Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°

Bir Dilin Kimliği Fiillerinde Ortaya Çıkar

YAYINLAMA:
Bir Dilin Kimliği Fiillerinde Ortaya Çıkar

Çünkü fiil; hareketin, oluşun, zamanın ve iradenin dildeki karşılığıdır. İsim alınır, terim alınır, kültür kelimesi alınır. Ama fiil, bir dilin iç kalesidir. Orası düşerse dil de çözülür. Dil yok olur.

Türkçe, tarih boyunca büyük kültür baskıları yaşadı. Arapça’dan da aldı, Farsça’dan da aldı. Ama bir şeyi kaybetmedi: kendi fiil omurgasını. Yabancı fiillere yaslanmadı. Türkçe fiillerini hep korudu. Yabancı hiç fiil almadı., Kendi dil mantığını korudu. Türkçe’yi büyük ve kalıcı dil yapan da budur.

Ben bir dilin gerçekliğine bakarken önce fiiline bakarım. Çünkü fiil, dilin namusudur. Kendi hareketini, kendi oluşunu, kendi zamanını başka dillerin fiilleriyle kuran bir yapıya, tarih içinde kendi kimliğini oluşturmuş müstakil bir millet dili demekte zorlanırım. Kendi fiilini yaratmayan hiç bir millet yoktur. Uganda dilinde bile fiiller Ugandacadır.

Bu yüzden, bugün “Kürtçe” adı altında sunulan yapıyı, kendi tarihî omurgasını kurmuş bağımsız bir dil olarak görmüyorum. Bana göre burada karşımızda duran şey; büyük ölçüde Farsça ve Türkçe fiil katmanlarına yaslanan, Farsça Türkçe Arapça söz varlığıyla karışmış, sonradan bir kimlik kalıbına sokulmuş karma bir konuşma alanını dil olarak kabul etmiyorum.. Yanılıyorsam birisi bana örneklesin.

Dil, sadece ağızdan çıkan ses değildir.

Dil, bir milletin dünyayı adlandırma biçimidir.

Dil, hafızadır.

Dil, karakterdir.

Dil, iradedir.

Dil düşüncenin evidir.

Kendi fiilini kuramayan bir yapı, kendi tarihini de kuramaz.

Kendi fiilini kuramayan bir yapı, ancak başka dillerin gölgesinde yaşar. Hakim güçlerin tetikçisi olur.

İsim ödünç alınır; fiil ödünç alınmaz.

Fiil ödünçse, kimlik de ödünçtür.

Bir dilde fiil yoksa öyle bir dil yoktur.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız