Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
29°

Çifte standardın en ağır hâli

YAYINLAMA:
Çifte standardın en ağır hâli

Türkiye’de siyaset sahnesinin en değişmeyen gerçeği, kullanılan dilin ilkelere değil, dönemin ihtiyaçlarına göre şekillenmesidir. Bir zamanlar, Kürt seçmenin temsilcisi olarak görülen DEM Parti ile görüşen CHP’lilere “vatan haini” yaftası yapıştıranlar, bugün benzer siyasi temaslar ve süreçler gündeme geldiğinde aynı sertliği göstermiyor. Dün gürültü koparanlar, bugün sessizliğe bürünüyor. Bu keskin dönüşlerin açıklaması aslında çok basit: Kullanılan söylemler tutarlılığa değil, tamamen politik çıkarlara dayanıyor.

CHP tarih boyunca halkların yanında durdu; Kürtlerin demokratik haklarının tanınmasını, eşit yurttaşlık ilkesinin güçlendirilmesini, siyasi ve hukuki süreçlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesini savundu. Bu tutum, yıllarca iktidar çevreleri tarafından “teröre destek” ya da “bölücülük” gibi ağır ithamlarla karşılandı. Ancak aynı çevrelerin bugün kendi yürüttükleri görüşme trafiği veya komisyon çalışmaları gündeme gelince suskunluğa bürünmesi, bu çelişkiyi daha görünür hâle getiriyor.

Dahası, bazı süreçlerde kurulan heyet ve komisyonlara CHP’nin temsilci vermemesi iktidar çevrelerince eleştiri konusu yapılıyor; adeta CHP, iktidarın hazırladığı her zemine koşulsuz şekilde katılmak zorundaymış gibi bir algı oluşturuluyor. Oysa CHP’nin burada yaptığı, başkalarının kurduğu oyuna dahil olmak değil, kendi ilkesel duruşunu korumaktır. Bu tavır hem ülkenin kurucu partisinin geleneğine hem de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturan Genel Başkan Özgür Özel’in sorumluluk ve devlet ciddiyeti anlayışına uygun düşen bir yaklaşımdır.

CHP birilerini memnun etmek için değil, kendi ilkeleri doğrultusunda hareket ediyor.

Asıl mesele ise şu: Dün başkalarına yöneltilen suçlamaların bugün aynı aktörler tarafından kolayca unutulması değil; toplumun bu çifte standardı artık çok net biçimde görmesidir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız