Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
24°

DERTLERİN KALKINCA ŞAHA!..

YAYINLAMA:

Devletler gibi ülke aydınlarının da aydınlık ve karanlık dönemleri vardır. Sabahattin ALİ'ler, Nazım Hikmet'ler, Namık Kemal'ler hep böyle dönemlerden geçmişlerdir.

--Nazım Baba bağırır her şeye rağmen:"Yaşamak ne güzel şey/ Anlayarak, bir usta, kitap gibi/ Bir sevda şarkısı gibi/ Bir çocuk gibi şaşarak yaşamak.. /Yaşamak birer birer ve hep beraber/ İpekli bir kumaş dokur gibi/ Hep bir ağızdan sevinçli sevinçli bir destan okur gibi" desen de; yaşamak hiç de öyle kolay ve de öyle "güzel"değildir, ama yine de her şeye rağmen güzeldir yaşamak!..

--O zamanlar Osmanlı toprağı olan Bulgaristan-Eğridere'de 25 Şubat 1907'de doğan Sabahattin Ali, Eğitimli, Kültürlü Varlıklı bir ailenin şaanslı çocuğu olarak dünyaya gelse de, şanslı-şanssız bir yaşam sürmüş;

-- Atilla İlhan'ın dediği "ne kadınlar sevdim zaten yoktular/..gerçek değildiler birer umuttular/ eski bir şarkı belki bir şiir/ ne kadınlar sevdim zaten yoktular," gibisinden aşklar yaşamış, yanlış anlaşılmış, sürgünler yemiş, gammazlanmış, solcu-komünist olmuş, sanılmış, ve en sonunda da, yeter artık dayanamıyorum diye yurt dışına kaçarken;

--Öldürülme ve tutuklanma korkusu altında yaşamaktan bıkan Sabahattin Ali, "sebebi muhtelif" kaçakcısı tarafından bir cinayete (2 Nisan 1948'de 41 yaşında) Kırklareli sınırında cinayete kurban gitmiştir.

--Her ne kadar bazı "entellerinin" bile şarkıcı Madonna'ya yazılmış olduğunu sandıkları en ünlü romanı ise KÜRK MANTOLU MADONNA'dır. II. Dünya Savaşı öncesinde çıkarılan seferberlik sebebiyle yeniden askere alındığında; İstanbul’da yamıştır.

--"Bir kalemin ucundan hislerimiz akınca/ Bir ince yol onları sıkıyor, daraltıyor;/ Beni anlayamazsan gözlerime bakınca/ Göğsümü parçala bak kalbim nasıl atıyor." diyerek başlayan şiirini 1934'de Atatürk'e yazmıştır.

--İşler, güçler, aşklar, eğitim, yazın, sürgünler ve mahpushane'yi 41 yıllık kısacık ömrüne sığdırmıştır.

--Mahpushane deyince SİNOP'u anmadan geçemeyiz. En güzel şiirlerini buradan yazmıştır.

--"Yıl 1341 nefsime uydum/ Sebep oldu şeytan bir cana kıydım/ Katil defterine adını koydum/ Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz" dese de, yine de kıyamaz Anasının hasretliğine: "Sen üzülme anam benim dertlerim çoktur/Çektiğim çilenin hesabı yoktur/ Yiğitlik yolunda üstüme yoktur/ Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz" diyerek firar eder.

--"Sinop kalesinden uçtum denize/ Tam üç gün üç gece göründü Rize/ Karşı ki dağlardan gel oldu bize/ Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz"

--O yıllar Rize'de Robin Hood gibi, Zenginden alıp, yoksula veren, Sandıkçı Şükrü diye bir eşkiya vardır. Bu şiiri Sadıkçı Şükrü'ye yazdığı da, kendisi için yazdığı da söylenmektedir.

--Yufka yürekliydi. Hep yürğinde birisinin sevgisi vardı.

--"Döndüm daldan düşen kuru yaprağa / Seher yeli dağıt beni kır beni / Götür tozlarımı burdan uzağa / Yarin çıplak ayağına sür beni

-.....

--Ayın şavkı vurur sazım üstüne /Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne / Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne /Ay bir yandan sen bir yandan sar beni" derken, derini anlatamanın dasıkıntısı çekmektedir. " Yedi yıldır uğramadım yurduma / Dert ortağı aramadım derdime / GELECEKSEN BİR GÜN DÜŞÜP ARDIMA/ KULA DEĞİL YÜREĞİNE SOR BENİ" diye feryat süren feryatları:

--"Başın öne eğilmesin / Aldırma gönül aldırma

Ağladığın duyulmasın / Aldırma gönül, aldırma

---...

--Görmesen bile denizi / Yukarıya çevir gözü

Deniz dibidir gökyüzü / Aldırma gönül, aldırma

Dertlerin kalkınca şaha / Bir sitem yolla Allah'a

Görecek günler var daha / Aldırma gönül, aldırma" diye hep sürevektir.

--Sabahattin Ali, dönemimin ünlü yazarları Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz ile iyi ilişkileri vardır.

--Sabahattin ALİ'ye iki kelam ederken, genç yaşında şanssız bir ölüme kurban giden popüler kültürün Arabesk şarkıcısı Bergen'in "Çektip gitti sevilenler/ Gariplerdi ezilenler

Dünya sizin sevmeyenler/ Acıların kadınıyım" diye feryadını duysak da,;

--Ben yine de O büyük üstadın, yaşadığı her şeyin bir anlamının olduğu düdüncesindeyim.

--Her ne kadar bugün ölüm yıldönümün olsa da,

İYİ Kİ YAŞAMIŞSSIN BE Sabahattin ALİ!..

--Dertlernin kalınca Şaha, bir sitem yolla ....." Kim'e giderse gitsin.

 

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız