Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
27°

Antalya’nın tadı kaçtı

YAYINLAMA:
Antalya’nın tadı kaçtı

Aslında sadece Antalya değil Türkiye’de tadımız kaçtı. Gülen birini görmek, mutlu bir çocuk ya da neşeli bir gençle karşılaşmak hayal oldu. Emeklilerin zaten ağlamaktan gülmeye vakti yok…

Sadece ekonomik değil siyasal ortam da yüzümüzdeki gülümsememizin çalınmasına etken…

Dün bir dost grubunda ‘Gülmek devrimci bir eylemdir’ sözüyle başlayan tartışmamız yoldan geçen motorlu damacana kuryesinin türkü söyleyerek neşeli yolculuğuyla ayrı bir hal aldı ve bizi de gülümsetti…

Hep bir ağızdan “çok yaşa sen” dedik ve etrafımızda gülümseyenler olmasından mutlu olduk…

Yoksulluğun değil, açlığın sınırındaki memleketimizde her gün et, tavuk, balık yemek ancak hayal oldu. Çocuklarını sağlıklı besleyemeyen aileler ancak doyurmaya çalışıyor…

Öğrenciler ve gençler beslenme ve barınma krizi yaşıyor…

Evlenmek, yuva kurmak gençlerin en önemli ama ötelediği bir mesele oldu…

Düğünsüz, derneksiz, kutlamasız sade törenler tercih edilir oldu…

Yeni ev açmaktansa eskisi gibi büyüklerin yanında kendilerine bir oda açarak evlenmeye çalışıyor gençler…

Ve memleketin en önemli hazinesi gençler ne yazık ki bu ekonomik darbe karşısında tası tarağı toplayıp soluğu Avrupa’da alıyor…

Beyinlerimiz göçüp gitti…

Gidiyor…

Daha da acısı sadece ekonomik değil demokratik iklim, baskı ve tutuklamalar da bizi bizden aldı…

Demokles’in kılıcı gibi kesilen cezalar, verilen hapisler, açılan soruşturmalar…

Yargısız infazlar…

Konuşamıyor, yazamıyor, paylaşamıyor yurttaş…

İş dünyası zaten renksiz durarak gemisini yürütme derdinde…

Siyasiler bile yön değiştirerek yoluna devam etme hamlelerinde…

Ama tek dertleri ‘hizmet’ sanırsınız…

Yersen…

Her şey yalan her şey sahte gibi…

Tek gerçek ülke de kentimiz de yasta…

Geçtiğimiz gün Altın Portakal Film Festivali’nin basın toplantısında da konuştuk dostlarla…

Festivallerin, konserlerin, fuarların tadı kaçtı…

Gelen gün gideni aratır halde…

Dileriz turpun büyüğü ileride değildir…

Zira heybeden çıkan her turp hem ekonomiyi hem de moralleri geriye götürüyor…

Hak, hukuk, adalet, sevgi ve saygı dolu günler yakındır umarım…

Kara bulutların memleketten dağılması dileğiyle sevgiyle kalın…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız