CHP’de Yeni Dönem: Rüzgâr Fırtınaya Dönüşecek mi?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
CHP’de Yeni Dönem: Rüzgâr Fırtınaya Dönüşecek mi?

Türkiye siyasetinde son dönemde yaşanan gelişmeler gösteriyor ki, halk hareketliliği beklenenin çok üzerinde devam ediyor. Meydanlardaki ilgi, mitinglerdeki kalabalıklar ve toplumun değişim arayışı, siyasetin yeniden şekillendiğinin önemli işaretleri olarak görülüyor.
Bu süreçte Özgür Özel, yaklaşık iki yıl gibi kısa bir sürede partisindeki liderliğini önemli ölçüde pekiştirdi. Gerek örgüt üzerindeki hâkimiyeti gerekse kamuoyundaki görünürlüğü bakımından artık CHP’nin tartışmasız genel başkanı konumuna geldi.
Ancak siyaset yalnızca meydanlarda oluşan coşkuyla kazanılmıyor. Türkiye’nin geçmişi bize gösteriyor ki, seçim sonuçlarını etkileyen çok sayıda iç ve dış dinamik bulunuyor. Ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı, art arda gelen zamlar ve toplumun yaşadığı geçim sorunları iktidarı yıpratsa da bunun tek başına muhalefeti iktidara taşıyacağı kesin değildir.
Bizler daha önce de CHP’den ayrılarak yeni parti kuran birçok siyasi hareketin zaman içinde beklenen başarıyı yakalayamadığına tanıklık ettik. Bu nedenle siyasette duygular kadar tarihî tecrübelerin de dikkate alınması gerektiğine inanıyorum.
Benim gönlüm, Cumhuriyet’i kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün partisindedir. Ancak gözüm ve ilgim de de bugünün siyasetini şekillendiren isimlerden biri olan Özgür Özel’in üzerindedir. Çünkü bu ülkenin artık genç, dinamik, donanımlı ve çağın gereklerini okuyabilen liderlere ihtiyacı vardır.
Bununla birlikte kaygılarım da yok değildir.
Mesele yalnızca Ekrem İmamoğlu ya da Özgür Özel meselesi değildir. Asıl soru şudur: Bugün milyonlarca insanı peşinden sürükleyen bu toplumsal dalga, yarın da aynı kararlılıkla yoluna devam edecek mi?
Türk siyasetinin hafızası bize önemli dersler veriyor. Bir zamanlar Bülent Ecevit’in adı dağlara, taşlara, duvarlara yazıldı. “Karaoğlan” sloganları ülkenin dört bir yanını sardı. Ancak siyaset değişti, rüzgâr yön değiştirdi ve seçmen yeniden farklı tercihlere yöneldi.
Bugün yaşanan heyecanın kalıcı olup olmayacağını da zaman gösterecek.
Temennim; bugün esen bu rüzgârın güçlü bir fırtınaya dönüşmesi, demokrasiyi güçlendirmesi ve Türkiye’nin geleceğine umut olmasıdır. Ancak Türkiye solunun geçmişte yaşadığı bölünmeler ve iç tartışmalar düşünüldüğünde, ihtiyatlı olmayı da gerekli görüyorum.
Son günlerde CHP’nin geleceğine ilişkin farklı senaryolar konuşuluyor. Kimileri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden görev üstlenmesini tartışıyor, kimileri ise partinin geleceğinin tamamen yeni kadrolarla şekilleneceğini savunuyor. Bu süreçte ortaya atılan siyasi değerlendirmeler ve olası senaryolar zaman içinde netleşecektir.
Sonuç olarak benim kanaatim şudur:
CHP’nin önünde önemli bir fırsat vardır. Ancak bu fırsatın başarıya dönüşebilmesi yalnızca liderlere değil; örgütün birlik içinde hareket etmesine, seçmenin kararlılığına ve toplumun değişim iradesini sandığa aynı güçle yansıtmasına bağlıdır
Siyasette hiçbir rüzgâr sonsuza kadar aynı şiddette esmez. Önemli olan, esen rüzgârı kalıcı bir güvene ve güçlü bir toplumsal desteğe dönüştürebilmektir.
Bekleyip göreceğiz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız