Öğrencinin Sendikası Olur Mu?

Öğrencinin Sendikası Olur Mu?

"İşçinin sendikası olur ama öğrencinin sendikası olmaz." Öyle bir cümle kurdu YÖRSİAD'a konuk olan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Özlenen Özkan.
Aynı cümleyi Gazeteciliğin Bugünü, Yarınını konuştuğumuz çalışmada da kürsü de söylemişti, duymuştuk.
Tekrarlanıp gündeme oturunca araştıralım dedik, yapay zekaya sorduk.
Buyurun sonuç:
Türkiye'de hukuki çerçeve ile uluslararası sözleşmeler arasında bu konuda belirgin bir uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hukuki Durum ve Resmi Çerçeve
Uluslararası Mevzuat (ILO ve İnsan Hakları):
Türkiye'nin imzaladığı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), çalışan veya öğrenci ayrımı yapmaksızın herkesin örgütlenme ve sendika kurma hakkını temel bir hak olarak tanır.
İç Mevzuat (6356 ve 4688 Sayılı Kanunlar):
Türk hukukunda sendikal örgütlenme modeli "çalışan" (işçi veya kamu görevlisi) ve "işveren" ilişkisi üzerine kurgulanmıştır. Sendikalar Kanunu'nda öğrencilerin doğrudan bir "iş ilişkisi" bulunmadığı kabul edildiği için, valilikler veya yargı organları öğrencilerin sendika tüzel kişiliği kazanmasına yasal engel çıkartabilmektedir.
Türkiye'deki Başlıca Örnekler
Türkiye'de öğrenciler bu hukuki engellere rağmen fiilen sendikalar kurmuş ve resmi varlık mücadelesi vermişlerdir:
Genç-Sen (Öğrenci Gençlik Sendikası):  
Süreç: 2007 yılında kuruluş dilekçesi verilerek DİSK çatısı altında kurulan Türkiye'nin ilk öğrenci sendikasıdır.  
Sonuç: Valilik, öğrencilerin "çalışan" statüsünde olmaması gerekçesiyle kapatılması yönünde dava açmıştır. Yargı süreci sonunda 2011 yılında kapatılmasına karar verilmiştir.
Öğrenci Sen (Öğrenci Sendikası):
Süreç: 2019 yılında öğrencilerin barınma, beslenme, harçlar, demokratik üniversite talepleri ve nitelikli eğitim gibi haklarını savunmak amacıyla bağımsız bir kuruluş olarak tüzüğünü valiliğe sunarak kurulmuştur.  
Sonuç: Resmi tüzel kişilik engelleri ve kapatma davalarıyla karşılaşsa da fiili bir öğrenci hareketi ve örgütlülüğü olarak faaliyetlerini sürdürmüş, öğrencilerin ortak sorunlarına çözüm arayan bir çatı yapı olarak hareket etmiştir.
Dünyadaki Örnekler
Avrupa'da öğrenci sendikaları oldukça yaygındır ve pek çok ülkede yasal statüye sahiptir:
Fransa (UNEF - Union Nationale des Étudiants de France): Fransa'daki en köklü ve güçlü öğrenci sendikalarından biridir. Üniversite yönetimlerinde, harç politikalarında ve öğrencilerin sosyal haklarında doğrudan pazarlık hakkına sahiptir.
İngiltere (NUS - National Union of Students): Birleşik Krallık'taki yüzlerce üniversite öğrenci temsilciliğini tek çatı altında toplayan devasa bir federasyon/sendika yapısıdır.
İskandinav Ülkeleri (İsveç - SFS, Norveç - NSO): İskandinavya'da öğrenci sendikaları devlet ve üniversite yönetimleri nezdinde resmi olarak tanınan paydaşlardır; öğrencilerin konut, eğitim ve yaşam koşullarını doğrudan müzakere ederler.
Türkiye'de öğrenciler resmi olarak valiliklere tüzük verip sendika kurma girişiminde bulunabilmekte, ancak mevcut mevzuattaki "çalışan/işçi" tanımı nedeniyle hukuki kapatma davalarıyla karşılaşabilmektedirler. Buna karşın öğrenciler, dernek veya fiili sendikal yapılar üzerinden örgütlenmelerini sürdürmektedir.

Uzun yıllar sendika muhabirliği ve Türk-İş Konfederasyonu Antalya Basın Danışmanlığı yapan biri olarak biz ekleyelim.  
Özellikle 1980 askeri darbesinden sonra oluşan sendikal sistemde çalışanın gözünde sendika sadece ücret pazarlığı yapan kurum haline getirilince ortaya başka bir tablo çıktı. Tabii sendikanın sosyal hak arama özelliği geri planda kaldı. 
Örgütlü toplum iyidir  hatırlayın AKP'nin ilk yıllarında bir " sivil toplum örgütlenme"  furyası başlamıştı. Bir de "açık öğretimden kolay diploma alma"  furyası. Bunların nedeni her iki alanda da ülkemizin yetersiz olması, kapısına dayandığımız Avrupa Birliği'nin bu konuda bizden çalışma istemesiydi.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız