Emekli Bekliyor, Cevap Veren Yok
Antalya’da sabahın ilk saatlerinde parklara, sahillere ya da çay ocaklarına uğrayın. Bir bankta oturan emekliyle sohbet edin. Konu çok geçmeden aynı yere gelir: “Zam farkları ne zaman yatacak?”
Aslında mesele sadece birkaç gün erken ya da geç ödeme yapılması değil. Mesele, milyonlarca insanın her ay belirsizlik içinde yaşamaya mahkûm edilmesi.
Antalya artık sadece turizmin başkenti değil. Aynı zamanda Türkiye’nin en yoğun emekli nüfusuna sahip şehirlerinden birisi özellikle Konyaaltı’ndan Kepez’e, Muratpaşa’dan 16 ilçeye kadar binlerce emekli, artan kira fiyatları, elektrik, su, doğal ve market raflarındaki etiketlerle mücadele ediyor.
2026 Temmuz zammı açıklandı. Ancak zam farklarının ne zaman hesaplara yatacağı hâlâ net değil. Her yıl benzer tabloyu yaşıyoruz. Önce zam açıklanıyor, ardından “farklar ne zaman ödenecek?” sorusu günlerce cevapsız kalıyor. Soruyorum size emeklinin beklemeye tahammülü kaldı mı?
Bugün birçok emekli maaşını aldığı gün pazara çıkıyor, faturalarını ödüyor ve ayın geri kalanını hesaplamaya çalışıyor.
Antalya’nın vitrini otelleri, plajları ve kalabalık caddeleri olabilir. Ama bu şehrin görünmeyen bir yüzü daha var. Yaz sıcağında klimasını açmaya çekinen, torununa harçlık verirken cebini iki kez kontrol eden, pazarda en ucuz ürünü arayan emekliler…
Devletin elbette teknik hesaplamaları vardır. Ancak vatandaşın da haklı bir beklentisi var: Belirsizlik değil, netlik. Eğer ödeme tarihi belliyse zamanında açıklanmalı, belli değilse bunun gerekçesi açıkça paylaşılmalıdır. Çünkü insanlar sadece maaşlarını değil, hayatlarını planlıyor.
Emekliler yıllarca bu ülkeye üretimleriyle, emekleriyle katkı sundu. Bugün onların beklediği şey bir lütuf değil; hak ettikleri ödemenin ne zaman yapılacağını bilmektir.
Bir şehir, yaşlılarına gösterdiği saygı kadar güçlüdür. Antalya bunu hak ediyor. Emekliler de öyle.