Türkiye’de 2026 yılı içerisinde arpa hasadının yüzde 80’i, buğday hasadının ise yüzde 65’i tamamlandı. 2026 yılı içerisinde yağmurlar ve iyi hava koşulları sebebiyle rekor hububat rekoltesi bekleniyor. 2025 yılı TÜİK verilerine göre 7.1 milyon hektar ekim alanı olduğu bilinirken bu yıl bu rakamın 7.4-7.5 milyon hektar olduğu tahmin ediliyor. Hububat üretiminde yıllık ortalama rekoltenin 20 milyon ton olduğu varsayılırken bu yıl 24 milyon ton sınırına dayanacağı düşünülüyor.

TMO FİYATLARI BELİRLENDİ
Tarım Mahsulleri Ofisi’nce (TMO) açıklanan güncel tarifelere göre makarnalık buğdaylar birinci grupta 16 bin 750 TL, ikinci grupta 16 bin 500 TL, üçüncü grupta 15 bin 750 TL ve düşük vasıflı kategoride 14 bin 750 TL seviyesinden işlem görürken, ekmeklik buğdaylar ise birinci grupta 16 bin 750 TL, ikinci grupta 16 bin 500 TL, üçüncü grupta 15 bin 750 TL ve düşük vasıflı grupta 14 bin 750 TL olarak belirlendi. Arpa fiyatlarında ise birinci grup 13 bin TL, ikinci grup ise 12 bin 750 TL olarak duyuruldu.

YÜZDE 10 ARTIŞ BEKLENİYOR
Hem Antalya hem Türkiye’de durumun sevindirici olduğunu belirten Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksek Ziraat Mühendisi Ebru Kaçın, “Antalya’da bu yıl yağışların zamanlaması ve miktarı, hububat üreticisinin yüzünü güldürdü. Yağış sezonunun verimli geçmesiyle birlikte kent genelindeki hububat rekoltesinde geçen yıla kıyasla yüzde 5 ila yüzde 10 arasında bir artış bekleniyor. Ancak rekoltedeki bu sevindirici gelişmeye rağmen, artan girdi maliyetleri ve pazar satışlarında yaşanan belirsizlikler üreticiyi düşündürüyor” dedi.

“ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ”
Başkan Ebru Kaçın,
“Sezon boyunca yağış miktarının ve zamanlamasının olumlu seyrettiğini belirten yetkililer; arpa ve buğday başta olmak üzere tüm hububat ürünlerinde bölgesel değişkenliklerle birlikte verim artışı öngörüyor. Rekoltedeki genel yükseliş trendine karşın, kentin bazı noktalarında iklimsel olumsuzluklar da yaşandı. Özellikle Elmalı ve Manavgat çevresinde meydana gelen şiddetli sağanak ve su baskınları nedeniyle ekili-dikili alanlarda ciddi hasarlar meydana geldi” dedi. Başkan Ebru Kaçın pPazarlama ve fiyatlama süreçlerinde çiftçinin yalnız bırakılmaması gerektiği vurgularken, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için, “"Üreticinin temel görevi toprağı işlemek, tohumu toprağa düşürüp bir çocuk gibi bakıp büyütmektir. Ancak iş pazarda satış noktasına geldiğinde, üreticiye mutlaka kamusal ve kurumsal destek sağlanmalıdır. Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi; sübvansiyonlu krediler ve taban fiyat alımlarıyla çiftçinin yanında olunmalıdır. Ürünü maliyetinin altına almak veya maliyet sınırında fiyatlamak doğru değildir. Üreticiye hak ettiği değer verilmelidir. TMO açıkladığı alım fiyatları ve piyasa şartları değerlendirildiğinde, açıklanan rakamların yüksek maliyetler karşısında üreticiyi tam anlamıyla tatmin etmediği ifade ediliyor. Özel sektör alımlarının da TMO fiyatları ekseninde şekillendiğini düşünürsek, çiftçinin mağdur olmaması adına destekleme ödemeleri hayati önem taşıyor”
diye konuştu.