Başkan Nixon'ın Beyaz Saray'dan İstifasına Yol Açan Skandala Rahmet Okutan Gelişmeler
John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi (Kennedy Center), 8 Eylül 1971 tarihinde kapılarını açmıştı... Açılış, "West Side Story"nin bestecisi Leonard Bernstein'ın bu özel etkinlik için bestelediği "Mass" adlı eserinin dünya prömiyeriyle gerçekleştirilmişti... Amerikalı mimar Edward Durell Stone tarafından tasarlanan kompleks, toplam altı aşamaya sahiptir. Bunlar: Üç ana tiyatro, opera binası, konser salonu ve Eisenhower Tiyatrosu... En büyük oditoryum, ulusal bir anıt olarak belirlenen konser salonudur; akustiği istisnai ve harika olarak kabul edilir... ABD Başkanı Trump buraya adını veremediği için Kültür Merkezi'ni ne yazık ki yıkmaya çalışmaktadır... 2025 yılında, merkezin yönetim kurulunun kompleksi Donald J. Trump ve John F. Kennedy Anma Sahne Sanatları Merkezi olarak yeniden adlandırdığı duyuruldu. Ancak, Kongre onayı almamış olan bu isim değişikliği bazıları tarafından sorgulandı. 2026 yılının başlarında Başkan Donald Trump, merkezin iki yıllık bir tadilat için yaz aylarında kapatılacağını duyurdu. Merkezin adlandırılması ve olası kapanışı konusunda aylarca süren hukuki tartışmaların ardından, merkezin yönetim kurulu Eylül ayında, büyük ölçüde sahne sanatları mekanı olarak faaliyetini durdurmuş olan tesisi kapatma kararı aldı.
KÜRESEL UYUŞTURUCU MADDE ÖLÜMLERİ
Almanya'da geçen yıl 10 tonun üzerinde kokain ele geçirildi. Bunun üçte ikisi Almanya'daki limanlarda yakalandı. Uyuşturucu kullanımı 2 bin 150 kişinin de hayatına mal oldu. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre dünya genelinde uyuşturucu kullanımı nedeniyle her yıl yaklaşık 200 bin kişi hayatını kaybetmektedir...
PETROL KITLIĞI EN ÜST SEVİYEDE
Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Boru Hattı bu hafta tamamen devre dışı kaldı ve kapasitesi bir ay veya daha uzun bir süre kısıtlı kalacak; bu durum Riyad'ı hızla Hürmüz'deki "karanlık ticaret"e (gizli sevkiyatlara) yöneltirken, motorin fiyatları varil başına 220 doların üzerine çıktı. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'nı kapatması milyonlarca varil arz eksikliğine yol açabilir.
İSRAİL'E TEPKİLER BÜYÜYOR
İrlanda, Gazze'deki soykırıma rağmen İsrail'in yarışmasına izin verilmesi nedeniyle 2027 Eurovision müzik yarışmasını ikinci kez boykot edeceğini duyurdu.
Çok sayıda imza kampanyası ve boykot tehdidine rağmen, Eurovision'u düzenleyen kurum olan Avrupa Yayın Birliği (EBU); Rusya'yı Ukrayna'yı işgali nedeniyle 2022'de yarışmadan men etmişken, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye yönelik aralıksız saldırılarına karşın 2025'te yarışmasına izin vermişti.
İrlanda; Hollanda, İspanya, Slovenya ve İzlanda ile birlikte, EBU'nun İsrail'in Gazze'deki soykırıma rağmen 2026 yarışmasında yer almaya devam edeceğini teyit etmesinin ardından Eurovision'u boykot edeceğini açıklamıştı.
Söz konusu yarışma, 2003'ten bu yana en düşük katılımcı sayısı olan 35 ülkeyle Viyana'da gerçekleştirilmişti.
İrlanda kamu yayıncısı RTÉ, 17 Eylül 2026 Perşembe günü yaptığı açıklamada; insani kriz ve "Gazze'de yaşanan korkunç ve süregelen can kayıpları" nedeniyle 2027 Eurovision yarışmasını bir kez daha boykot edeceğini duyurdu.
RTÉ ayrıca, "uluslararası gazetecilerin bölgeye bağımsız erişiminin engellenmeye devam etmesinden duyduğu derin endişeyi" de dile getirdi.
İrlanda, Hollanda'nın ardından 2027 Eurovision Şarkı Yarışması'nı boykot eden ikinci ülke oldu.
2027 yarışması, Mayıs ayında Bulgaristan'ın Burgaz kentinde düzenlenecek.
Janine di Giovanni, şu anda bir savaş suçları dokümantasyon kuruluşu olan The Reckoning Project'in İcra Direktörü olarak görev yapan Amerikalı bir yazar, gazeteci ve savaş muhabiridir.
"Eğer bir bomba Ukrayna'daki bir hastaneye isabet ederse...Avrupa Birliği Yöneticisi Alman Ursula von der Leyen bunu savaş suçu olarak nitelendirir... Ama Gazze'ye birçok bomba düştüğünde, İsrail kendini savunma hakkına sahiptir...İsrail asla eleştirilmez..." — Janine di Giovanni Batı'nın ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor...
YASADIŞI GENELEV İMPARATORLUĞU'YLA GİZLİ DOSYALAR AÇIKLANSIN TALEBİ
İsrail'in sponsoru Rothschild Ailesi'ne yakınlığıyla tanınan Ghislaine Maxwell ve ortağı Jeffrey Epstein'ın kurduğu yasadışı genelev imparatorluğuyla ilgili Federal Bureau of Investigation ve Central Intelligence Agency gibi kuruluşların elindeki gizli dosyaların gizliliği bir türlü kaldırılmadı... Ghislaine Maxwell ve ortağı Jeffrey Epstein'ın kurduğu yasadışı genelev imparatorluğu 600 milyon dolarlık bir serveti biriktirmişti... Ghislaine Maxwel'in babası Robert İsrail'in nükleer sırlarını tüm dünyaya açıklayan Mordehay Vanun'nun Avrupadan İsrail'e kaçırılmasında rol oynamıştı... Mordehay Vanunu, 1986 yılında İngiliz Sunday Times gazetesine İsrail'in gizli nükleer silah programını açıklamasının ardından 30 Eylül 1986 tarihinde Roma'da Mossad ajanlarınca bayıltılarak İsrail'e kaçırılan ve vatana ihânet suçundan yargılanıp 18 yıl hüküm giyen İsrailli nükleer teknisyendir.
Donald Trump ve Epstein 15 yıl boyunca çok yakın arkadaştılar... İsrail Başbakanı Netanyahu, Jeffrey Epstein ile İsrail eski Başbakan Ehud Barak arasındaki "alışılmadık derecede yakın ilişkinin", Epstein’ın İsrail ajanı olduğu iddialarını desteklemediğini iddia etmişti...
ABD Adalet Bakanlığı ve soruşturma raporlarına göre Jeffrey Epstein'in kurbanlarının sayısının en az 1.000 kadın ve çocuk olduğu tahmin edilmektedir...
Çocuk yaşta kızları seks kölesi olarak zenginlere kiralayan Jeffrey Epstein'ın mağduru Virginia Giuffre'nin (1983-2025) ailesinden doğrudan alıntılar:
"Belgeler neden yayınlanmıyor? Başkan Trump'ın kız kardeşimizi anarak Virginia'nın Mar-a-Lago'dan 'kaçırıldığını' bildiğini söylemesi şok ediciydi. O Epstein tarafından 'kaçırılmadı'. 2000 yılında orada çalışırken Ghislaine Maxwell tarafından Mar-a-Lago'da avlandı. Biz ve kamuoyu cevaplar talep ediyoruz; hayatta kalanlar bunu hak ediyor."
"Virginia yetkililerle iş birliği yaptı. Ölüm tehditlerine, çocuklarının ve ailesinin hayatına yönelik tehditlere, mali yıkıma katlandı ve fiziksel ile zihinsel sağlığı yok edildi. Asla pes etmedi; gücüyle diğer hayatta kalanları cesaretlendirerek öne çıkmalarını umuyordu."
"Kızımın intihar etmesi imkânsız. Birileri ona ulaştı.Onu öldürdüler! Susturdular!" — Sky Roberts, Virginia Giuffre’nin babası...
Trump, Amerika'nın Tüm Dünyayı Sonsuza Kadar Koruyamayacağını Söyledi. İspanya Başbakanı Sánchez Trump'a Sert Bir Karşılık Verdi! Başkan Donald Trump, ABD'nin tüm dünyayı süresiz olarak korumasının beklenmemesi gerektiğini savunurken, İran harekatını eleştirenleri kendi enerji ihtiyaçlarına bakmaları konusunda uyardı. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise Washington'ın İran'a karşı yasadışı bir savaş başlattığını ve bunun bedelini her yerde ailelerin ödemesine izin verdiğini söyledi. Sanchez, Orta Doğu'ya düşen her bombanın hane halkının cüzdanını vurduğunu, çatışmanın Amerika dahil olmak üzere dünyanın her yerinde petrol ve yakıt fiyatlarını yükselttiği konusunda uyardı ve ABD güçlerinin harekat için İspanyol üslerini kullanmasına izin vermeyi reddetti. Trump, İspanya'ya karşı ticari misilleme tehdidinde bulunurken, petrol fiyatları savaşın başlamasından bu yana önceki seviyelerin çok üzerine çıktı.Bu çatışma, Washington ile bir Avrupa müttefiki arasında yaşanan en sert kamuoyu tartışmalarından biri oldu.
ABD Başkanı Richard Nixon'ı 1972-1974 arasındaki haberleriyle istifa ettiren Washington Post Gazetesi haberi: Pentagon'un kamuoyuna açıkladığından daha fazla Amerikan askeri, İran ile savaşta hayatını kaybetti... Habere göre, ABD ordusu, İran'la yaşanan çatışmalarda bölgedeki çeşitli üslerde görev yapan en az 22 askerini kaybetti. Bu sayı, Pentagon'un kamuoyuna yaptığı resmi açıklamalarda yer alan 18 asker kaybından daha fazla sayıda askerin hayatını kaybettiği anlamına geliyor.
ABD HALKI BU KIŞ ISINMAK İÇİN KAMYON KAMYON PARA HARCAMAK ZORUNDA KALACAK
Dizele çok benzeyen bir yakıt olan kalorifer yakıtının fiyatı, 28 Şubat'ta İran'da savaşın başlamasından bu yana yaklaşık %60 oranında arttı. "Pek çok Amerikalı, 'çok daha pahalı' bir kışa doğru ilerliyor...
TRUMP YÜKSEK FİYATLAR VE YÜKSEK ENFLASYON NEDENİYLE SUÇLAYABİLECEĞİ GÜNAH KEÇİSİ ARIYOR VE BULAMIYOR
Trump: “Dünyada dizel fiyatlarının artışına esas olarak İran değil, Rusya-Ukrayna Savaşı neden oluyor.”
Uluslararası Enerji Ajansı: Basra Körfezi'nde bekletilen dizel miktarı, Rusya kaynaklı arz kaybının (savaş öncesi döneme kıyasla) üç katı büyüklüğünde. Yani petrol kıtlığının nedeni Ukrayna-Rusya savaşı değil, petrol kıtlığının nedeni ABD-İran savaşıdır...
Moody’s: Trump’ın İran Savaşını Başlatmasından Bu Yana ABD’li Enerji Tüketicileri 121 Milyar Dolar Fazladan Harcama Yaptı!
Analize göre, enerji için yapılan bu hane başına 930 dolarlık ek harcamayla birlikte, savaş kaynaklı yüksek fiyatların yol açtığı toplam maliyet 1760 dolar seviyesine yaklaşıyor.
Trump'ın İran'la savaşının üzerinden 6 aydan fazla zaman geçti ve sonu görünmüyor. Amerikalı aileler bu savaşın bedelini benzin istasyonlarında ve marketlerde ödüyorlar ve bu pahalı savaşın faturasını ödemeye devam edemezler.
Yakın zamanda yayımlanan bir ekonomik analiz, Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü yasa dışı savaşın —yalnızca enerjiye yapılan toplam 121 milyar dolarlık ilave harcama da dahil olmak üzere— çatışmanın sekiz aydan kısa bir süre önce başlamasından bu yana ABD'li tüketicilere hane başına ortalama 1.760 dolara mal olduğunu tahmin ediyor.
Trump'ın Şubat ayında Kongre onayı olmaksızın başlattığı bu savaş, İran'ın ABD saldırılarına Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini durdurarak karşılık vermesiyle birlikte dünya genelinde enerji fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı.
Moody’s Analytics'in tahminlerine göre, savaşın başlamasından bu yana ABD'li tüketiciler enerjiye 121 milyar doların üzerinde —veya hane başına 930 dolar— fazladan harcama yaptı; bu tutar, çatışmanın yol açtığı toplam ek maliyetlerin yarısından fazlasını oluşturuyor.
Moody’s Baş Ekonomisti Mark Zandi, 16 Eylül 2026 Çarşamba günü yayınlanan bir röportajda CNBC'ye yaptığı açıklamada, bu analizin "tüketicilerin ciddi bir finansal baskı altında olduğu" gerçeğini yansıttığını belirtti.
Analiz ayrıca, ortalama bir ABD hanesinin savaşın neden olduğu yüksek faiz oranları nedeniyle fazladan 425 dolar, artan askeri harcamalar nedeniyle ise 405 dolar harcadığını ortaya koyuyor; Zandi, CNBC'ye yaptığı açıklamada bu askeri harcama maliyetinin ya ulusal borcun artırılması ya da vergilerin yükseltilmesi yoluyla karşılanacağını ifade etti.
Quincy Institute for Responsible Statecraft'ta jeoekonomi alanında kıdemli araştırmacı olan Karthik Sankaran, 17 Eylül 2026 Perşembe günü yayımlanan bir analizde; Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik bir liman kentini ele geçirmesi ve bir Suudi petrol boru hattına düzenlenen insansız hava aracı saldırısı dahil olmak üzere Orta Doğu'daki son gelişmeler göz önüne alındığında, ABD'li enerji tüketicilerinin rahatlamasının epey zaman alabileceğini açıkladı...
Sankaran, dünya genelindeki ülkelerin enerji şoklarına karşı kendilerini korumak adına ellerinde, savaşın başındakine kıyasla çok daha az seçenek bulunduğu konusunda uyarıda bulundu. Sankaran, "Tankerlerdeki deniz yoluyla depolama stokları tükendi; ABD Stratejik Petrol Rezervi yaklaşık 130 milyon varil petrolü piyasaya sürdü ve dünyanın en büyük ithalatçısı Çin, Haziran ayındaki 6 milyon varillik düşük seviyeden günlük 7,2 milyon varil seviyesine çıkarak ithalatını artırıyor," ifadelerini kullandı. Sankaran, yüksek enerji fiyatlarının Amerikalılar için ne kadar rahatsız edici olsa da, durumun Küresel Güney'de çok daha vahim olduğuna dikkat çekti. Sankaran durumu şöyle açıkladı: "Motorin fiyatlarındaki ani artışın, Küresel Güney'deki ülkeleri özellikle sert bir şekilde etkilemesi muhtemel. Motorinin enerji yoğunluğunun yüksek olması; kamyon, otobüs ve tarım makinelerinin çalıştırılmasında kullanılmasını sağlıyor ve bu da onu, bireysel araç sahipliğinin çok daha az yaygın olduğu yoksul ülkelerdeki en önemli yakıt haline getiriyor."
