Antalya-COP31-Bağımlılık ve Su Gerçeği!

Antalya-COP31-Bağımlılık ve Su Gerçeği!

Dünyanın İklim Zirvesi Türkiye’de dahası Antalya’da…Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı 9 ile 20 Kasım 2026 tarihleri arasında ilimizde düzenlenecek. Zirvenin mottosu belli: “Hep Birlikte Daha Temiz Bir Geleceğe”... Peki biz bu zirveye dahası bağımlılıkların çevresel etkilerine hazır mıyız, hazırlıklı mıyız? Nasıl mı? Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, tütün üretimi ve tüketimi her yıl yaklaşık 80 milyon ton karbondioksit emisyonuna yol açıyor. Bu miktarın, yaklaşık 17 milyon benzinli aracın yıllık emisyonuna eşdeğer olduğu belirtiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 3,2 milyon hektar tarım arazisi tütün yetiştiriciliği için kullanılırken tütün üretiminde yılda 22 milyar ton su tüketiliyor. Türkiye'de yılda 150,4 milyar adet sigara tüketilmesi, sigara izmaritlerinden kaynaklanan çevre kirliliğe yol açıyor.
Sevgili okurlar; çevre koruma, suyumuza sahip çıkma sadece basit birkaç önlemle olmuyor… bağımlılıklar bile çevre ve ekosistem üzerinde ciddi tahribatlara sebep olabiliyor.  Yani bağımlılık sadece insan sağlığına değil suyumuza, çevremize kısacası dünyamıza da zarar veriyor.  
Bağımlılık; yalnızca bir kişinin kendine zarar vermesi değildir. Bir kişinin ötesinde, toplumun da ciddi şekilde zarara uğratır. Yani; bağımlılık aynı zamanda uçan kuşu, yüzen balığı, ormandaki ağacı, kırdaki çiçeği de ilgilendiriyor. Yani bağımlılıklar sadece insana değil, topluma, çevreye ve tabiata da zarar veriyor. Dolayısıyla bağımlılıklar sadece bireyin, toplumun ya da sosyolojinin meselesi değil, ekolojinin de meselesi. 
Kafanız  karıştı değil mi? Gelin bunu rakamlarla ortaya dökelim… Günümüzde tütün endüstrisi yılda yaklaşık 80 milyon ton karbon emisyonuna neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, tütün üretimi ve tüketimi her yıl yaklaşık 80 milyon ton karbondioksit emisyonuna yol açıyor. Bu miktarın, yaklaşık 17 milyon benzinli aracın yıllık emisyonuna eşdeğer olduğu belirtiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 3,2 milyon hektar tarım arazisi tütün yetiştiriciliği için kullanılırken tütün üretiminde yılda 22 milyar ton su tüketiliyor. Küresel ormansızlaşmanın yüzde 5'i de tütün üretimiyle ilişkilendiriliyor. Türkiye'de yılda 150,4 milyar adet sigara tüketilmesi, sigara izmaritlerinden kaynaklanan çevre kirliliğinin boyutlarına da işaret ediyor.
Sadece tütün mü alkol de çevreye zararlı…Rakamlara devam edelim isterseniz. Bir litre alkollü içecek üretimi için 9 ila 22 litre su kullanılıyor. Keza uyuşturucu da çevreye çok zararlı. Avrupa'da gerçekleştirilen araştırmalara göre, bir kilogram sentetik uyuşturucu üretiminde yaklaşık 25 ila 43 kilogram kimyasal atık ortaya çıkıyor.

Geçtiğimiz günlerde; “Atık Sulardaki Psikoaktif Maddelerin Çevreye Etkisi Araştırması” yayınlandı. Araştırma kapsamında İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Hatay, Samsun ve Trabzon'da bulunan yedi farklı atık su arıtma tesisinden toplam 98 numune analiz edildi. Çalışmada dokuz farklı psikoaktif maddenin insan vücudunda işlenmesiyle oluşan kalıntıları incelendi ve yapılan analizlerle arıtma süreçlerinin etkinliği değerlendirildi. Araştırma sonuçları, biyolojik arıtmanın psikoaktif maddelerin atık sulardan uzaklaştırılmasında önemli bir rol oynadığını gösterdi. Biyolojik arıtma uygulanan tesislerde incelenen maddelerin yüzde 82 ila yüzde 100'ü sudan uzaklaştırılırken biyolojik arıtma bulunmayan tesiste bu oranların belirgin şekilde daha düşük olduğu belirlendi.
Yani su, doğa, çevre meselesi sadece birkaç eylemle birkaç toplantıyla çözülecek bir konu değil. İnsanların kullandığı bağımlılıklar bile farkında olmadan çevremize, iklimlere, doğaya suyumuza yani geleceğimize zarar veriyor. 
Kıssadan hisse; sigara-alkol kullanırken bi de bu gözle bakın…
sevgi&saygı
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız