Zeytinköy Nasıl Zehirköy Oldu

YAYINLAMA:
Zeytinköy Nasıl Zehirköy Oldu

1991 ile 1995 yılları arasında İstanbul’da üniversite öğrencisiydim. Öğrenim kredisi de alıyordum. Şimdiki gibi kafamıza göre istediğimiz şubeden çekemiyorduk krediyi. Devletin belirlediği şubeye gidiyorduk. Malum o yıllarda internet bankacılığı da yok. Cep telefonu da. Şimdiki gençlere göre taş devrinden hallice bir yaşantımız vardı. Ben öğrenci kredimi Dolapdere’deki Ziraat Bankasından çekebiliyordum. Dolapdere bana göre İstanbul’un o dönemde en belalı yerlerinden biriydi. Her ay bankaya gidip gelmek için Taksim’den Dolapdere’ye kadar yürürdüm. Yedikuyular Caddesi’nden her geçişimde köşe başlarında uyuşturucu satan kadınları ve çocukları görürdüm. Ağırlıklı olarak Romanlardı. İstanbul’un göbeğindeki bu manzara beni çok ürkütmüştü.

Aradan 30 yıl geçmiş. Artık Dolapdere’de sokak başlarında uyuşturucu tacirleri eskisi gibi cirit atmıyor. Bir tane bile kalmamış. Huzur gelmiş Dolapdere’ye. Hele Tarlabaşı civarları. Rezidanslara dönüşüyor metruk binalar. Buna karşılık 2000 yılından sonra Antalya’nın Zeytinköy semti de1990’ların Dolapdere ve Tarlabaşı semti gibi uyuşturucuyla, suçla anılmaya başlanmıştı. Oysaki Zeytinköy 2000’li yıllara kadar Antalya’nın en temiz mahallelerinden biriydi. Eskiden Zeytinköylüler geçimlerini tarım ve hayvancılıkla sağlarlardı. Bazıları da at arabalarıyla halde sebze meyve taşımacılığı yapardı. Kimi faytonculuk yapardı. Kimi de sokak düğünlerinde çalgıcılık yaparlardı. Çoğunun yeri tapuluydu. Peki ne oldu da bu bölge uyuşturucu ve suçla anılmaya başlandı?

Bunun sosyolojik, ekonomik ve de politik nedenleri var. Hatta 12 Eylül darbecilerinin izleri var.1980’li yıllara ülkenin nüfusu 40 milyon civarındaydı. O yıllarda ufacık bir Anadolu şehri olan Antalya’nın merkezdeki nüfusu ise 60 bin civarındaydı. Biz 1975 yılında Burdur Bağsaray’dan Antalya’ya göç ettiğimizde şehrin girişindeki tabelada yazılı olan nüfus hatırladığım kadarıyla 58 bindi. Antalya birkaç caddeden ibaret bir yerdi. O yıllarda Antalya’daki okul sayısı da azdı.1965 yılında İbrahim Gültekin ve Mehmet Peçen isimli hayırseverin Zeytinköy semtindeki Gebizli mahallesinde bulunan 50 dönümlük yerini devlete bağışlamış. Bu bağışlanan arazinin ortasına Yetiştirme yurdu inşa edilmiş. Batısına ise bir ilkokul yapılmış. Doğusuna ise orta okul ve lise inşa edilmiş. İlkokula yeri bağışlayan İbrahim Gültekin’in soyadı verilmiş. Ortaokul ve liseye ise Yavuz selim adı verilmiş. Bu okulların ortasındaki yetiştirme yurdunda kalan çocuklar ilkokuldan lise sona kadar burada kesintisiz okuyabiliyorlardı. Zeytin köylülerin de bu okullardan başka gidebilecekleri bir okulları yoktu. Ancak 12 Eylül askeri darbesinden sonra buradaki Yavuz selim ortaokulu ve lisesi Işıklar semtindeki Antalya Anadolu Lisesi’nin olduğu yere taşındı. Anadolu Lisesi de Yavuz Selim lisesinin tahliye ettiği zeytinköydeki okula taşındı. Yani Anadolu lisesi ile yavuz selim lisesi yer değiştirdi. Bu değişimin nedenini hala anlayabilmiş değilim. Bölgede o yıllarda sol görüş ağırlıktaydı. Hatta Gültekin ilkokulunda bile 1980 öncesi müzik dersinde sol marşlar öğretilirdi öğrencilere. Acaba solun direnişini kırmak için mi böyle bir karar alındı bilemiyorum.

