Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), 4. Uluslararası ve 28. Ulusal Klinik Eğitim Sempozyumu kapsamında düzenlediği basın toplantısıyla toplum ruh sağlığını tehdit eden kritik başlıkları masaya yatırdı. Toplantıda şiddetin bireysel bir sorun olmaktan çıkıp toplumsal bir yansımaya dönüştüğü vurgulandı.
"Şiddet ve İntihar Toplumsal Şartların Yansımasıdır"
Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gülin Özdamar Ünal, kamusal alanlarda ve okullarda artan şiddet olaylarının kaygı verici olduğunu belirtti. Ünal, şiddetin görünür hale gelmesinin "normalleşme" tehlikesini beraberinde getirdiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Şiddetin normalleşmesi, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Bu süreç, hem başkalarına yönelik saldırgan davranışları hem de bireyin kendine yönelen yıkıcı eğilimlerini, özellikle intihar düşüncesini artırabilmektedir. İstanbul'da raylı sistemlerde art arda yaşanan intihar olayları yalnızca bireysel kayıplar değil, kamusal güvenlik ve toplum ruh sağlığı açısından acil ele alınması gereken ciddi bir sorundur. İntihar önlenebilir; ancak bunun için suçlayıcı söylemlerden uzak, bilimsel kanıta dayalı ve bütüncül bir eylem planı oluşturulması gerekmektedir.”
"Hekimlerin Yüzde 95'i Sözel Şiddete Maruz Kalıyor"
Sağlık çalışanlarının yaşadığı dramı dile getiren TPD Genel Sekreteri Dr. Gülsüm Zuhal Kamış, hekimlerin yalnızca şiddete maruz kalmadığını, görevleri başında hayatlarını kaybettiğini hatırlattı. Kamış, "Sağlık çalışanlarının en az üçte birinin fiziksel şiddete, yüzde 95'ten fazlasının ise sözel şiddete maruz kaldığı şartlarda hizmet vermeye çalışıyoruz. Dr. Ersin Arslan’dan Dr. Ekrem Karakaya’ya kadar kaybettiğimiz meslektaşlarımızın acısını yüreğimizde taşıyoruz," dedi.

"Kadına Yönelik Şiddet Öğrenilmiş Bir Olgudur"
TPD Saymanı Dr. Hayriye Mihrimah Öztürk, kadına yönelik şiddetin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yattığını vurguladı. Şiddetin değiştirilebilir bir olgu olduğunu belirten Öztürk, "Kalıcı çözüm yalnızca yasal düzenlemelerle değil, toplumsal zihniyet dönüşümüyle mümkündür. Şiddeti önlemek, maruz bırakılan kadınlara inanmak ve onları desteklemekle başlar," ifadelerini kullandı.
"Dijital Şiddet Gerçektir ve Fiziksel Şiddeti Besler"
Dijital dünyanın artık bir yaşam alanı olduğunu ifade eden TPD Asistan Hekimlik Sekreteri Dr. Nur Temizkan, dijital şiddetin fiziksel şiddetin bir öncülü olduğuna dikkat çekti:
"Dijital şiddet, geleneksel şiddetin dijital dünyaya taşınmış halidir. Birleşmiş Milletler raporuna göre kadın gazetecilerin üçte ikisinden fazlası dijital şiddete maruz kalıyor ve bu vakaların %40'ı fiziksel şiddetle sonuçlanıyor. Dijital alanda maruz kalınan şiddet gerçektir; etkileri somut ve yıkıcıdır."