3 Aralık Mı?
Hergün sabah kalkıyoruz. Hayat devam ediyor.
Her yıl olduğu gibi bu yıl ki etkinliklerde başladı. Bir yıl ne çabuk değil mi? Bir gözümüzü açıp kapayacak süre kadar geçti. İnsan olarak çok kısa bir süre oluyor. Ama biz engelliler için yerine göre bir yıl gibi geliyor.
Eger çocukluğunuz ve doğuştan engelli iseniz,çocukluğunuzun verdiği saf duygu ve düşüneçelerle fark edemiyorsunuz. Biraz daha büyük ya da sonradan engelli olduysanız kendi kendinize düşünmeye başlıyorsunuz.
Kimimiz içinde olduğumuz duruma isyan ediyor,kimisi içten içe kendi içine kapanıyor. Çözüm bulmaya çalışıyor yerine göre çözümü buluyor, yerine göre bulamıyor. Bir yandan bu zorlukları yaşarken bir engelli olarak bizi desteleyen kol ve kanat geren yakınlarımız, dostlarımız çırpınıyor bizleri büyütebilmek ve yaşatabilmek için adeta bir kuş misali oradan oraya koşturuyor.
Böyle bir ortam da gerek biz engelliler,gerekse bir yakınımız yanında bir destek arıyor. Bu destek gerek sağlık olsun,ulaşım olsun,eğitim olsun,sosyal güvençe konuları fark etmiyor.
Kendi sorunlarımızı aşmak,eğitim alabilmek kendi başımıza yaşantımızı sürdürebilmek için içinde yaşadığımız toplum içerisinde sosyalleşmemiz ve kendimizi ispat etmemiz gerekiyor.
Ama dışarıya çıktığımız andan itibaren kaldırımlardan başlıyor, kamu binaları ile devam ediyor,toplu taşıma araçları,şehirlerarası otobüslerin koşulları;iş arama,bulma,iş yeri koşulları,sağlık ve koşulları vb. böyle devam edip gidiyor.
Hangi birinden başlayıp bitirsek bilemiyorsun.
Çünkü biz engellilerin sorunlarını çözmek için 2005 yılında engelli sorunlarının bir bütünlük içerisinde çözülmesi amacıyla o zaman ki hükümet tarafından 5378 sayılı yasa çıkartıldı.
Çıkartılan bu yasa bazı sorunlarımızı çözerken bazılarını da, uykuya yatırdı. Yaşadığımız ortamda bir yere ulaşmak için kullandığımız toplu taşıma araçlarının donanımlarının bize uygun hale getirilmesi zorunluluğu ile ilgili yasa maddesini erteleye erteleye unutturdular.
Sonradan yapılan değişikliklerle bazı haklarımızı iyileştiriyoruz vb. gerekçelerle geriye götürüp tırpanladılar. Enson örneklerden birisi bizlerin emeklilik ve sosyal güvençe koşulları,özel tüketim vergisinde yapılan değişiklikler vb. yapılan yasa maddelerindeki uygulamalarla bizleri dışlamaya çalışıyorlar.
Sonradan her üç aralıkta tüm sorumlulular meydanlara çıkıp çek ve çakla biten vaatlerini devam ettiriyorlar.
Bizlerin sorunları bize bakan ailelerin sorunları bitiyor mu bitmiyor tabi ki değil mi dostlar?
Ama bizler yalnız üç aralıklarda değil hayatın her alanında, her yerinde sürekli olarak gerek derneklerimizde,sivil toplum örgütlerinde birlik de olmalıyız, mücadelemizi bir an olsun bırakmamalıyız ve devam etmeliyiz.
Haydi bakalım bir ve birlik olmaya güçlü olmaya var mısınız?
Tepkisiz Toplum Etkisiz Toplumdur!