açık değildir. Brezilya, iç işlerine yönelik her türlü müdahale biçimini reddediyor.” ifadelerine yer verildi.

7-8 TEMMUZ 2026'DA ANKARA'YI ZİYARET EDECEK OLAN DONALD TRUMP'IN 3 KASIM 2026'DA TARİHİ BİR SEÇİM YENİLGİSİ ALMASI BEKLENİRKEN

Türkiye'de yıllık enflasyon oranı:  Bağımsız akademisyenler tarafından oluşturulan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre, tüketici fiyat endeksindeki yıllık artış oranı %55,38 olarak gerçekleşti.

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) en son açıklanan resmi verilere göre yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) %3,8 seviyesindedir.

Fox News tarafından 20 Mayıs’ta yapılan ankette seçmenlerin yüzde 39’u İran’daki askeri operasyonların hedeflere ulaşana kadar devam etmesini savunurken, yüzde 61’i operasyonların sınırlı süre içinde sonlandırılması gerektiğini belirtti.

The New York Times ile Siena College’ın 18 Mayıs tarihli anketine göre katılımcıların yüzde 52’si, İran’ın nükleer programına ilişkin anlaşma sağlanamasa bile askeri operasyonların sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti. Yüzde 37’lik kesim ise operasyonların sürmesini destekledi.
Araştırmada kayıtlı seçmenlerin yüzde 55’i savaşın maliyetinin sağladığı faydaları çok aştığını belirtirken, yalnızca yüzde 21’i savaşın maliyetine değdiğini düşündüğünü söyledi...Anket sonuçlarına göre savaşın İran’ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırmada “çok başarılı” olacağını düşünenlerin oranı yüzde 22’de kaldı. Katılımcıların yüzde 18’i operasyonların “biraz başarılı” olacağını belirtirken, yüzde 50’si savaşın sonuçlarının başarısız olacağı görüşünü paylaştı.

Pew Research Center’ın 28 Nisan’da yayımladığı ankette katılımcıların büyük bölümü ABD yönetiminin İran’daki hedeflerini gerçekleştireceğine sınırlı düzeyde güven duyduğunu ifade etti.

Öte yandan CNN’in 3 Mart tarihli anketine göre ABD’lilerin yalnızca yüzde 20’si Donald Trump’ın İran konusunda doğru kararlar vereceğine güçlü şekilde güvendiğini belirtti. Katılımcıların yüzde 59’u ise Trump’a bu konuda ya çok az güvendiğini ya da hiç güvenmediğini söyledi.

TRUMP 108 KİLO

ABD Başkanı Donald Trump'ın, bu hafta yapılan rutin sağlık kontrolünde geçen seneden bu yana 6,35 kilo aldığı ortaya çıktı.Trump'ın şu an yaklaşık 108 kilogram olduğu belirtilerek, kendisine doktoru Barbabella tarafından "diyet konusunda rehberlik, düşük doz aspirin alınması önerisi, artırılmış fiziksel aktivite ve sürekli kilo kaybı da dahil olmak üzere önleyici danışmanlık hizmeti verildiği" ifade edildi.

Nisan 2026'da Başkan Trump tarafından görevden alınan başsavcı Pam Bondi, yaptığı açıklamada, "Çocukları seks kölesi olarak kullanan bir yasadışı genelev imparatorluğu" kuran Jeffrey Epstein dosyalarının yayınlanmasını denetleme ve açıklama konusunda gerçekte çok az, çok sınırlı yetkisi olduğunu ve sorumluluğun, asıl yetkilerin tamamen eski yardımcısı ve halefi Todd Blanche'a ait olduğunu ilan etti...

