Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
29°

İnsanın canı yandıkça, hayallerine sığınır!

YAYINLAMA:
İnsanın canı yandıkça, hayallerine sığınır!

Yeni yılın ilk günlerinden itibaren her şeye zam geldikçe, hayat daha da pahalılaştıkça, eski yılı yana yakıla arayacağımız şimdiden belli oldu bile!

Yeni yıldan bir şeyler beklemek yerine, elimizdekileri kaybetmesek, yeter gibi geliyor hepimize.

Çok değerli bir aile dostumuz bana yeni yılda eski bir Portekiz duasını yollamış:

“ Gelecek yılın sana ne getirmesini istersin? “

“ Hiçbir şey. Bana hiç bir şey getirmesini istemiyorum. Tek istediğim, benden hiçbir şeyi alıp götürmemesidir.

Beni koruyan çatıyı, beni doyuran tabağı, beni ısıtan battaniyeyi, beni aydınlatan ışığı, sevdiklerimin gülümsemesini, hazine değerindeki sağlığımı, geçim kaynağım olan işimi, güzel dostlukları, yarenliği, kucaklaşmaları ve öpücükleri,benden alıp götürmesin.

Ne hayallerimi, ne de içimde taşıdığım insanların oluşturduğu kalbimin parçalarını benden çalmasın.”

Sanırım bu güzel dua, bu güzel dilekler, hepimiz için geçerli. Çünkü artık insanlar; evlerini, işlerini, sağlıklarını, dostlarını kaybetmekten korkar oldular! Çok bir şey istemiyorlar, ellerindekini kaybetmesinler, bu günlerini de aramasınlar yeter!

Ama belli ki, bu ekonomik darboğaz, hepimizi daraltacak, bunaltacak ve canımızı fena halde yakacak! Bu düşük ücretlerle ve bu işsizlikle kaçınılmaz olanı yaşayacağız!

Nasıl dayanırız derseniz; insanoğlu öyle kolay yıkılmıyor, çünkü onu ayakta tutan hayalleri var! Hatta hayal gücü, bütün canlılar içinde sadece insanda olan bir şey. Hayal gücü, canımızı acıtan gerçeklere karşı verilen savaştaki tek silahımızdır. Gerçekler dayanılmaz olduğunda, sığındığımız tek şeydir hayal gücü. O güç sayesinde içinde bulunduğumuz durumdan, nasıl çıkacağımızı düşünür, yaşadığımız sorunlara çözümler üretmeyi başarırız. Hayal gücü, insanın yaratıcılığını arttırır, geleceğini şekillendirir. Umut verir ve insanı özgürleştirir. Hayal gücü olmadan yaşama tutunamazsınız.

“Hiçbir şey, insanın hayal gücü kadar hür değildir.” Diyor David Hume

“İnsanoğlu; beden, akıl ve hayal gücünden oluşur. Beden özürlü, akıl güvenilmez olabilir; ancak hayal gücü, gezegendeki hayatın en sevimli enerjilerinin yoğunlaşması ile ortaya çıkmaktadır.” Diyen John Masefield aslında hayal gücünü en iyi tanımlayandır.

En kötü durumlarda bile, umutsuzluğa kapılmayın, hayal gücünüzü çalıştırın. Ve kötüye giden her şeyin, daha güzel olacağını düşünün.

Sakın, ama sakın hayallerinizden vazgeçmeyin. Umudunuzu diri tutun.

Unutmayın; Thomas More diyor ki:

“ Hayal gücü olmayan toplum yarınsızdır.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız