Son dönemde okullarda ardı ardına yaşanan şiddet olayları, eğitim camiası başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinde derin bir endişe dalgası yarattı.
Antalya'dan konuyla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapan Akdeniz Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve önceki dönem Makina Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Prof. Dr. İbrahim Atmaca, bu elim hadiselerin sadece bireysel psikoloji ya da kontrolsüz dijital içeriklere indirgenerek çözülemeyeceğini vurguladı.
"Çocukları Şiddetten Korumak, Kültürel ve Sosyal İmkanlarla Mümkün"
Şiddeti besleyen unsurları daha geniş bir sosyolojik perspektifle ele alan Atmaca, "Gelişmiş toplumlara baktığımızda, akademik başarı ile birlikte sosyal, kültürel ve sportif alanlarda da kendini geliştirebilmiş bireylerin öne çıktığını görüyoruz. Çocuklarımızı şiddet sarmalından uzaklaştırmanın ve onları sağlıklı bireyler olarak geleceğe hazırlamanın yolu yalnızca akademik eğitimden değil, aynı zamanda erişilebilir sosyal ve kültürel imkanlardan geçmektedir" şeklinde konuştu.

"Kentler Büyürken Sosyal İmkanlar Geride Kalıyor"
Türkiye’nin en temel sorunlarından biri olan hızlı ve plansız kentleşmenin, gençler üzerinde baskılayıcı bir unsur oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Atmaca, kentlerin fiziksel olarak büyümesine rağmen sunduğu sosyal fırsatların aynı hızda artmadığını dile getirdi.
Birçok kentte gençlerin ücretsiz erişebileceği spor alanlarının, sanat atölyelerinin ve güvenli sosyal ortamların son derece sınırlı olduğunu belirten Atmaca, "Bugün birçok kentte gençlerin erişebileceği ücretsiz spor alanlarının, sanat atölyelerinin ve güvenli sosyal ortamların sınırlı olduğu görülmektedir. Ülkemizin temel sorunlarından biri de hızlı ve çoğu zaman plansız kentleşmedir. Kentler büyürken, bu büyümenin kentlilere sunduğu fırsatlar aynı hızda artmamaktadır. Özellikle gençlerimiz için spor alanları, sanat merkezleri, kültürel faaliyetler ve güvenli sosyal ortamlar yeterince yaygın değildir. Ekonomik zorluklar içindeki ailelerin bu imkanları kendi çabalarıyla sağlaması ise her geçen gün daha da güçleşmektedir" dedi.
Yerel Yönetimlere 'Bütüncül Kentleşme' Çağrısı
Sorunun kalıcı çözümü için başta belediyeler olmak üzere tüm kamu kurumlarına kritik görevler düştüğünü hatırlatan Prof. Dr. İbrahim Atmaca sözlerini şöyle tamamladı:
"Oysa bireyin gelişimi yalnızca aile ve okul ile sınırlı değildir. Toplumun ve kamunun sunduğu imkanlar bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle gençlerimizin sosyalleşebileceği, kendini ifade edebileceği ve potansiyelini geliştirebileceği alanların oluşturulması bir tercih değil, bir zorunluluktur. Başta belediyeler olmak üzere ilgili tüm kamu kurumları, kentleşmeyi yalnızca fiziksel büyüme olarak değil, yaşam kalitesini artıran bütüncül bir süreç olarak ele almalıdır. Gençlerimizin büyüyen kentlerde hayallerini küçültmek yerine güçlendirecek sosyal, kültürel ve sportif altyapılar planlı bir şekilde hayata geçirilmelidir. Çünkü güçlü kentler, ancak hayalleri büyüyen gençlerle mümkündür."