Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
23°

Nefesin bittiği yerde vicdan başlar

YAYINLAMA:
Nefesin bittiği yerde vicdan başlar

Türkiye’nin sualtı sporu alanındaki en cesur seslerinden biri olan Şahika Ercümen, bu kez yalnızca bir spor başarısı için değil; sembolik, vicdani bir mesaj için dalış yaptı. 17 Ekim 2025’te Kaş açıklarında, değişken ağırlık paletsiz (no fins, variable weight) kategorisinde gerçekleştirdiği 107 metrelik dalışla, daha önce kendisine ait olan 106 metrelik dünya rekorunu geliştirdi.

Ama bu rekor denemesi, salt bir spor olayı değildi; “Gazze nefes alsın” sloganıyla yapılan bu girişim, Ercümen’in suskun kalınan acılara ses çıkarmak isteyen sporcu kimliğini de ortaya koydu.

Rekorun Teknik Boyutu: 107 Metre, 3 Dakika 21 Saniye

Yeni rekor denemesinde Şahika Ercümen, 107 metreye dalışını 3 dakika 21 saniyede tamamladı. Daha önceki rekor, kendisine ait 106 metrelik derecesiydi. Dalış, uluslararası hakemler gözetiminde, güvenlik tedbirleriyle gerçekleştirildi.

Ercümen’in dalışı sırasında ilk önce 40 metreye “ısınma dalışı” yaptığı, ardından yüzeyde nefes kontrolü ve meditasyonla hazırlıklarını tamamladığı, saat 10:15’te denemeyi başlattığı haberlere yansıdı. Dalışta, suya kurulan asansör sistemi yardımıyla saniyede yaklaşık 2 metre hızla belli bir derinliğe inildiği, ardından sporcunun bu sistemden ayrılarak kol gücüyle yukarı doğru yüzeye çıktığı da aktarılan detaylar arasında.

Bu derinlik, yaklaşık 40 katlı bir binanın en alt katından çıkıp gitmekle kıyaslanabilecek ölçekte bir mesafeyi su içinde kat etmek demek. Ayrıca, su altındaki basınç farkının etkisi, sıcaklık değişimleri, nefes kontrolü, psikolojik odaklanma gibi pek çok faktör, böyle bir rekoru zorlaştıran etkenler.

Bir Rekordan Fazlası: Sembol Olmak

Sporun sınırlarını zorlayan bu başarı, elbette kendi içinde değerlidir; ama Ercümen’in ona yüklediği mesaj sayesinde başka bir boyut kazanıyor. “Gazze nefes alsın” yazılı pankartla yapılan açıklamalar, Türk ve Filistin bayraklarını dalış sonrası birlikte açması, bu rekoru sadece kendi için değil, ses çıkaramayanlar için de bir simgeye dönüştürmek istediğini gösteriyor.

Ercümen, bu girişimini ayrıca Cumhuriyet’in 102. yılına ithaf ettiğini de belirtti. Gazze’nin uzun süredir gündemde olduğu insani krizlerin ortasında, sporu bir araç olarak kullanarak dikkat çekmeye çalışmak, onun spor felsefesinde “sessiz kalmamak” yaklaşımının bir tezahürü gibi görünüyor.

Zorluklar, Riskler ve Cesaret

Böyle bir rekor denemesi doğal olarak çok sayıda risk içeriyor. Vücut basıncı, oksijen kullanımı, zihinsel kontrol, ani değişen su koşulları, donma riski gibi faktörlerle mücadele edilmesi gerekiyor. Ercümen’in açıklamalarında, suyun sıcaklığındaki ani düşüş, basınç etkisiyle tüm vücutta hissedilen sıkışma, nefes kontrolünün ekstrem koşullarda korunması gibi zorluklara dikkat çektiği görülüyor.

Ayrıca, antrenman süreci rüzgâr ve olumsuz hava koşulları nedeniyle kesintiye uğramış; denemeden önceki günlerde fırtına uyarıları olduğu da basında yer aldı. Sporcu ve ekibi bu durumu aşmak için kararlılıkla beklemişler.

Bu rekor, sadece bir fiziksel sınav değil; zihinsel direncin, sabrın, inancın da sınandığı bir süreç. Özellikle Gazze mesajıyla birleştirildiğinde, bu işin yalnızca bir spor işinden çok daha fazlası olduğu anlaşılıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız