Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°

Toplu İğne

YAYINLAMA:
Toplu İğne

Sayın Cumhurbaşkanı, Altay Tankları teslimat töreninde yaptığı konuşmada; ‘Şöyle sizleri bir 20 yıl, 25 yıl geriye götürmek istiyorum. Ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk? Toplu iğne. Silahtan bahsetmiyorum, hayır. Ama şu anda hamdolsun silahlarını üreten bir Türkiye var’’ dedi.

Bu cümleden şu anlamı çıkartmamız gayet mümkün; ‘’20-25 yıl öncesine kadar toplu iğne bile üretemeyen bir Türkiye vardı. Hamdolsun, son 23 yılda her şeyi üretmeye başladık!’’

Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu açıklaması sonrası merak edip bir kez daha araştırdım Cumhuriyetin ilk yıllarında neler yaptığımızı... Kurtuluş savaşının çetin geçen yıllarından sonra çöken bir imparatorluğun küllerinden doğan Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk yapılan çalışma neydi biliyor musunuz?

İzmir İktisat Kongresi…

17 Şubat 1923 toplanan İzmir İktisat Kongresi’nin açılış konuşmasında Kurucu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk şunları söylemişti:

‘’Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmamışlarsa, meydana gelen zaferler devamlı olamaz.’’

Genç Türkiye Cumhuriyeti için askeri savaşlardan sonra ekonomi savaşı başlıyordu! 57 yıllık ömrünün büyük kısmını savaş meydanlarında çarpışarak geçiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk yeni bir savaşa girişti…

Cahillikle, yokluklar ve yoksulluklarla savaş...

Anadolu’da halkın neredeyse tamamı okuma yazma bilmiyordu. Eğitim yoktu.. Teknoloji yoktu.. Salgın hastalıklar kol geziyordu.. Üretim sadece tarıma dayalı ve kısıtlı imkânlarla yapılıyordu. Millet fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüştü!

İşte bu tablo karşısında, Atatürk yeni bir savaş başlatmıştı; Ekonomi ve Kalkınma Savaşı!

Neler mi yapıldı derseniz?

1923’ten vefat ettiği 1938 yılına kadar 15 yılda şu tesislerin yapıldığını görüyoruz:

Ankara Fişek Fabrikası, Gölcük Tersanesi, Şakir Zümre Fabrikası, Eskişehir Hava Tamirhanesi, Alpullu Şeker Fabrikası, Uşak Şeker Fabrikası, Kayseri Uçak Fabrikası, Kırıkkale Mühimmat Fabrikası, Bünyan Dokuma Fabrikası, Eskişehir Kiremit Fabrikası, Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası, Ankara Çimento Fabrikası, Ankara Havagazı Fabrikası, İstanbul Ford Otomobil Montaj Fabrikası, Kayaş Kapsül Fabrikası, Nuri Killigil Tabanca Havan ve Mühimmat Üretim Tesisleri, Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası, Eskişehir Şeker Fabrikası, Turhal Şeker Fabrikaları, Konya Ereğlisi Bez Fabrikası, Bakırköy Bez Fabrikası, Bursa Süt Fabrikası, İzmit Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası, Zonguldak Antrasit Fabrikası, Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası, Keçiborlu Kükürt Fabrikası, Isparta Gülyağı Fabrikası, Ankara, Konya, Eskişehir ve Sivas Buğday Siloları, Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası, Kayseri Bez Fabrikası, Nazilli Basma Fabrikası, Bursa Merinos Fabrikası, Gemlik Suni İpek Fabrikası, Keçiborlu-Kükürt Fabrikası, Ankara Çubuk Barajı, Zonguldak Taş Kömürü Fabrikası, Barut, Tüfek ve Top Fabrikaları, Nuri Demirağ Uçak Fabrikası, Malatya Sigara Fabrikası, Bitlis Sigara Fabrikası, Malatya Bez Fabrikası, İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası, Karabük Demir Çelik Fabrikası, Divriği Demir Ocakları, İzmir Klor Fabrikası, Sivas Çimento Fabrikası.

15 yılda, 46 fabrika ve tesis…

O dönemde eğitim, sağlık ve tarım alanlarında yapılanları yazmadım bile! 7 Düvele karşı kazanılan müthiş zaferlerden sonra, yokluklar içinde çarıkla yaşayan bir milletin başardıklarıydı bunlar.

Sene 1978’te, ben henüz 9 yaşındayken...

Anneciğim, merdaneli çamaşır makinasında çamaşır yıkıyordu; Türk Malıydı!

Rahmetli Babamın 124 Murat’ı vardı. İtalyan menşeili ama Türkiye’de üretiliyordu!

Siyah-Beyaz televizyonumuz, İstanbul üretimiydi!

Keban Barajında üretilen elektrikle aydınlanıyordu evlerimiz... Ankara Çubuk Barajı, Altınapa Barajı, Afşar Barajı, Akkaya Barajı ve diğerleri yapılmış, elektrik üretimine başlamıştı.

Sümerbank fabrikalarında üretilen birinci sınıf elbiseleri, ayakkabıları giyer kendi topraklarımızda üretilen organik tarım ürünlerini yerdik…

80’li yıllarda bilgisayarlar, telefonlar ve teknolojik ürünler de girmeye başlamıştı hayatımıza...

Ee, şimdi bakıyoruz da Sayın Cumhurbaşkanı; ‘Ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk? Toplu iğne. Silahtan bahsetmiyorum, hayır’’ diyor..

El-insaf!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu hatırlattı sağ olsun. Dervişoğlu, "Biri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a söylesin, Türkiye'nin ilk toplu iğne fabrikası 1951'de kuruldu" dedi.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın bildiğimiz kadarıyla her alanda kendisine bilgi veren danışmanları var. Konuşmalarını hazırlayan ekibi var. İşte o insanlara bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum. Lütfen, Sayın Cumhurbaşkanı’na yanlış bilgi vermeyin ki; O da ‘aklımızla alay edercesine’ toplu iğne bile üretemiyorduk demesin!

Çuvaldızı bize toplu iğneyi kendinize batırarak şu gerçeği söyleyin; işbaşına geldiğiniz 2002’ye kadar, bu milletin borçla-harçla değil dişinden tırnağından arttırarak yapılan kaç fabrikamız, kaç barajımız, kaç maden sahamız kaldı elde?

‘Toplu İğne’ kadar kaldı mı, onu söyleyin siz…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız