Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°

‘Çevrimdışı’ dostluklar

YAYINLAMA:
‘Çevrimdışı’ dostluklar

Artık kimse mektup yazmıyor mu?

Güller vardı kimse kurutmuyor mu?

Sen yaz yinede gül kokan ellerinle

Koy bir zarfa dudaklarınla mühürle.

Değerli dostum, 30 yıllık arkadaşım Murat Evgin’in çok ama çok sevdiğim ‘Mektup’ adlı şarkısından bu sözler… Ne kadar anlamlı ne kadar kıymetli değil mi? Maalesef günümüzde ne mektup yazma alışkanlığı kaldı ne başka bir şey. Bırakın mektup yazmayı insanlar telefonla konuşmaktan bile imtina ediyor. Artık konuşmak değil, mesajlaşmayı tercih ediyoruz.

Modern çağ, iletişim çağı, bilişim çağı, yapay zeka diye diye günün sonunda insanoğlu birbirine değil yalnızlığa bağlanır oldu. Oysa ki; Facebook’a, Instagram’a bakarsak her birimizin yüzlerce, hatta binlerce ‘arkadaşı’ var. Ama bu ilişkiler klasik anlamda bir arkadaşlık mı? Elbette değil. Araştırmalar, ekran üzerinden kurduğumuz bağlar arttıkça, emek ve zaman isteyen dostlukların azaldığını söylüyor. Yani elimizde çok sayıda isim var, fakat bunların sadece çok azı gerçekten ‘arkadaş’. Maalesef nitelik niceliğin gölgesinde kayboluyor. O yüzden gerçek dostluklar günümüzde ‘çevrimdışı…

Eskiden birine ‘O benim arkadaşım’ dediğimiz zaman bir anlamı bir değeri vardı. Şimdi ne öyle arkadaşlıklar, ne öyle dostluklar, ne de öyle aşklar yaşanıyor. Hatta değerli dostum Murat Evgin’in şarkısında dediği gibi kimse birbirine mektup yazmıyor.

Metroda, otobüste yan yana oturan insanlar kendi telefonuna gömülmüş durumda. Kafelerde, restoranlarda aynı masalarda oturan herkes ayrı bir ekrana bakıyor. İnsanlar sürekli sosyal medyalarına bağlı ama ama gerçek yakınlık, gerçek iletişim kurmakta zorlanır halde. Bir ‘beğeni’, bir ‘emoji’, bir ‘iyi ki doğdun’ mesajı ama yüz yüze yarım saatlik bir sohbet bile yıllarca ertelenebiliyor. ‘Bir ara mutlaka bir çay içelim’ mesajları hiçbir zaman tutamayacağımız sözler haline geldi.

Sevgili okurlar; Dünya Sağlık Örgütü 30 Haziran 2025’te ‘yalnızlıkla’ ilgili yeni bir rapor yayımladı. Dünya Sağlık Örgütü yalnızlığı ciddi bir sağlık riski olarak görüyor. Raporda sosyal izolasyon ve yalnızlığın yaygın olduğu ve sağlık, iyi oluş ve toplum üzerinde ciddi ancak yeterince fark edilmeyen etkiler yarattığı vurgulanıyor. İngiltere ve Japonya’da bu sorun hakkında çözüm arayışları ve hizmetlerin sistematik hale getirilmesi hedefiyle yalnızlık bakanlıkları kuruldu. Bu gelişmeler yalnızlığın bireysel değil toplumsal bir sorun haline geldiğini gösteriyor.

Yalnızlık sorunun teknoloji ve sosyal medya bağımlılığı karşında bir başarı elde edeceğine hiç ihtimal vermiyorum. Kimse bırakın yüz yüze konuşmayı artık telefonla bile konuşmaktan imtina ediyor. Varsa yoksa mesajlaşma… Keşke sevdiklerimize mektuplar yazdığımız ve dudaklarımızla mühürlediğimiz o günlere geri dönebilsek… Murat Evgin’in Pelin Batu ile çektiği bu güzel şarkının klibini izlemek, dinlemek isteyenler için linki buraya bırakıyorum.

https://youtu.be/iwo0dQngSuo?si=73m6VriArslvKGcG

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız