İç Sesini Dinliyor Musun?
İç sesimizi dinlemek; kendimizi anlamak, doğru kararlar almak ve huzur bulmak için çok önemlidir. Bazen bu sesi, içgüdülerimizi, sezgilerimizi boş veririz. Ya da onlara güvenmekte kararsız kalırız.
İç ses; kafamızın içindeki sessiz konuşma anıdır. Günlük hayatımızda bize rehberlik eden gizli bir güçtür. Bu güç, bazen bizi korur, bazen de eleştirir.
Ne hissettiğimizi ve aslında ne istediğimizi bize söyler. Yanlış bir şey yapacakken bizi erkenden uyarır. Kendi iç dengemizi ve huzurumuzu bulmamızı sağlar.
İç sesinizi duymakta zorlanıyorsanız, gün içinde kısa ve sessiz molalar verin. Yoğun gürültüden ve dış etkenlerden uzaklaşmak önemlidir. Kendimize sıkça “Şu an ne hissediyorum?” diye dürüstçe sorabilmeliyiz.
Ama iç sesiniz, bir hata sonrası “Nerede yanlış yaptım?” diye sorduğunuzda, size her zaman dürüst ve objektif bir yanıt vermez. Çünkü zihnimiz, bizi üzüntüden korumak ya da tam tersi, kendimizi cezalandırmak için gerçeği bükebilir. Nasıl mı?
Aşırı eleştirel bir iç sesiniz varsa (zorba iç sesi): Her zaman kendinizi eleştiren, her konuda sizi suçlayan bir iç sesiniz var demektir.
Bahane üreten bir iç sesiniz varsa (savunmacı iç sesi): Sizi korumak için tüm suçu dış etkenlere bağlar. Kendinizle dürüstçe yüzleşip hatalardan ders çıkaramazsınız.
Dürüst ve yapıcı bir iç sesiniz varsa (bilge iç sesi): Gerçekten dürüst ve objektif olan ve duymamız gereken bir sestir. Eğer iç sesiniz dürüst olsun istiyorsanız, kendinize dışarıdan bir yabancı gibi bakın. Kendinizi suçlamayı bırakıp çözüme odaklanın.
Fakat iç sesimizin (veya sezgilerimizin) bizi neredeyse hiçbir zaman yanıltmadığı durumlar, genellikle mantığın yavaş kaldığı “hayatta kalma”, “güvenlik ve derin kişisel değerler” ile ilgili anlardır. Çünkü bilinçaltımız, geçmiş deneyimleri ve çevredeki mikro ipuçlarını biz fark etmeden işler ve bunu bize bir “iç ses” veya “huzursuzluk hissi” olarak iletir.
Güvenlik ve tehlike anlarını bir şekilde hissederiz. Beynimiz tehlike sinyallerini, mantığımızdan önce yakalar.
Biriyle tanıştığımızda ilk izlenimler ve güven duygusu, biz farkında olmadan bilinçaltımızda ve sezgilerimizde bir anda ortaya çıkıverir. Birinden neden hoşlanıp neden hoşlanmadığımızın bazen bir cevabı yoktur iç sesimizde ama onu ve sezgilerimizi duyarız. Mesela içimize sinmeyen kararlar aldığımızda, iç sesimiz bizi yine uyarır. Bazen günlerce düşünüp çözümsüz sandığımız şeyleri, bir anda aniden gelen bir fikirle çözeriz. Çünkü mantığın tıkandığı yerde, iç sesimiz fısıldar.
“Başkalarının fikirlerinin gürültüsünün, kendi iç sesinizi boğmasına izin vermeyin. Ve en önemlisi, kalbinizi ve sezgilerinizi takip edecek cesarete sahip olun.” diyor Steve Jobs.
Bence de iç sesinizin baskılanıp körelmesine izin vermeyin! Onu dinleyin.