Antalya'nın kültürel hafızası, betonlaşma ve rant hırsına kurban gitmeye devam ediyor. 2016 yılından günümüze, 10 yılı aşkın bir süredir Antalya'daki kültür varlıklarını kayıt altına alarak tek bir envanterde toplayan ve bu değerli bilgileri takipçileriyle paylaşan Orhan Deniz Kaplan'ın son tespiti, kentteki kültürel yıkımın geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.
Tarihi "Topal Ali" Kuyusu Ranta Yenik Düştü
Kültür varlıkları araştırmacısı Orhan Deniz Kaplan'ın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşıma göre, Kepez ilçesi Aydoğmuş Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve halk arasında "Topal Ali" olarak bilinen tarihi su kuyusu tamamen yok edildi. Harita Genel Müdürlüğü (HGM) haritalarında da kayıtlı olan bu önemli kültür varlığının yerinde artık çok katlı bir apartman yükseliyor.
Kaplan, "Antalya Kültür Varlıkları Envanteri" projesi kapsamında kuyuyu belgelemek amacıyla 25 Temmuz 2026 tarihinde bölgeye gittiğinde, kuyunun yerinde yeller estiğini ve alana bina yapıldığını tespit ettiğini ifade etti.
2024'te Vardı, 2025'te İnşaata Kurban Gitti
Bölgedeki değişimi uydu görüntüleri ve "Öncesi-Sonrası" fotoğraflarla belgeleyen Kaplan, Topal Ali Su Kuyusu'nun 2024 yılına kadar yerinde durduğunu, ancak 2025 yılında başlayan inşaat çalışmaları sırasında acımasızca yok edildiğini belirtti. Kaplan'ın paylaştığı fotoğraflarda, 2024 yılında boş bir arazi üzerinde bulunan kuyunun yerini, 2026 yılı itibarıyla yapımı tamamlanmış betonarme bir binanın aldığı açıkça görülüyor.


Yörük Kültürünün Hafızası Siliniyor
Kuyunun resmi tescil durumu hakkında net bir bilgi bulunmamasına rağmen, bilimsel çalışmalara konu olmuş ve HGM kayıtlarına geçmiş pek çok eserin tescilsiz bırakılarak sahipsiz kılındığı biliniyor. Duruma isyan eden Kaplan, barınma ihtiyacının kültürel mirası yok etmenin bir bahanesi olamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Dönemi ne olursa olsun bu su kuyusu veya sarnıçlarının her şartta korunması elzemdir. Bu yapılar Antalya'nın Yörük kültürünün ve kırsal yaşamının geçmişine tanıklık eden önemli kültür eserleridir. Bu şekilde yok edilmeleri asla kabul edilemez."