Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
27°

O İyi İnsanlar O Güzel Atlara Binip Çekip Gittiler

YAYINLAMA:
O İyi İnsanlar O Güzel Atlara Binip Çekip Gittiler

(Vali Alaaddin Yüksel’in Ardından)

Antalya’nın yakından tanıdığı, 2003-2010 yılları arasında görev yapan Emekli Vali ve Emniyet Genel Müdürü Alaaddin Yüksel, yaşamını sürdürdüğü İstanbul’da 18 Ekim 2025 günü 75 yaşında vefat etti. Görev yaptığı her yerde olduğu gibi Antalya, İzmir ve Ankara'da önemli hizmetler ve izler bırakarak aramızdan ebediyete intikal etti.

Meslek hayatım boyunca çalıştığım Valiler arasında siyasetçi karşısında sürekli salkım söğüt misali eğilenlerin yanında onurlu, dürüst, hizmet aşkı ile dolu kendisine hukuku şiar edinmiş valiler tanıdım. Bunlardan birisi de merhum Alaaddin Yüksel’di.

2009 yılında Gaziantep’ten Antalya iline İl Emniyet Müdürü olarak atandığımda şu sözlerini hiç unutamam. “Ali Kardeşim, sen Gaziantep’te çok güzel sosyal projelere imza atmışsın, mesleğinde de oldukça başarılısın. Lakin orada hep forvet oynamışsın! Burada dikkat et! Gol atacağım derken gol yeme!”

Özellikle otellerden ve eğlence merkezlerinden uzak dur. Müdür olarak kimsenin mekânında yatılı kalma! İnsana her türlü hizmeti sunarlar sonra da poponun resmini çekerler. Buradan ayrıldığında birkaç kişi dışında arayan da olmaz, soran da” demişti.

Vali Bey’in bu tavsiyelerine hep uydum ve yüzümün akı ile görev süremi tamamladım. Kendisi ile çalışmak gerçekten bir zevkti. Başbakan veya bakanların ili ziyaretlerinde kendi çalışmalarını doğrudan övmez, kurum müdürleri üzerinden yapılan başarılı çalışmaları üslenirdi ki, insanın “acaba bunları ben mi yaptım?” diyesi gelirdi.

İyi bir hatip olmasının yanında Türkçeyi İstanbul aksanı ile çok güzel konuşurdu. Bir açılış töreninde kendisi gibi iyi bir hatip olan Sn. Bülent Arınc’ın kendisini tebrik ettiğini, “Vali Bey, bize konuşacak bir şey bırakmadın” dediğini hatırlarım. Her konuda sözü olan bilgili bir devlet adamı idi.

Vali Alaaddin Yüksel, sadece ‘VALİ’ kimliğiyle değil; ‘İNSAN’ olarak da gönüllere dokunan bir devlet adamıydı. Hem çalıştığı yöneticilerin hem de halkın gönlünde taht kurdu. Bu vasıfları onu diğerlerinden ayırdı! Bürokratlar gelir gider. İsimleri çoğu kez hatırlanmaz ama bazıları vardır ki bıraktıkları iz yıllar geçse de silinmez. Tıpkı Alaaddin Vali’m gibi.

Vali Alaaddin Yüksel, en çok uyuşturucu bağımlılığı ve sokak çocuklarının topluma kazandırılması projelerine destek verirdi. AYÇOV Başkanı Canan TUNGAR’I bana göndermiş, birlikte çalışmamızı da o önermişti. Canan Anne ile özellikle ZEYTİNKÖY bölgesinde güzel projelere imza attık. Sevgi Köyü ve 112 MOBESE sistemini de Antalya’ya kazandıran isimdi. Onun eserlerini ve hizmetlerini saymakla bitmez.

O’nu Antalya’dan Ankara’ya gönderdiğimiz gün, bana sarılıp, “Üzülme! Birlikte çalışmaya devam edeceğiz!” demişti ama çok istemesine ve çeşitli makamlarda girişimde bulunmasına rağmen beni Ankara’ya almaya politik gücü yetmedi. 2014 yılında Ankara Valiliği görevinden emekli olduktan sonra da ilişkimiz devam etti. Yazdığım köşe yazılarını dikkatlice okur ve yorum yazardı. İşte 2 tanesi: “Sevgili Ali Bey, bir düşünce hazinesi olan ve toplumsal sorunlarımızı dikkatle analiz eden yazılarından dolayı tebrik eder, yanaklarından öperim.”

“Sevgili Ali Bey, toplumumuzun giderek en önemli başlıklarından “ahlaki çöküş” konusunu her zaman olduğu gibi mükemmel değerlendirmişsin. Toplumumuzun genel tablosu tam anlattığın gibi. Yazılarından dolayı tebrik ediyor, yanaklarından öpüyorum. Selamlar.”

Vali Alaaddin Yüksel, hizmette kaliteye çok önem verirdi. Toplumun her kesiminde "Toplam Kalite" anlayışını yaygınlaştırması ve İzmir köylerinde hayat kalitesinin yükseltilmesine ilişkin yaptığı çalışmalar ile İzmir iline büyük hizmetler vermiş, bu çalışmalardan dolayı "2002 Yılı Yaşamda Kalite Ödülü" ile ödüllendirilmişti. Derler ya, “İyiler erken ölür.” Yaşar Kemal’in dediği gibi; "O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna insanın piçine kaldık."

"İtibardan tasarruf olmaz" düşüncesinin kanıksandığı, Camiye bile konvoylarla gidildiği, devlet kurumlarında lüks ve şatafatın hâkim olduğu günümüzde; tasarrufu şiar edinmiş ve sade yaşamı benimsemiş bir Vali’ydi.

Alaaddin Vali, siyasi iradenin tercihi ile atansa da devletin valisi olduğunu hep hissettirdi. Bütün kesimlere eşit mesafede durmaya özen gösterir, politik düşüncesine ve konumuna bakmaksızın herkesle görüşür ve dinlerdi. Şimdikiler gibi “çok işim var, yoğunum” mazeretinin arkasına hiç sığınmadı. Devlet babanın ildeki eli gibiydi. “Devlet baba” evlatları arasında ayrım yapmaz, taraf tutma lüksüne sahip değildir” derdi.

Alaaddin Vali’nin yönetim anlayışında özne insandı. Hizmetin odak noktasına siyaseti değil de insanı koyduğu için çalıştığı illerde adaleti, birliği ve dirliği sağladı. Sık sık Şeyh Edebali’nin “insanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünü hatırlatırdı.

Hafta sonları korumaları olmadan tebdili kıyafet Antalya’nın ilçelerine, köylerine gider, köylülerle dertleşir, onların sorunlarını ilk ağızdan dinlerdi. O halkçı ve milliyetçi bir devlet adamıydı. Dini istismar edenler onu asla yere çöktüremedi. Elif gibi dik durdu! Ve bu dünyada bir Alaaddin Yüksel geldi geçti.

Ruhu şad, mekânı Cennet olsun.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız