Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
25°

İlaç Politikasında Kahreden Uygulama

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
İlaç Politikasında Kahreden Uygulama

2000'li yıllara kadar bir emekli eczaneye gidip ilaç aldığında %10 katkı payı ödüyordu. Neden olduğu bilinmez ama artık günümüzdeki uygulamalar; zaten canından bezmiş olan emeklilere eczanelerde hızlıca bir tokat daha vurmaktadır. %10 meselesi tarihe karışmıştır. Şimdi ise reçeteye yazılan ilaçlar için ayrı katkı payı, muayene için ayrı katkı payı, eczaneye ise bir para daha ödeniyor.

Emekliye sorduğunuzda, minnacık maaşından her defasında ne kadar para kesildiğini izlemesi ve bilmesi asla mümkün olamamaktadır. Hâlbuki yasal olarak ferdin bilgi alma hakkı vardır.

Diğer taraftan ilacın muadili reçeteye yazılabiliyor, fakat esas olan ilacı yazdırırsanız farkını ödeme zorunluluğu da var, değil mi?

Asgari ücretli bir vatandaşımızı yahut düşük maaşlı bir emeklimizi dikkate alalım. Bu insanlarımızın süreklilik arz eden bir rahatsızlıklarının olduğunu düşünelim. Her doktor muayenesinde ve her reçete yazılışında eczaneye para ödeyeceksiniz, bir de bilginizin dışında maaşınızdan paralar kesilecek. Bu durum hakkaniyet ilkelerine ne kadar uygun düşer yahut düşmez? Bunu ilgililerin ve yetkililerin takdirlerine bırakmanın doğru olacağı kanaatindeyim.

Gelelim gözlük meselesine. Bir zamanlar göz kusurları nedeniyle doktora başvuran vatandaşımızdan doktor muayenesi için para kesilmezdi. Gözlük parası için de devlet para almazdı. Nereden icap etti, bu da bilinmez; şimdi gözlük camı vb. için sana bana ödenen 50-100 TL'dir. Hâlbuki vasat bir çerçeve 8-10 bin TL, cam parası ise daha fazladır. Mesela 20-30 bin TL ödemek durumunda kalabilirsiniz.

Sıra işitme cihazına gelince, türlü türlü cihaz fiyatları var elbet. Kullanabileceğiniz bir işitme cihazı 30-40-50-80-100 bin TL olabilir. Size 3.000 TL kadar bir katkı ödenecektir. Bakiyesini siz ödemek zorundasınız.

Sonuç olarak, genel manada duruma bakıldığında sağlık sorununa çare arayan mağdur bir emekli, bu riski kaldıramadığı için kara kara düşüncelere dalacaktır.

Eskiden şöyle denirdi: Anayasal hak olarak vatandaşın eğitim alması ve icap ettiğinde hastanın tedavisi ücretsizdi. Ayrıca vatandaşın diş sağlığı ile ilgili sorunları da oluyor elbet. O soruna da para ayırması gerekecektir.

Bu bakımdan Sayın Sağlık Bakanımıza çok büyük işler düşmektedir. Mesela ilgili komisyonu toplayıp yahut problemi Yüksek Sağlık Şûrasının gündemine getirerek durum şekillendirilebilir ve mağdurların haklarının korunması açısından konu yeniden gözden geçirilerek ilkeler üzerinde revizyona gidilip insanların memnun ve mutlu olabilecekleri bir iyileştirme yapılabilir.

Enflasyon ve hayat pahalılığının insanları perişan ettiği, güvenli ve yeterli gıda temini konusunda ciddi bir sıkıntı içinde olan emeklilerimiz bir de ilaç, gözlük temini, işitme cihazı alınması ve diş sorunlarının çözümü için çırpınıyorsa, kaliteli insan yaşamından bahsedilebilir mi?

Sayın Bakanımızın dikkatine sunuyoruz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız