Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nde (SGK) 100 milyon liralık bir icra dosyasının kapatılması için 200 bin euro rüşvet istendiği iddiası, Antalya bürokrasisini karıştırdı. Olay sonrası açığa alınan İl Müdürü Mehmet Tanrıöver'in avukatı ve oğlu Rıdvan Tanrıöver, açıklamalarda bulunduğu haberi yapılmıştı. Haberde İl Müdürü Mehmet Tanrıöver’in açığa alınmasının ardından detaylar paylaştığı ileri sürülmüştü.
Haberle gündeme gelen avukat Mehmet Rıdvan Tanrıöver, yaptığı yazılı açıklamada hakkındaki iddiaları kesin bir dille yalanlayarak; bugüne kadar hiçbir basın kuruluşuna demeç vermediğini, şahsına atfedilen paylaşımların manipülatif olduğunu ve iddiaların firari bir terör örgütü mensubu üzerinden yürütülen sistematik bir karalama kampanyası olduğunu savundu. İtibarını hedef alan bu "kirli algı çalışmalarına" karşı tüm kişi ve platformlar hakkında hukuki süreç başlattığını duyuran Tanrıöver, basın kuruluşlarını teyit edilmemiş iddiaları servis etmek yerine gazetecilik etiğine uygun hareket etmeye davet etti.
Haberde yer alan iddia ise icra dosyasının bekletilmesi yönünde AK Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal’ın danışmanından talimat geldiği yönündeydi. Haberde adı geçen Tanrıöver, ilgili müdür yardımcısının babasına, "Vekil danışmanı beni aradı, işlem yapmayın dedi" şeklinde itirafta bulunduğunu iddia etmişti. Ankara’dan gelen müfettişlerin, rüşvet çarkının siyasi bir koruma kalkanı altında olup olmadığını incelediği belirtilmişti.

Milletvekili Çokal’dan Sert Yalanlama
İddiaların odağındaki AK Parti Antalya Milletvekili Dr. Tuba Vural Çokal, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddetti. Çokal, isminin bilinçli olarak tartışmaya açılmak istendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Son günlerde Antalya SGK üzerinden yürüyen bir soruşturma kapsamında, birbirleriyle çelişen iddia ve açıklamalar üzerinden şahsımın ismi kamuoyunda tartışmaya açılmak istenmektedir. Açık şekilde ifade etmek isterim ki bahsi geçen süreçlerle ilgili şahsımın herhangi bir bilgisi, ilgisi ya da yönlendirmesi bulunmamaktadır. Kamu görevinin de siyasetin de şahsî nüfuz alanı değil, millete hizmet sorumluluğu olduğuna inandım ve bu anlayışla hareket ettim.
Sosyal Güvenlik Kurumu başta olmak üzere kamu kurumlarının uzun süredir dijital denetim sistemleriyle çalıştığı bilinmektedir. Mali hareketler, işlem kayıtları ve kurumsal süreçler ilgili denetim mekanizmaları tarafından açık şekilde takip edilmektedir. Kamu zararına yol açabilecek her türlü işlem hukukî ve idarî merciler tarafından ortaya çıkarılabilecek durumdadır. Buna rağmen yürüyen bir soruşturma üzerinden şahsımın ismini tartışmanın merkezine çekmeye yönelik çabalar, hukukî hassasiyetten çok algı oluşturmaya dönük bir yaklaşım görüntüsü vermektedir.”
"Gazetecilik İlkeleriyle Bağdaşmıyor"
Haberlerde isminin ve fotoğraflarının büyük puntolarla kullanılmasını eleştiren Çokal, medyanın "ima ve çağrışımlarla" hedef gösterme yönteminden uzak durması gerektiğini vurguladı:
“Dolayısıyla yapılan haberlerde ismimin büyük puntolarla ve fotoğraflarımla birlikte kullanılması, ardından metin içerisinde küçük ifadelerle “iddia edildi” şeklinde geçiştirilmesi ya da olayın doğrudan şahsımla ilgisi bulunmamasına rağmen çevrem üzerinden ilişki kurulmaya çalışılması gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu taşıyan basın anlayışının, ima ve çağrışımlarla kişileri hedef haline getiren yöntemlerden uzak durması gerekir. Şahsımı hedef alan gerçek dışı ithamlar, yanıltıcı yayınlar ve itibar zedelemeye yönelik her girişim hakkında gerekli hukukî süreçleri başlattığımı kamuoyunun bilgisine sunarım."