TRUMP'IN SIRDAŞI VE KANKASI TERFİ ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin Ankara Büyükelçisi dolar milyarderi Tom Barrack'ın görev alanının genişletildiğini açıkladı...Trump, yaptığı paylaşımda, Barrack'ın Suriye Özel Başkanlık Temsilciliği görevini sürdüreceğini ve buna ek olarak Irak Özel Başkanlık Temsilcisi olarak da görevlendirildiğini duyurdu...ABD'nin Suriye ve Irak hükümetleriyle ilişkilerini geliştirmeye devam ettiğini belirten Trump, Barrack'ın iki ülkeyle yürütülen temaslarda görev alacağını ifade etti...Barrack'ın Ankara Büyükelçisi olarak görevi de devam edecek...Tom Barrack, Mart 2025'te Trump tarafından ABD'nin Türkiye Büyükelçisi olarak aday gösterildi. Adaylığı Nisan 2025'te Senato tarafından onaylandı. Mayıs 2025'te de Suriye Özel Temsilcisi olarak atandı...Barrack, 2016 seçimlerinde Trump'ın kampanya danışmanlarındandı...Trump, 2024 yılında Barrack'ı "Tom, 30 yıl boyunca küresel bir özel sermaye şirketini başarıyla yönetti. Hem siyaset hem de iş dünyasındaki çok çeşitli kanaat önderleri nezdinde saygı duyulan, deneyimli ve makul bir isim olarak tanınmaktadır" sözleriyle tanıtmıştı...Tom Barrack'ın Türkiye'de de çok çeşitli kişisel yatırımları olduğunu şu anda cezaevinde bulunan işadamı Muzaffer Yıldırım duyurmuştu...

RUSYA PROPAGANDA MAKİNESİ 2022'DE "2 İLA 4 GÜNDE UKRAYNA'NIN BAŞKENTİNİ ELE GEÇİRİRİZ" DİYORDU...24 ŞUBAT 2022 -1 HAZİRAN 2026 ARASINDA 1558 GÜN GEÇTİ KİEV RUSLARIN ELİNE GEÇMEDİ...

İngiltere'nin en büyük istihbarat teşkilatı GCHQ'ya göre, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya yönelik tam ölçekli işgalinden bu yana yaklaşık 500 bin Rus askeri öldü.BBC, şu ana kadar Ukrayna'da Rus tarafında savaşırken öldürülen 223 bin 539 asker ve subayın isimlerini teyit edebildi.Ukrayna lideri Şubat 2026'da Ukrayna'nın 2022'den bu yana 55 bin asker kaybettiğini söylemişti...BBC'nin uydu görüntüleri ve Pyongyang'daki yeni bir anıtın resmi fotoğraflarına dayanan bir araştırmasına göre, yaklaşık 2 bin 300 Kuzey Koreli asker, Rusya tarafında, Rusya lehine, Ukrayna'ya karşı savaşırken hayatını kaybetti.

TRUMP İRAN-ÇİN İTTİFAKI'NIN ÖNÜNDE DİZ ÇÖKMEK ZORUNDA

İran'ın petrol ihracatının %80'inden fazlasını tek başına Çin satın almaktadır.

Hindistan, Orta Doğu'daki gerilimler ve Hürmüz Boğazı'ndaki tedarik endişeleri nedeniyle ABD'nin yaptırımları geçici olarak esnetmesini takiben, 7 yıl aradan sonra ilk kez İran'dan petrol alımına başladı...

İran'ın dünya genelindeki bankalarda ve uluslararası hesaplarda dondurulmuş varlıklarının toplam değerinin 100 milyar ile 120 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bu kaynaklar büyük oranda İran'ın geçmişteki petrol satışlarından ve döviz rezervlerinden oluşmaktadır ancak uluslararası yaptırımlar nedeniyle bu devasa servet Tahran yönetimi tarafından kullanılamamaktadır.

İran'da yıllık enflasyon yüzde 50'nin üzerinde...Ancak İran para birimi 26 günde Amerikan doları karşısında yüzde 13,2 oranında değer kazandı...

İran basını duyurdu: ABD, İran'ın dondurulmuş varlıklarına erişim güvencesi verdi...

İran basını, İran ile ABD arasında süren müzakerelerde, ABD'nin İran'ın dondurulmuş 12 milyar dolarlık varlığına erişim taahhüdü verdiğini belirtti.İran basını, Tahran ile Washington arasındaki muhtemel bir mutabakat çerçevesinde, ABD yönetiminin İran'a bloke edilen varlıklarının 12 milyar dolarlık kısmına 60 gün içinde erişim sağlama taahhüdünde bulunduğunu bildirdi.

İran devlet televizyonu, iki ülke arasında Pakistan arabuluculuğunda hazırlanan 14 maddelik mutabakat zaptının çerçevesine ilişkin "resmi olmayan belgenin" içeriğini yayımladı.Söz konusu gayriresmi metne göre, anlaşmanın en önemli maddelerinden birini Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş kurallarının yeniden tanımlanması oluşturuyor...Bu kapsamda İran, boğazdan geçiş yapacak gemilerin niteliğini belirleme konusunda münhasır yetkiye sahip olacak. Yükü tehdit olarak kabul edilen veya nihai işletmecisi İran'a düşman olan herhangi bir gemi ticari gemi statüsünde tanınmayacak ve belirlenen güzergahlardan geçişine izin verilmeyecek.Haberde ayrıca, mutabakat metninin henüz İran tarafından inceleme aşamasında olması nedeniyle gayriresmi nitelik taşıdığı aktarıldı.

Amerika'da (ABD) ara seçim yaklaşıyor. Trump'ın büyük bir derdi var: Yüksek Enflasyon.

İran savaşı küresel petrol akışını daralttı. Enerji fiyatları rekorlar kırdı. İstasyonda benzin, markette gıda, her şey zamlandı.Bunu en çok hisseden de sıradan Amerikan-ABD seçmeni.Seçmenin cebi yandığında ne yapar?Sandıkta hükümeti cezalandırır.Trump bunu biliyor.

İran yıllardır yaptırım altında. Petrol satışı kısıtlı...Ama asıl tehlike çok başka...Bir petrol kuyusunu uzun süre kapalı tutarsanız içindeki basınç dengesi bozulur. Tekrar açtığınızda eski gücünü kaybetmiştir. Bazı kuyular bir daha hiç eski verimine dönmez.Yani savaş uzadıkça İran sadece gelir kaybetmiyor. Geleceğini kaybediyor. Kapattığı her kuyu kalıcı zarar görüyor.İran'ın bir an önce petrolü yeniden akıtması ve satması da lazım...

Çin neden bu masada? Çin dünyanın üretim motoru. Dünyanın fabrikası.

Çin'in 2025 yılı ihracatı bir önceki yıla göre %5,5 oranında artarak 3,77 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Aynı dönemde ithalatı ise 2,58 trilyon dolar olarak gerçekleşti. Bu veriler sonucunda ülke, 1,2 trilyon dolar gibi rekor düzeyde bir dış ticaret fazlası kaydetti...

Küresel satış yapan her fabrikanın iki şeye ihtiyacı vardır. Üretim için gereken enerji kaynağına...Alım yapacak müşteriye, ürünlerini sunabileceği devasa pazarlara...

Hürmüz krizi ikisine birden darbe vuruyor.Çin tükettiği petrolün büyük kısmını bu sulardan (Hürmüz'den) alıyor. Günde milyonlarca varil. Boğaz tıkanınca enerjisi pahalanıyor, üretim maliyeti yükseliyor.

Ancak daha büyük tehlike müşteri tarafında.Çünkü petrol her şeyin içinde. Petrol pahalanınca nakliye pahalanır, market gideri pahalanır, dünyanın her yerinde insanlar fakirleşir.Yoksullaşan insan ne yapar? Harcamayı keser.Peki dünya halkı harcamazsa Çin'in ürettiği o kadar malı kim alacak?İşte Çin'in kabusu bu.Yani Çin de tıpkı diğerleri gibi boğazın açılmasına muhtaç.

Şimdi tabloya bakın.Trump'ın boğaza ihtiyacı var. İran'ın boğaza ihtiyacı var. Çin'in boğaza ihtiyacı var.Üçü de aynı şeyi istiyor. Ama hiçbiri tek başına bunu yapamıyor.Tek başlarına Hürmüz Boğazı'nı açamıyorlar!

Şöyle düşünün.Bir uçurumun kenarında, tek bir iple birbirine bağlı üç dağcı düşünün. Biri düşerse üçü birden düşer. Biri yukarı çıkarsa ötekileri de yukarı taşır.Kurtuluş tek şartla mümkün. Üçü aynı anda, aynı yöne hareket edecek.

Trump'ın Çin ziyaretinde Pekin'de bir uzlaşma zemini arandı ya da bulunmaya çalışıldı...

Peki neden kapı Pekin'di?Çünkü İran, Trump'ın karşısına doğrudan oturamaz. Otursa içeride İran halkı "düşmanın önünde diz çöktü" der...İran'ı yönetenler bunu yapamaz...Ama Çin'in devrede olduğu, arabulucu olduğu bir çözüm en iyisidir...

İran "biz Amerika'ya değil, Çin'e güvendik" der.Üstelik Çin'in İran üzerinde gerçek bir gücü, gerçek bir etkisi, nüfuzu var. Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı. Aynı zamanda İran'ın parasını dünyaya bağlayan ödeme sistemi de büyük ölçüde Çin'den geçiyor.Yani İran'ın hem müşterisi hem bankası Çin.Bu nedenle Trump uçağına ülkenin en büyük şirketlerinin patronlarını doldurup Pekin'e gitti.

Çünkü Çin, Pekin-Beijing'deki masada konuşulan sadece ticaret değildi. Üç ülkenin üç ihtiyacı tek bir pakette toplanıyordu.Buraya kadar her şey Trump'ın zaferi gibi duruyor.Şimdi İran'ın o cümlesine geri dönelim.

"Hürmüz bir daha savaştan önceki haline dönmeyecek."Bu cümleyi yüzeysel anlamda okursanız basit bir inat sanırsınız. Ama altında çok ağır bir gerçek var.Düşünün.Dünyanın en güçlü ordusu (ABD) bir boğazı zorla açamadı. Pazarlık etmek, taviz vermek, Çin'in aracılığına razı olmak zorunda kaldı.Yıllardır Amerikan gücünün temeli neydi?Bu suları kontrol etmek. İstediği geçerdi, istemediği geçemezdi. Kuralı koyan ABD-Amerika'ydı.Şimdi kuralı koymaya çalışan İran.

"Geçiş artık benim şartlarımla olacak" diyor.Bu sadece bir boğaz meselesi değil.Çünkü 50 yıldır dünyada petrol almak isteyen herkes önce dolar bulmak zorundaydı.Bu nedenle bütün dünya sürekli dolara muhtaçtı. Amerika da bu sayede istediği kadar borçlanabiliyordu. Doları ayakta tutan görünmez kural buydu...Bu satırlar yazıldığında ABD'nin ulusal borcu 40 trilyon dolara yaklaşmıştı...

Peki ya boğazın geçiş şartını artık İran koyuyorsa?Ve İran'ın arkasında destekçi olarak Çin ve Rusya hatta Hindistan varsa? Yarın o geçiş için dolar değil, başka bir para (mesela Yuan ve Ruble) istenirse?İşte o zaman bu kural yıkılır. Dolar tahtını asıl o zaman kaybetmeye başlar, hatta kaybeder...

Yani Donald Trump "Hürmüz açılıyor" derken aslında bir zafer ilan etmiyor olabilir.O boğazı masada satın almak zorunda kaldığını ilan ediyor olabilir.

Tarih bunu çok gördü. Bir imparatorluğun sonu, yenildiği gün değil, "artık dediğini yaptıramıyor" denildiği gün başlar.

Şimdi asıl soru şu.Bu anlaşma gerçekten bir barış mı? Yoksa Amerika'nın kontrolü kaybetmeye başladığı an mı?Henüz kesin bir şey yok. Anlaşma daha yeni duyuruldu.Ama bir şey net.

Hürmüz Boğazı'nın kuralını artık tek başına Amerika-ABD koymuyor!

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız