Antalya Arkeoloji Müzesi'nin yıkımı ve yeni inşaat süreciyle ilgili sular durulmuyor. Projedeki gecikmeler ve inşaat alanından falezlere tünel açıldığı yönündeki iddialara yanıt vermek isteyen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz’ün, Antalya'nın simgesi olan traverten falezlerin bulunduğu zemini "granit" ilan etmesi, bilim dünyasında adeta şok etkisi yarattı.
Genel Müdür'ün köşe yazarına verdiği röportajda, Antalya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Karancı'dan fıkraları aratmayan, çok sert bir yanıt geldi.
Bürokratın "James Bond"lu Granit Savunması
Olayın fitili, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz’ün gazeteye verdiği bir röportajla ateşlendi. İnşaat alanından falezlere tünel açıldığı yönündeki iddialara ve projedeki gecikmelere yanıt veren İnceciköz, iddia sahiplerini "çok fazla James Bond filmi izlemekle" suçladı.
İnceciköz şu sözleri ifade etti:
“Biz kendi temel hafriyatımızı yapmakta bile zorlanıyoruz. Çünkü zemin granit. Granit zeminde temel hafriyatı oldukça zordur. Tünel değil, kendi bloklarımızın temel hafriyatını bile öngördüğümüz sürede yapamamanın sıkıntısını yaşıyoruz. Zemin çok sert. Büyük delicilerle kırıyorsunuz. O da çok ciddi ses çıkarıyor... Bu gerçekten çok komik bir iddia. Artık işin ciddiyetinin ne kadar kaybolduğunu gösteriyor.”
Uzmandan Fıkra Gibi Yanıt:
"Davut Değil İbrahim, Keçi Değil Koç..."

Genel Müdür İnceciköz'ün bilime ve kentin coğrafi gerçeklerine aykırı bu "granit" savunmasına Antalya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Karancı’dan yanıt gecikmedi. Karancı, İnceciköz'ün açıklamalarını ünlü bir fıkraya benzeterek şunları söyledi:
"Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Sayın Birol İnceciköz’ün müze inşaatındaki gecikmeyi 'zeminin granit ve çok sert olması' gerekçesine bağlaması, fıkradaki Hazreti Davut’a kız çocuğu kurban ettirip gökten Azrail’le keçi indiren hikâyeye benziyor. Yahu bunun neresini düzeltelim? Davut değil İbrahim, kız değil erkek, Azrail değil Cebrail, keçi değil koç... Müze alanındaki mesele de tam olarak bu!"
"Zemin Granit Değil Traverten, Raporlarınızı Okuyun"
Müze inşaatının yapıldığı alanda granitin zerresinin bulunmadığını belirten Karancı,
"Granit değil traverten, sert ana kaya değil gözenekli tufa... Falezlere bakınca görülen delikli ve boşluklu yapı neyse, müze alanındaki zemin de birebir aynı. Elinizde yaptırdığınızı beyan ettiğiniz zemin ve temel etüt raporlarına şöyle bir göz atsanız zaten bu iddiayı ortaya atamazsınız." Diye konuştu.
"Halkın Aklıyla Alay Etmeyin, Bakan'a Yanlış Brifing Veriyorsunuz"
Projedeki asıl gecikme nedenlerinin üstünün örtülmeye çalışıldığını savunan Karancı, aynı zeminde çok daha büyük projelerin hızla bitirildiğine dikkat çekti:
"Aynı jeolojik yapı üzerinde, bu şehirde çokça gündeme gelen başka bir projede 1 milyon metreküp hafriyatı olan; yani müze alanındakinden yaklaşık 15 kat daha büyük hafriyattan bahsediyoruz, sadece birkaç ay içinde kolaylıkla tamamlanmışken; burada kalkıp 'granit deliyoruz' bahanesinin arkasına sığınmak kamuoyunun aklıyla alay etmektir."
Karancı, sözlerini Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'u uyararak noktaladı: "Sayın Bakanımıza da bu yanlış bilgilerle brifing veriliyorsa biz düzeltmiş olalım, gecikmenin gerçek sebeplerini ortaya koymalarını bekleyelim."
