Alparslan Türkeş Abdi İpekçi ve Mehmet Ali Ağca için neler söylemişti?
ADALET'İN A'SININ BİLE OLMADIĞI ÜLKELER LİGİ'NDEN ÇIKABİLECEK MİYİZ?
"Mehmet Ali Ağca'nın hiçbir zaman Ülkücü olmadığını, ancak birtakım çevreler tarafından Ülkücülerin arasına sokulduğunu" anılarında açıklayan MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in "Şahinlerin Dansı" adlı anılarından bir bölüm: (Sayfa 429-430; Alparslan Türkeş Anılarını gazeteci yazar Hulûsi Turgut'a anlatmıştı)
"Mehmet Ali Ağca'yı Ülkü Ocakları'nın bazı binalarına sokup, oralarda yatırmışlar ve saklamışlar. Bunu duyduktan sonra teşkilatı ikaz ettim. Aradan bir müddet geçtikten sonra, Ağca ortaya çıktı, tutuklandı, yargılandı. Abdi İpekçi'yi vuran da bu değilmiş. Oral Çelik isminde yine Malatyalı, bunun arkadaşlarından bir başka çocukmuş. O da Ülkücü gösteriliyor ,ama o da Ülkücü değil. Bu arada, Ağca tutuklanmadan önce birtakım çevreler, onu Ülkücülerin içine itmiş, ben bunu öğrenince bütün teşkilat başkanlarını topladım, kendilerine bu işi izah ettim. Abdi İpekçi'nin öldürülmesi hadisesinden bizim haberimiz olmadığını, eğer bizim tarafımızdan öldürülmesi gerekseydi, bunun emrini benim vermiş olacağımı, ben emir vermediğime göre, Mehmet Ali Ağca'nın tetiği çekme emrini kimden aldığının belli olmadığını söyledim."
MUSA ANTER CİNAYETİ
Gazeteci ve yazar Musa Anter (Apê Musa) cinayeti (20 Eylül 1992) hukuki olarak tam anlamıyla aydınlatılamadı ve cezalandırılamadı. Cinayete ilişkin dava, Eylül 2022'de 30 yıllık yasal zaman aşımı süresinin dolması gerekçesiyle düşürüldü...
Anter, Diyarbakır'ın Seyrantepe semtinde, beraberindeki yazar Orhan Miroğlu ile birlikte kimliği belirsiz kişilerce ateş açılması sonucu vuruldu. Miroğlu ağır yaralı kurtulurken, Anter olay yerinde hayatını kaybetti.
İtiraflar ve Şüpheliler: Eski bir JİTEM itirafçısı olan Abdulkadir Aygan, cinayeti planlayanlar arasında "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım, Aziz Erğan ve Hamit Yıldırım'ın olduğunu itiraf etti. Tetikçi olduğu iddia edilen Hamit Yıldırım uzun süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.
HRANT DİNK CİNAYETİ
AGOS Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’de gazete binasının önünde düzenlediği silahlı saldırıda öldüren Ogün Samast, 2023'te cezaevinden çıkmıştı... DHA'nın haberine göre Dink ailesinin avukatı Bahri Bayram Belen , "Şu anda Ogün Samast'ın cezaevinden çıkmasında çok şaşılacak bir şey olmadığı kanısındayım. Aileden haberim var. Elbette üzülüyorlar ama onlar da yasal koşulları, Ogün'ün yaşı küçük olduğu için daha evvel cezaevinden çıkma durumunun olduğunu biliyor. Üzüntülerini yenilediler, tazelendi acıları" ifadelerini kullanmıştı...
Hrant Dink, Şişli'deki Agos gazetesi binası önünde, o dönem 17 yaşında olan Ogün Samast tarafından 3 el ateş edilerek öldürüldü.Azmettiriciler: Tetikçi Samast'ın yanı sıra, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel gibi isimler cinayetin azmettiricileri olarak yargılandı.
Hrant Dink cinayeti, 19 Ocak 2007'de Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Dink'in İstanbul'da tetikçi Ogün Samast tarafından öldürülmesiyle sonuçlanan organize bir suikasttır. Cinayetin 19. yılında (Ocak 2026), kamu görevlilerinin yargılandığı davada 9 sanık müebbet cezası almış, tetikçi tahliye edilmiş oldu...
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de cinayetine ilişkin, kamu görevlilerinin yargılandığı ve bazı sanıklar açısından Yargıtay'ın bozma kararı verdiği davada, 9 sanık müebbete çarptırıldı.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Muharrem Demirkale katılırken, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.
Anadolu Ajansına göre eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz ile birlikte Okan Şimşek, Mehmet Ayhan, Onur Karakaya, Osman Gülbel ve Hasan Durmuşoğlu'nun, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin anayasal düzenini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ayrı ayrı müebbet hapisle cezalandırılmalarına karar verdi.
Sanıklardan eski subay Muharrem Demirkale, "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Agos Gazetesine göre kamu görevlileriyle ilgili iddianamede Demirkale'nin Agos gazetesi çevresinde bulunan ve Ogün Samast'ı takip eden jandarma görevlilerinin komutanı olduğu öne sürülüyordu.
Sanık Yavuz Karakaya ise "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 12 yıl 6 ay, Bekir Yokuş da aynı suçtan 10 yıl hapisle cezalandırıldı.
Sanık Veysal Şahin'e "ihmali davranışla adam öldürmek" suçundan 15 yıl hapis cezası veren heyet, Şahin'in "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin anayasal düzenini ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından beraatine hükmetti.
Mahkeme, Volkan Şahin, Şükrü Yıldız ve Mehmet Ali Özkılınç'ın beraatına hükmetti.
Kamu görevlilerinin yargılandığı Hrant Dink Cinayeti Davası 2021'de sona ermişti.
Mahkeme, aralarında dönemin kamu görevlileri tutuklu sanıklar Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer'in de bulunduğu 26 sanığı 3 yıl 4 ay ila ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezalarına çarptırmıştı.
Aralarında eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın da bulunduğu 39 sanık hakkında düşme ve beraat ile ret kararı vermişti.
Mahkeme heyeti ayrıca, haklarında yakalama kararı bulunan, Fetullah Gülen, Ekrem Dumanlı ve Zekeriya Öz'ün de aralarında olduğu 13 firari sanığın dosyasını ayırmıştı.
Haklarında ceza verilen sanıkların avukatları ile cezaların yetersiz olduğunu öne süren Dink ailesi avukatları karara itiraz etmişti.
Yargıtay 62 sanık yönünden temyiz incelemesi yaptığı dosyaya ilişkin kararını 21 Haziran 2023'te açıklamıştı.
Eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek'e "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapisleri onayan Daire, diğer sanıklar hakkındaki cezaları az bularak bozmuştu.
Daire, bu kapsamda bozma hükmü kurduğu sanıklar eski subay Muharrem Demirkale, eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz, Osman Gülbel, Yavuz Karakaya, Bekir Yokuş, Hasan Durmuşoğlu, Faruk Sarı, Mehmet Ayhan, Onur Karakaya, Okan Şimşek, Gazi Günay, Veysal Şahin, Volkan Şahin, Şükrü Yıldız ve Mehmet Ali Özkılınç yönünden dosyayı yerel mahkemeye göndermişti.
Dink'in öldürülmesine ilişkin dönemin Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli eski polis memurlarının aralarında bulunduğu sanıklar Hasan Durmuşoğlu, Mehmet Ayhan, Onur Karakaya ve Osman Gülbel'in yargılanmasına ilişkin açılan yeni dava bu dosya ile birleştirilmişti.
Bu iddianamede sanıkların, ihmali hareketleri nedeniyle Dink'in ölümüne neden oldukları, "kasten öldürme" suçundan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandıkları ve aldıkları cezanın Yargıtay kararıyla da kesinleştiği ifade edilerek, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin anayasal düzenini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istenmişti.
DORUKHAN BÜYÜKIŞIK CİNAYETİ
İzmir’de 2018’de cansız bedeni bulunan, Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili iddianamede, Büyükışık’ın intihar etmediği ve dövülerek öldürüldüğü ortaya çıktı.
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık'ın 2018 yılında İzmir'de bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmasıyla ilgili dava, 2025 ve 2026 yıllarında yeni gelişmelerle gündeme gelmiştir. Olayın başlangıçta "intihar" veya "yüksekten düşme" olarak değerlendirilmesine rağmen, yapılan itirazlar ve yeni raporlar sonucunda dövülerek öldürüldüğü ortaya çıktı.
Gazeteci Tolga Şardan'ın yazdığına göre İzmir Narlıdere’de 13 Mayıs 2018 günü bir inşaat sahasında cansız bedeni bulunan ve “intihar ettiği” yönünde adli dosya yapılan Dorukhan Büyükışık’ın, aslında bir grup inşaat çalışanınca öldürüldüğünün anlaşılmasıyla farklı bir süreç başladı...
BÜYÜKNOHUTÇU ÇİFTİ CİNAYETİ
ANTALYA’nın Finike ilçesindeki dağ evinde yaşayan Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çifti, 9 Mayıs 2017'de evlerinde uğradıkları silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. Olaydan bir gün sonra yakalanan şüpheli Ali Yamuç, tutuklandı. Yamuç’un, 20 Eylül 2017’de cezaevinde yaşamını yitirdiği açıklandı. Ölüm olayı kayıtlara intihar olarak geçti.
Sedir ve kızılçam ağaçlarıyla kaplı ormanlık alandaki mermer ocaklarına karşı yürüttükleri mücadeleyle tanınan çift, ölümlerinin 9'uncu yılında mezarları başında anıldı. Andızlı Mezarlığındaki törene çiftin kızları, yakınları ve çevreciler katıldı.