Peki bu değişim sonrası ne oldu? Başta Yetiştirme Yurdu’nda ve şimdiki Yeşildere mahallesindekiler olmak üzere bu bölgedeki çocuklar ilk okuldan sonra burunlarının dibindeki okula gidemediler. Çünkü Anadolu lisesi sınavla öğrenci alıyordu. Yavuz Selim lisesi ise kilometrelerce uzaklıktaki bir yere taşınmıştı. Bölgeye en yakın imam hatipti. Ancak Zeytinköylülerin çoğu Kızılarıklı tahtacılar gibi Aleviydi. Bu nedenle ilkokuldan sonra okuyamadılar birçoğu. Eğitimden mahrum kalan Zeytin köylülere bir darbe de 1980’li yıllarda yapılan imar planıyla vuruldu. Zeytinköylülerin çoğunun yeri tapuluydu. Ancak yapılan imar planında Zeytinköylülerin çoğunun yeri hazine ve vakıflarla ya da şahıslarla hisselendirildi. Hatta tarafı belli olmayan davalık yerlerle bile hissedar yapıldılar. Bu süreçte sokak düğünlerinin kaybolması, faytonculuğun ve at arabacılığının sona ermesi, tarım alanlarına su temin edilen arıkların kapatılması sonucu mahalleli tarım da yapamaz yani geçinebilecekleri bir iş yapamaz hale geldi. Mahalledeki imar planlarını yargıya taşınması üzerine uzun yıllar boyu bölgede ne yollar açılabildi, ne alt yapı hizmeti götürülebildi, ne de kamu binası inşa edilebildi. Ne de kentsel dönüşüm gerçekleştirilebildi. Bu kaotik ortamdan yararlanan uyuşturucu tacirleri de bölgeyi mesken edindi. Bunun sonucu olarak Zeytinköy uyuşturucu ticaretinin yapıldığı Zehirköy adıyla anılmaya başlandı. 2011 yılında bölgedeki uyuşturucu trafiğini ‘işte Zehirköy’ başlığıyla bizzat haber yapıp ulusal gazetelerin manşetlerine taşıdım. Ardından operasyon üzerine operasyonlar yapıldı. Aradan 14 yıl geçti. Ama her ne hikmetse Zeytin köyün zehri bir türlü alınamadı. Oysa avuç içi kadar bir yer. Bu süreçte Muratpaşa Belediyesi’nin eski başkanlarından Süleyman Evcilmen bölgenin sorunlarını çözmek için çok büyük gayret gösterdi. Mülkiyet ve imarla ilgili sorunlar büyük ölçüde Evcilmen döneminde büyük mesafeler alındı. Her ziyaret ettiğinde Zeytinköylüler Evcilmen’ davul zurnayla karşılayıp omuzlarında taşıdılar. Evcilmen’den sonra göreve gelen Ümit Uysal döneminde de çalışmalara devam edildi. Ancak diğer kamu kuruluşlarıyla yeterince kordinasyon sağlanamadı. Nihayet İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın da bizzat katılımıyla geçtiğimiz günlerde Zeytinköy tarihinin en büyük operasyonu gerçekleştirildi. 500’ün üzerinde şüpheli gözaltına alındı. Bunların çoğu tutuklandı. Aldığım duyuma göre narkotik polisleri bağımlılar gibi sokaklarda dolaşıp alıcı kılığına girip zehir tacirlerini tek tek tespit edip uyuşturucu pazarlıklarını kamerayla kayda almışlar. Kuvvetli suç şüphesi olmasaydı zaten bu kadar tutuklanma söz konusu olmazdı. Umarım bu şahıslar ilk mahkemede çıkmazlar. Öte yandan Antalya valisi Hulusi Şahin de operasyonun ardından bölgeyi ziyaret etti. Hatta son asayiş toplantısını orada yaptı. İşte özlenen tablo.

zeytinkoy-nasil-zehirkoy-oldu

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız