Nefesin bittiği yerde vicdan başlar
Türkiye’nin sualtı sporu alanındaki en cesur seslerinden biri olan Şahika Ercümen, bu kez yalnızca bir spor başarısı için değil; sembolik, vicdani bir mesaj için dalış yaptı. 17 Ekim 2025’te Kaş açıklarında, değişken ağırlık paletsiz (no fins, variable weight) kategorisinde gerçekleştirdiği 107 metrelik dalışla, daha önce kendisine ait olan 106 metrelik dünya rekorunu geliştirdi.
Ama bu rekor denemesi, salt bir spor olayı değildi; “Gazze nefes alsın” sloganıyla yapılan bu girişim, Ercümen’in suskun kalınan acılara ses çıkarmak isteyen sporcu kimliğini de ortaya koydu.
Rekorun Teknik Boyutu: 107 Metre, 3 Dakika 21 Saniye
Yeni rekor denemesinde Şahika Ercümen, 107 metreye dalışını 3 dakika 21 saniyede tamamladı. Daha önceki rekor, kendisine ait 106 metrelik derecesiydi. Dalış, uluslararası hakemler gözetiminde, güvenlik tedbirleriyle gerçekleştirildi.
Ercümen’in dalışı sırasında ilk önce 40 metreye “ısınma dalışı” yaptığı, ardından yüzeyde nefes kontrolü ve meditasyonla hazırlıklarını tamamladığı, saat 10:15’te denemeyi başlattığı haberlere yansıdı. Dalışta, suya kurulan asansör sistemi yardımıyla saniyede yaklaşık 2 metre hızla belli bir derinliğe inildiği, ardından sporcunun bu sistemden ayrılarak kol gücüyle yukarı doğru yüzeye çıktığı da aktarılan detaylar arasında.
Bu derinlik, yaklaşık 40 katlı bir binanın en alt katından çıkıp gitmekle kıyaslanabilecek ölçekte bir mesafeyi su içinde kat etmek demek. Ayrıca, su altındaki basınç farkının etkisi, sıcaklık değişimleri, nefes kontrolü, psikolojik odaklanma gibi pek çok faktör, böyle bir rekoru zorlaştıran etkenler.
Bir Rekordan Fazlası: Sembol Olmak
Sporun sınırlarını zorlayan bu başarı, elbette kendi içinde değerlidir; ama Ercümen’in ona yüklediği mesaj sayesinde başka bir boyut kazanıyor. “Gazze nefes alsın” yazılı pankartla yapılan açıklamalar, Türk ve Filistin bayraklarını dalış sonrası birlikte açması, bu rekoru sadece kendi için değil, ses çıkaramayanlar için de bir simgeye dönüştürmek istediğini gösteriyor.
Ercümen, bu girişimini ayrıca Cumhuriyet’in 102. yılına ithaf ettiğini de belirtti. Gazze’nin uzun süredir gündemde olduğu insani krizlerin ortasında, sporu bir araç olarak kullanarak dikkat çekmeye çalışmak, onun spor felsefesinde “sessiz kalmamak” yaklaşımının bir tezahürü gibi görünüyor.
Zorluklar, Riskler ve Cesaret
Böyle bir rekor denemesi doğal olarak çok sayıda risk içeriyor. Vücut basıncı, oksijen kullanımı, zihinsel kontrol, ani değişen su koşulları, donma riski gibi faktörlerle mücadele edilmesi gerekiyor. Ercümen’in açıklamalarında, suyun sıcaklığındaki ani düşüş, basınç etkisiyle tüm vücutta hissedilen sıkışma, nefes kontrolünün ekstrem koşullarda korunması gibi zorluklara dikkat çektiği görülüyor.
Ayrıca, antrenman süreci rüzgâr ve olumsuz hava koşulları nedeniyle kesintiye uğramış; denemeden önceki günlerde fırtına uyarıları olduğu da basında yer aldı. Sporcu ve ekibi bu durumu aşmak için kararlılıkla beklemişler.
Bu rekor, sadece bir fiziksel sınav değil; zihinsel direncin, sabrın, inancın da sınandığı bir süreç. Özellikle Gazze mesajıyla birleştirildiğinde, bu işin yalnızca bir spor işinden çok daha fazlası olduğu anlaşılıyor.