Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
29°

Beklentilerini düşük tut!

YAYINLAMA:
Beklentilerini düşük tut!

Yeni bir yıla girerken, nedense hep beklentiler yükselir! Hep her şeyin daha iyi olması istenir, umut edilir! Genellikle de beklentisini yüksek tutan insanlar, bu beklentiler gerçekleşmeyince büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar! Umutları kırılır ve mutsuzluk sarmalına girerler.

Yaşanan bunca hayal kırıklığından sonra, artık beklentilerimizi düşük tutmalıyız. Küçük şeylerden mutlu olmayı öğrenmeliyiz! Çünkü başka çaremiz yok. Yaşamak ve hayata tutunmak için, ancak böyle güçlü oluruz.

“İnsan beklentisi kadar mutludur. Formül: Sıfır beklenti, sonsuz mutluluk” diyor, Robin Sharma.

Yine bu konuda; “Acıların çoğu, beklentilerin fazlalığındandır…” diyor, İbn-i Hazm da.

Beklentiler şimdiye kadar hepimizi yaralamadı mı? Buna rağmen, yine, yeniden, hep beklentilerimizin esiri olmadık mı biz?

Haklı olduğumuzda, yanımızda olmasını beklediklerimiz olmadı. Yalnız ve savunmasız hissettik! Sevdik, ama sevdiğimiz kadar sevilmedik. Oysa beklentimiz buydu. Dostluk ve vefaya inandık, dostlarımıza vefa gösterdik ama, aynı vefayı çoğu kez göremedik! Değmez insanlara değer verme hatasına düştük, değer görmedik! İnsanların kusurlarını görmezden geldik, onları değiştirebileceğimizi sandık ama, bu beklentilerimizde de hayal kırıklığı yaşadık. Daha iyi bir hayat beklentimiz vardı, ama olmadı.

Ve bütün bu beklentiler, gerçekleşmeyince mutsuz olduk. Oysa kimseden bir şey beklemeden, kimseden bir şey istemeden, kendi küçük çevremizle, bir elin parmakları kadar sayıda, gerçek dostlarımızla, bizi olduğu gibi kabul eden, bizim de oldukları gibi sevdiğimiz insanlarla mutlu olmak varken, niye o kadar üzüldük, niye o kadar umutsuzca çırpındık ki biz? Hayat, üzülmeyecek kadar kısa. Peki ama, hiç düşündünüz mü; gülmek, güldürmek, mutlu olmak ve mutlu etmek için, neden ıskalıyoruz ki hayatı, yüksek beklentilerle? Unutmayın beklentilerle yarına ertelediğiniz mutluluğun, garantisi yok! Yarına çıkacağımızın da garantisi yok çünkü!

Yeni yılda daha az beklentiyle, daha çok mutlu olun, mutlu yıllar…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız