Tarım Bakanımıza Gazipaşa'dan Mektup
Sayın Bakanım,
Elçide zeval olmaz. Zat-ı âlinize Gazipaşa'nın selam ve saygılarını iletiyorum.
Efendim, Gazipaşa büyük ıstırap içinde çırpınıyor. Bu ağır gerçeği sunmak istedim.
Malumunuz olduğu üzere Gazipaşa halkı, genel olarak örtülü tarım faaliyetine odaklı olarak evine ekmek götürmektedir.
Yaklaşık olarak topraklarının 1/3 oranı seracılık sektörüne yöneliktir. Bilhassa uzunca zamandan bu yana salatalık 0-12-15 TL, patlıcan 8 TL mertebesinde sera çıkış fiyatları söz konusudur. Tüketiciye AVM'lerde, çarşıda, pazarda aynı ürünler 45-50 TL civarında satılmaktadır. Sebebi araştırıldığında, gerekçe olarak yol parası, otoban, köprü, tünel ücreti gösterilmektedir.
Sayın Bakanım, Zat-ı âlinize Gazipaşa bölgesinde yaptığım bir araştırmanın sonucunu arz edeyim. Salatalık ve patlıcanın tohumu dudak uçurtuyor. Ekim ücreti + 1 çuval gübre 3000 TL. 250 gr. ilaç 1400-1500 TL. Yani 1 kg ilaç 3000 TL'yi aşıyor.
Salatalık ve patlıcan toplatmak için bir işçinin yevmiyesi 2500-3000 TL. Bir işçi 1 günde max. 150 kg salatalık yahut 150 kg patlıcan toplayabiliyor. 1 kg salatalık 8 TL olduğuna ve 1 işçi günlük 150 kg salatalık toplayabildiğine göre, 150 x 8 = 1200 TL. Yevmiye 3000- 1200 = 2800 TL. Yani üretici, 150 kg salatalığı sattığında eline 1200 TL geçiyor. Aynı işçiye 3000 TL yevmiye ödemek için 2800 TL'yi ayrıca cepten ödemesi gerekiyor. Hal böyle olunca üretici, tonlarca salatalık ve patlıcan ürününü toplamayıp seralardaki tonlarca ürününü söküp çöpe atıyor.
Üreticinin acı hali böyle iken, aracı AVM'ler ve benzeri ticarethaneler (manavlar vb. hazırcı sektörler), beş kuruş masraf etmeden, işçinin alın terinin bulaştığı 1 kg üründen asgari 40 TL kazanmaktadır. Bu eylem, insan hakları evrensel hukukuna, hakkaniyet ilkelerine, insan vicdanına ve merhamet duygusuna aykırıdır ve çok acı bir ülke gerçeğidir. Örnekler çoğaltılabilir.
Az önce ulusal TV'lerde bir haber dikkatimi çekti: 1 tek domatesin 128 TL'ye satıldığını derin bir teessürle temaşa ettik. Bir hesap yaptım. Bu ülkede 1. derecenin 4. kademesinden emekli olmuş en yüksek bir devlet bürokratı (emekli), 1 aylık maaşıyla 343 kg 75 gr. domates satın alabiliyor. O bürokratın 4 kişilik bir ailesi var ise, 30 gün boyunca yalnızca domates yeseler dahi 343 kilo 75 gr. domates 22 gün yetebilecektir. Et yok, ekmek yok, yumurta yok, yağ yok, peynir yok, zeytin yok, giyim yok, kuşam yok, elektrik yok, su yok, doğal gaz yok, telefon yok, ev kirası yok. Çocukların eğitim parası yok, yok yok.
Sayın Bakanım, salatalık, patlıcan ve domatesin acı hikâyesi ve hesabı böyledir.
Bu durumda, Anayasamızdan kaynaklanan insan hakları ilkesi de hatırlandığında, nakliye sırasında bu ürünleri taşıyan kamyonlardan otoban, köprü vb. geçiş ücretleri alınmamalı; girdiler denetlenmeli, sübvanse edilmeli; hal kanunu revize edilmeli, sektörler bazında ciddi bir otokontrol mekanizması kurulmalı, yaptırımlar uygulanmalıdır. Aksi takdirde ülkemizde adalet duygusunu tesis edemeyiz, güven duygusunu pekiştiremeyiz.
Arz ederim.