Camdan bir evde yaşıyorsanız komşularınızı asla taşlamayınız
YAYINLAMA:
Bu yazının kıssadan hissesi :
28 Şubat 2026'da İran'ın doğalgazı ve petrolüne el koyma savaşı başlatıldı...13-24 Haziran 2025 İsrail-İran Savaşı'nın ikinci perdesi bu...Nükleer silah stokları bulunan İsrail İran'ın nükleer silahları olmasını istemiyor!
Türk ordusu güçlü olmaya devam etmeli ki Türkiye'nin su ve diğer kaynaklarına el koymaya kalkışmasınlar!
Güney Kore Gazi Bakanlığının kayıtlarına göre, cephede hayatını kaybeden 700'ü aşkın asker ile yaralanıp cepheden ayrıldıktan sonra vefat eden ve kaybolanlar da dahil Türkiye, Kore Savaşı'nda 900'ü aşkın şehit verdi...
Kıbrıs'ta Türk Silahlı Kuvvetleri harekat süresince, 498 Mehmetçik ve Kıbrıslı 786 mücahidi şehit verdi.
Türkiye PKK terörü ile ilk kez 1984’de tanışmış olup, sorunun maliyeti; 40.000 insanın ölümü, binlerce köyün tahrip edilmesi, yerlerini değiştiren milyonlarca insanın varlığıdır. Bacık ve Coşkun’a göre terör bir yandan istikrarı, demokratikleşmeyi ve ekonomik gelişmeyi olumsuz etkilerken, diğer yandan askeri mücadeleye dayalı güvenlikçi politikalarla mücadele de Türkiye’nin uluslararası görüntüsüne zarar vermiştir. (PKK Terör Örgütü konusunda atıf yapılan Kaynak: Bacık ve Coşkun, 2011:249,252- Gokhan Bacik & Bezen Balamir Coskun; BACIK G.,COŞKUN B.B. (2011). “The PKK Problem: Explaining Turkey’s Failure to Develop a Political Solution”, Studies in Conflict & Terrorism, 34, 248-265)
Ben, 1982'den bugüne dergilerde ve gazetelerde yazmaktayım...Saçmalama özgürlüğüne sahip olduğuma inanmıyorum ve dün de aynı fikirdeydim, bugün de aynı fikirdeyim...Onun için yaygın iddialara göre pek çok T.C. vatandaşınını suikastle öldürmek için Türkiye'ye 1979 sonrasında terör hücreleri yolladığı iddia edilen komşumuz savaş halindeyken gelişmeleri, her saniye değişen durumu, daha yakından izlemek gerekiyor...Daha dikkatli, daha titiz değerlendirmeler yapmak gerekiyor...
EN BÜYÜK SAVAŞTAN HİTLER'E KROM SATARAK SIYRILMIŞTIK
Kıbrıs'ta Türk Silahlı Kuvvetleri harekat süresince, 498 Mehmetçik ve Kıbrıslı 786 mücahidi şehit verdi.
Türkiye PKK terörü ile ilk kez 1984’de tanışmış olup, sorunun maliyeti; 40.000 insanın ölümü, binlerce köyün tahrip edilmesi, yerlerini değiştiren milyonlarca insanın varlığıdır. Bacık ve Coşkun’a göre terör bir yandan istikrarı, demokratikleşmeyi ve ekonomik gelişmeyi olumsuz etkilerken, diğer yandan askeri mücadeleye dayalı güvenlikçi politikalarla mücadele de Türkiye’nin uluslararası görüntüsüne zarar vermiştir. (PKK Terör Örgütü konusunda atıf yapılan Kaynak: Bacık ve Coşkun, 2011:249,252- Gokhan Bacik & Bezen Balamir Coskun; BACIK G.,COŞKUN B.B. (2011). “The PKK Problem: Explaining Turkey’s Failure to Develop a Political Solution”, Studies in Conflict & Terrorism, 34, 248-265)
Ben, 1982'den bugüne dergilerde ve gazetelerde yazmaktayım...Saçmalama özgürlüğüne sahip olduğuma inanmıyorum ve dün de aynı fikirdeydim, bugün de aynı fikirdeyim...Onun için yaygın iddialara göre pek çok T.C. vatandaşınını suikastle öldürmek için Türkiye'ye 1979 sonrasında terör hücreleri yolladığı iddia edilen komşumuz savaş halindeyken gelişmeleri, her saniye değişen durumu, daha yakından izlemek gerekiyor...Daha dikkatli, daha titiz değerlendirmeler yapmak gerekiyor...
EN BÜYÜK SAVAŞTAN HİTLER'E KROM SATARAK SIYRILMIŞTIK
İkinci Dünya Savaşı'nda Rusya vatandaşları 27, Çin vatandaşları 20 milyon ölü vermişti...
İhsan Rıfat Sabar 21 Temmuz 1944'te Tan Gazetesi'nde Türkiye'de 2. Dünya Savaşı öncesinde 100.000 kadar verem-tüberküloz hastası var diye yazmıştı...17 Ağustos 1938’de Atatürk'ün ağır hasta olduğu da ilk defa Türk halkına Tan Gazetesi tarafından duyurulmuştu...
Murat Metinsoy'un "İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye-Gündelik Yaşamda Devlet ve Toplum" adlı muhteşem ve dev boyutlu bir kitabı var...
O dönemde Türkiye'de 60 bin erkek madenlerde zorla çalıştırılmıştı...Bu konuda Mükellefiyet Kanunları çıkarılmıştı...
Bu konuda iki kitap ve bir film var: gazeteci yazar Hikmet Bila’nın (1954-2011) 2007’de yayınlanan ve beyazperdeye bir türlü aktarılamayan “Kömür Kara” adlı sinema filmi senaryosu ve Yılmaz Erdoğan'ın "Kelebeğin Rüyası" senaryo kitabı & sinema filmi...
"İnönü Döneminde Kemalizm" adlı kitabında Seçkin Çelik Türk ordusunda 1936'da 120 bin olan asker sayısının 1 Eylül 1939'da İkinci Dünya Savaşı patlayınca 1 milyona çıkarıldığını yazmıştı...(Sayfa: 264)
Mart 1942'de İngiliz uçakları yanlışlıkla Muğla Milas'ı bombaladı...3 uçak 15 bomba attı, iki vatandaşımız öldü...
22 Mayıs 1942'de Goeben-Yavuz adlı savaş gemimiz yanlışlıkla İstanbul Aksaray Tramvay durağını bombaladı...4 ölü, 17 yaralı...
Türkiye İngiliz & ABD ittifakından savaşa Almanya aleyhinde katılma karşılığında altın, 250 uçak ve 400 tank istedi..
28 Kasım 1940 tarihli Kanuna göre çiftçi 500 kilodan fazla ürününü (buğday, arpa, yulaf, çavdarı) derhal devlete teslim etmek zorundaydı...
CHP aleyhinde 85 yıldır yürütülen "CHP Köylünün, Çiftçinin düşmanıdır" propagandasının kaynağı işte bu kanundur!
Cengiz Özkarabekir "Her Cephede Savaştık İkinci Dünya Savaşı'nda Türkler ve Türkiye" adlı kapsamlı, doyurucu, ufuk açıcı kitabında şöyle diyor: fiyat artışı ve hayat pahalılığı yani yüksek enflasyon ikinci dünya savaşına bizzat katılan ya da katılmayan ülkeler arasında koskoca gezegende en çok Türkiye'yi etkiledi, ikinci sırada Hindistan halkı olumsuz etkilendi...(Sayfa: 205)Geçmişte ABD Başkanı Trump CNN'de Anderson Cooper'ın programında "Müslümanlar konusunda tetikte olmalıyız.ABD'nden nefret eden insanları bu ülkeye alamayız" demişti...Trump kürtaj yaparak hamileleğine son veren kadınlara ceza verilmeli" diyen bir siyasetçi..."Kürtajı yapan doktor ve sağlık görevlisi de cezalandırılmalı" dedi...
ABD Başkanları çoğu zaman Trump'tan daha fena saçmalamıştır...Ronald Reagan "Ağaçların,ormanların havayı fena halde kirlettiğini" söyleyecek kadar cahildi...
Türkiye'nin ABD Büyükelçisi Mehmet Münir Ertegün ( ölümü: 11 Kasım 1944, Washington, DC), Beyaz Saray'da bizzat Başkan Franklin Delano Roosevelt ile samimi bir iletişim,diyalog kurmuştu...
Roosevelt Ertegün'e değer verdiği gibi Ertegün ABD Millet Meclisi'ni etkileyebilen Yahudi sermayesiyle de çok yakın iletişim içindeydi...Ertegün'ün ölümüyle Türkiye'nin Washington Büyükelçisi olan Hüseyin Ragıp Baydur Beyaz Saray'da ve Kongre'de Türkiye'nin tezlerini savunmayı başaramadı...
12 Nisan 1945'te ölen Roosevelt'in yerine gelen yeni ABD Başkanı Truman'ın 17 Temmuz 1945'te Postdam Almanya'da yaptığı ve Türkiye'yi çok zor durumda bırakan ünlü konuşması buna örnek gösterilebilir...
Truman "Su yollarını bencilce kontrol eden ülkeleri Avrupada son ikiyüzyılda çıkan savaşların nedeni" olarak tanımladı...Truman dedi ki "ABD artık Danube-Tuna, Rhine-Ren, Kiel, Çanakkale ve İstanbul boğazlarının tüm ulusların kullanımına daima, her zaman, hiçbir kısıtlama, hiçbir kayıt kuyut olmadan, açık olmasını istiyor"
Harry Truman Adeta Sovyetler Birliği lideri Stalin'in yazdığı metni okudu...Truman su yollarını ABD, Rusya, İngiltere ve Fransa'nın denetiminde olmalıdır" demeyi ihmal etmedi....
Truman bu konuşmasıyla "20 Temmuz 1936'da imzalanan Montreux Anlaşması iptal edilmelidir" demiş oldu...Rusya lideri Stalin de Truman ile aynı fikirdeydi...
Montreux Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 1936'da imzalanan ve Türkiye'ye İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi üzerinde kontrol ve savaş gemilerinin geçişini düzenleme hakkı veren uluslararası sözleşmedir. Sözleşme, Türkiye'ye Boğazlar üzerinde tam kontrol hakkı verir ve barış zamanı sivil gemilerin özgürce geçişini garantiler. Sözleşme, Karadeniz'e kıyısı olmayan ülkelere ait savaş gemilerinin geçişini sınırlar. Sözleşmenin şartları, özellikle Sovyetler Birliği Donanması'na Akdeniz'e erişim hakkı sağlaması yıllar boyunca tartışma konusu olmuştur. 1923'te Lozan Antlaşması ile birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesi'nin yerine geçmiştir. Bu sözleşmeyle birlikte Uluslararası Boğazlar Komisyonu'nun da görevi sonlanmıştır.
İngiltere-Birleşik Krallık, Bulgaristan, Fransa, Japonya, Romanya, SSCB-Rusya, Türkiye, Yugoslavya, Yunanistan ve İtalya Montreux anlaşmasına 1936 ile 1938 arasında imzalamış...Ruslar kısa sürede anlaşmayı imzaladıklarına çok pişman olmuşlardı...
8 Ağustos 1946'da Stalin Adolf Hitler'i intihar ettirmek için 34,476,700 mevcutlu bir ordu kurabilmesine güvenerek Türkiye'yi de tehdit etti...Eylül 1946'da 7 milyon Kızıl Ordu askerinden 2,8 milyonu terhis edilmişti...Sovyetler de 2,7 milyon, işgal edilen Avrupa ülkelerinde 1,5 milyon asker savaş yorgunuydu...Hitler ve müttefikleri 27 milyon Sovyetler Birliği vatandaşını öldürmüştü...
Rusya-Sovyetler Birliği lideri Stalin 8 Ağustos 1946'da Türkiye'ye şu mesajı yolladı:
1-Çanakkale ve İstanbul boğazları bütün ülkelerin ticaret gemilerine her zaman açık olmalıdır...
2-Çanakkale ve İstanbul boğazları Karadenizde kıyısı olan tüm ülkelerin savaş gemilerine her zaman açık olmalıdır...
3-Çanakkale ve İstanbul boğazlarının yönetimi Karadenizde kıyısı olan tüm ülkelerin üyesi olduğu bir kurula, konseye devredilmelidir...
Truman bu konuşmasıyla "20 Temmuz 1936'da imzalanan Montreux Anlaşması iptal edilmelidir" demiş oldu...Rusya lideri Stalin de Truman ile aynı fikirdeydi...
Montreux Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 1936'da imzalanan ve Türkiye'ye İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi üzerinde kontrol ve savaş gemilerinin geçişini düzenleme hakkı veren uluslararası sözleşmedir. Sözleşme, Türkiye'ye Boğazlar üzerinde tam kontrol hakkı verir ve barış zamanı sivil gemilerin özgürce geçişini garantiler. Sözleşme, Karadeniz'e kıyısı olmayan ülkelere ait savaş gemilerinin geçişini sınırlar. Sözleşmenin şartları, özellikle Sovyetler Birliği Donanması'na Akdeniz'e erişim hakkı sağlaması yıllar boyunca tartışma konusu olmuştur. 1923'te Lozan Antlaşması ile birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesi'nin yerine geçmiştir. Bu sözleşmeyle birlikte Uluslararası Boğazlar Komisyonu'nun da görevi sonlanmıştır.
İngiltere-Birleşik Krallık, Bulgaristan, Fransa, Japonya, Romanya, SSCB-Rusya, Türkiye, Yugoslavya, Yunanistan ve İtalya Montreux anlaşmasına 1936 ile 1938 arasında imzalamış...Ruslar kısa sürede anlaşmayı imzaladıklarına çok pişman olmuşlardı...
8 Ağustos 1946'da Stalin Adolf Hitler'i intihar ettirmek için 34,476,700 mevcutlu bir ordu kurabilmesine güvenerek Türkiye'yi de tehdit etti...Eylül 1946'da 7 milyon Kızıl Ordu askerinden 2,8 milyonu terhis edilmişti...Sovyetler de 2,7 milyon, işgal edilen Avrupa ülkelerinde 1,5 milyon asker savaş yorgunuydu...Hitler ve müttefikleri 27 milyon Sovyetler Birliği vatandaşını öldürmüştü...
Rusya-Sovyetler Birliği lideri Stalin 8 Ağustos 1946'da Türkiye'ye şu mesajı yolladı:
1-Çanakkale ve İstanbul boğazları bütün ülkelerin ticaret gemilerine her zaman açık olmalıdır...
2-Çanakkale ve İstanbul boğazları Karadenizde kıyısı olan tüm ülkelerin savaş gemilerine her zaman açık olmalıdır...
3-Çanakkale ve İstanbul boğazlarının yönetimi Karadenizde kıyısı olan tüm ülkelerin üyesi olduğu bir kurula, konseye devredilmelidir...
4-Çanakkale ve İstanbul boğazlarının askeri güvenliği Türkiye ve Sovyetler Birliği -Rusya ordularınca sağlanmalıdır...
NOT: Montreux-Montrö antlaşmasında imzacı olarak Japonya'nın da bulunması Stalin tarafından alay konusu haline getirildi...Stalin en azından bu konuda haklıydı...
22 Ağustos 1946'da Rusya'nın taleplerini reddeden Türkiye İngiltere-ABD-Fransa ittifakına katılmanın yollarını aramaya başladı...(Kaynak: Meydan Larousse İkinci Dünya Savaşı Ansiklopedisi & Paris Match)
Konuya devam edeceğim!
GELECEK YAZI: ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI 2026'DA ÇIKAR MI
Yorumlar