Antalya’nın YKS sınavında elde ettiği başarılarla öne çıkan ve sınavda derece yapan öğrencilerin tercih ettiği gözde eğitim kurumlarından biri olan Döşemealtı Yusuf Ziya Öner Fen Lisesi’nde büyük bir skandal yaşandığı ortaya çıktı. Okulun erkek yurdunda kalan bir şahsın, gece saatlerinde kız yurduna gizlice girerek bir kız öğrencinin cinsel tacize uğramasına sebep olduğu belirtildi.
Güvenlik ihmalleri "geliyorum" dedi
Yaşananların vahameti, olayın bir hadiseden ibaret olmadığına dair iddialarla çok daha ciddi bir boyuta taşındı. Yaklaşık iki ay önce de benzer bir olayın yaşandığı, ancak öğrencilerin kamera kayıtlarının incelenmesi talebinin okul yönetimi tarafından dikkate alınmadığı kaydedildi. Kız ve erkek yurtları arasındaki kapıların kapatılmaması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebiyle olayın en az iki kez tekrarlandığı ileri sürüldü. Şahıs, yaşanan bu olaylardan sonra yakalanarak hakkında adli süreç başlatıldı.
Mağdur öğrenciye "psikolojik şiddet" iddiası
Skandalın bir diğer boyutu ise, olayın ardından okul içinde baskı oluşturulması oldu. Yurt içerisinde olayın konuşulmaması yönünde öğrencilere baskı yapıldığı iddia edilirken, adli süreçte mağdur öğrenciye karakolda refakat etmekle görevlendirilen bir personelin, öğrenciye psikolojik şiddet uygulayıp hakaret ederek görev yerini terk ettiği öne sürüldü. Görevli personel hakkında, görev ihmali nedeniyle polis tarafından resmi tutanak tutulduğu belirtildi.
EĞİTİM-İŞ'TEN TEPKİ GECİKMEDİ

Antalya'da LGS başarılarıyla öne çıkan ve derece yapan öğrencilerin tercihi olan Yusuf Ziya Öner Fen Lisesi'nde yaşanan cinsel taciz skandalı hakkında Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar açıklamalarda bulundu. Acar, olayla ilgili hem idari hem de adli sürecin başlatıldığını belirtti.
"Sorumlular Cezalandırılmalı"
Sendika olarak konunun takipçisi olacaklarını vurgulayan Acar, "Biz sendika olarak şunu söyleyebiliriz; böyle bir durum yaşandığı için kimin zaafı varsa, kim görevini suistimal ettiyse burada çalışacak öğretmen, personel Milli Eğitim tarafından o değerlendirip, gerekenlerin cezasını alma taraftarıyız" diye konuştu.
Acar, soruşturma sürecine dair ise, "Bu anlamda yine savcılık tarafından; ister öğrencilerimiz tarafından, isterse oradaki çalışan personel tarafından da gerekli soruşturmanın devam edilmesi ve yapanların cezalandırılmasının yanında takipçisi olacağız" dedi.
"Gerçekten Üzücü Bir Skandal"
Yaşanan olayın ağırlığına dikkat çeken Acar, “Çünkü burada çocuklarımız, gençlerimiz, Türkiye'nin güzide öğrencileridir, başarılı öğrencileridir. Türkiye'yi yönetecek ve Türkiye'nin bilimine, sanatına katkı verecek öğrencilerimizdir. Böyle bir okulda, böyle bir şeyin yaşanması gerçekten üzücüdür. Burada bizim bu öğrencilerimizi bu hale düşürenler kimler varsa, adalet karşısında yargılanmalı bizde Eğitim-İş sendikası olarak konunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
"Okullar En Güvenli Yerler Olmalı"
Pansiyonlu okulların ve öğrencilerin devlete emanet olduğunu belirten Acar, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Son olarak şunu söyleyeyim; özellikle okulumuz yatılı okul olan bir yurtta yaşanmış bir olaydır. Bugün okullarımız, en güvenli olması gereken yerlerdir. Ailelerimiz, öğrencileri bize ve Milli Eğitim Bakanlığı'na emanet ediyorlar. Pansiyonlar da aynı şekilde. Bugün okullardaki pansiyonlarda kalanlar; uzaktan, farklı şehirlerden veya uzak köylerden gelen çocuklarımızdır. Yani maddi durumu yetersiz olanların sayısı daha çoktur. Bu çocuklarımız devlete teslim edilmiştir. Bu gençlerin güveni, sağlığı ve geleceği okul idaresine teslim edilmiştir. Burada sorumlu kimlerse, sorumluların bir an önce cezalandırılması ve paylaşılmasının tarafındayız" diye konuştu.