Anma töreninde konuşan aktivist Erol Malçok, Büyüknohutçu çiftinin çevre mücadelesi nedeniyle hedef alındığını kaydetti. Malçok, “Ölümlerinin üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen organize bir cinayet olduğu apaçık belli olan bu olayın azmettiricileri yargılanmadı. Eşi Fatma Yamuç'un üzerinde bir mermer şirketi sahibine yazılan, ‘10 gün içerisinde paramız gelmezse görüşürüz, ipleriniz cebimizde’ yazılı mektup yakalandı. Bu mektuba ve cinayet delillerini saklamasına dayanarak Fatma Yamuç cinayete iştirak suçundan tutuklandı. Deliller yeterince toplanmadı. Oldukça şüpheli olan bu ölüm intihar olarak kayıtlara geçti ve dosya kapatıldı” ifadelerini kullandı.
Büyüknohutçu çiftinin kızı Emine Büyüknohutçu ise adalet arayışının sürdüğünü belirterek, “Umudumuz oldukça bu işler çözüme ulaşır. Meseleleri mesele ettikçe çözüme gideceğimizi biliyorum” dedi.
FAİLİ MEÇHUL SUÇLARI ARAŞTIRMA DAİRE BAŞKANLIĞI...
Kısa bir süre önce Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, 75 ilde 638 dosyadaki 693 maktulün dosyasını yeniden incelemeye başladı.Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı Gülistan Doku olayında sır perdesini araladı...
Daire Başkanlığı kurulduktan sonraki ilk aydınlatılan dosya ise Marmaris'ten oldu.Marmaris'te üç yıl önce yakın mesafeden silahla vurulan ve tanık beyanları sonrası "talihsiz bir kaza" olarak kayıtlara geçen Abdullah Uslu'nun ölümüne dair dosya yeniden açıldı. Yapılan incelemeler sonrasında da olayın kaza değil cinayet olduğu iddiasıyla 2 kişi tutuklandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan daire başkanlığının çalışma kapsamını "toplum vicdanında iz bırakan, aydınlatılması beklenen her olay" olarak açıklamıştı.
Daire Başkanlığı kurulma fikri ise Gülistan Doku soruşturmasının ardından hayata geçilmişti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş gibi dosyaların da yeniden incelendiğini açıkladı.
Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı ile Hrant Dink cinayetlerine ilişkin faili meçhul kalan detaylara gidilip gidilmeyeceği ise merak ediliyor.
Adalet Bakanı Gürlek de bazı dosyaların zamanaşımına uğradığını söylemişti...
Muhalefet de isimlendirdiği bazı dosyaların açılmasını talep ediyor. Rojin Kabaiş ve Rabia Naz dosyalarının yanı sıra eski AKP Milletvekili Şirin Ünal'ın evinde ölü bulunan Nadire Kadirova, Antalya'da lüks bir turistik tesiste şüpheli şekilde ölü bulunan Burak Oğraş, Elazığ'da yerel bir TV kanalında çalışırken intihar ettiği açıklanan Yeldana Kaharman, elleri ve ayakları bağlı şekilde denizde cansız bedeni bulunan Sedef Güler ile çok sayıda başka dosyanın da açılmasını talep ediyor.
O İYİ İNSANLAR, O GÜZEL ATLARA BİNDİLER; ÇEKTİLER GİTTİLER!
DEVRİM ŞEHİTLERİ HANGİLERİ?
Türkiye'yi karanlık çağa sürüklemek isteyenler her dönemde pek çok aydınımızı şehit etmiştir...
23 Aralık 1930'da Atatürk devrimi karşıtlarının Menemen'de katlettiği yedek asteğmen Kubilay ve yanındaki iki asker devrim şehitleridir...
Şehit edilmiş laik Türkiye Cumhuriyeti savunucularındanndan ilk aklıma gelenler:
***Bahriye Üçok (Atatürkçü Düşünce Derneği Kurucusu; 6 Ekim 1990'da şehit edildi)
***Muammer Aksoy ( Atatürkçü Düşünce Derneği Kurucusu; 31 Ocak 1990'da şehit edildi)
***Turan Dursun (4 Eylül 1990'da şehit edildi)
***Uğur Mumcu (24 Ocak 1993'te şehit edildi)
***Çetin Emeç (7 Mart 1990'da şehit edildi)
***Ahmet Taner Kışlalı (21 Ekim 1999'da şehit edildi)
***Necip Hablemitoğlu ( 18 Aralık 2002'de şehit edildi)
***Onat Kutlar (30 Aralık 1994'te patlatılan bir bombanın hedefi oldu ve 11 Ocak 1995'te hayatını kaybetti; saldırıyı İBDA-C terör örgütü üstlendi; gazeteci Cüneyt Cebenoyan bu olayda kızkardeşi Yasemin Cebenoyan'ı kaybettiği için yaptığı derin araştırmalar sonucunda patlamayı PKK terör örgütünün organize ettiğini ortaya çıkardı)
***Abdi İpekçi (1 Şubat 1979'da şehit edildi)
***Bedrettin Cömert (11 Temmuz 1978'de şehit edildi)
***Cavit Orhan Tütengil (7 Aralık 1979'da şehit edildi)
***Ord. Prof. Dr. Bedri Karafakıoğlu (20 Ekim 1978'de şehit edildi)
BU YAZI İÇİN YARARLANILAN KAYNAK KİTAP:
EROL MÜTERCİMLER'İN YAZDIĞI "SİYASİ CİNAYETLER" ; ALFA YAYINEVİ