CNN'in 15 Eylül 2026 Salı günü yayımladığı bir haberde; yüksek yakıt fiyatlarının Suriye, Guatemala, Fransa, Portekiz ve Filipinler dahil olmak üzere dünya genelinde protestolara yol açtığı vurgulandı. CNN, Suriye'deki protestoların özellikle şiddetli geçtiğini belirterek, göstericilerin Pazar günü "Haseke-Deyrizor otoyolunu kapattığını, burada lastikler yaktığını ve petrol tankerlerini durdurduğunu" aktardı.
Küresel çatışma izleme kuruluşu Armed Conflict Location and Event Data (ACLED) bünyesinde Suriye analisti olarak görev yapan Muaz Al Abdullah, CNN'e verdiği demeçte; "yakıt bulunabilirliği sorunları, artan fiyatlar, düşen alım gücü ve yetersiz hizmetlerin halktaki hoşnutsuzluğu biriktiren nedenler olduğunu" ve bunların, ülkenin enerji bakanının görevden alınması yönündeki taleplere yol açtığını söyledi.
Başkan Donald Trump, en büyük oğlu Donald Trump Jr.'ın, Bahamalar'daki gösterişli düğün kutlamalarının masraflarını karşılayan nüfuzlu Rus iş insanı Umar Kremlev'e geri ödeme yaptığını açıkladı. Söz konusu lüks partilere yönelik yoğun siyasi incelemeler ve Kongre soruşturmaları sürerken, Don Jr.'a yakın bir kaynak da bu geri ödemenin gerçekleştiğini doğruladı. Peki, bu sıradan bir geri ödeme mi, yoksa Kongre'de artan etik baskılar karşısında bir hasar kontrolü hamlesi mi?
ABD Dışişleri Bakanlığı altı Orta Doğu ülkesindeki Amerikalılar için güvenlik uyarıları yayınlarken, İran silahlı kuvvetleri de en yüksek alarm seviyesine geçti.ABD Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu genelinde gerilimin hızla tırmanması ve öngörülemeyen güvenlik riskleri nedeniyle bölgedeki Amerikan vatandaşları için kapsamlı seyahat ve güvenlik uyarıları yayımladı. Bölgesel askeri hareketliliğin zirveye ulaştığı bu süreçte, İran silahlı kuvvetlerinin de en yüksek alarm seviyesini temsil eden "Kod 100" durumuna geçtiği rapor edilmektedir.
ABD Büyükelçiliklerinin Adımları: Irak, Lübnan, Kuveyt ve Bahreyn başta olmak üzere bölgedeki birçok ABD diplomatik temsilciliği koordineli güvenlik mesajları paylaştı.
Üç kez Oscar ödülü adaylığı elde eden oyuncu Woody Harrelson, Donald Trump hakkında verdiği ve ABD'nin onun başkanlığında "geriye gittiğini" söylediği dobra röportajın ardından viral oldu.
Film yıldızı Jim Carrey, Donald Trump'ı eleştirmekten hiçbir zaman çekinmedi. Trump'la röportajlar, siyasi içerikli sanat çalışmaları ve mizah yoluyla alay etti; hatta yeniden gündeme gelen bir videoda onu ikinci el araba satıcısına benzettiği görülüyor.
Mesajın kendisi, pek çok Amerikalının paylaştığı bir eleştiriyi yansıtıyor: Trump ülkeyi daha güçlü kılma sözü vermişti; ancak liderlik tarzı çoğunlukla kutuplaşmaya, kurumlara yönelik saldırılara ve siyasi rakiplerin sürekli olarak düşman gibi gösterilmesine dayandı.
Bir başkan, ne pahasına olursa olsun bir anlaşmayı daha bitirmeye çalışan bir satıcı gibi davranmamalıdır. Liderlik; dürüstlük, itidal, demokratik sınırlara saygı ve alınan kararların sonuçlarını üstlenme sorumluluğunu gerektirir. Her mahkeme kararının, seçim sonucunun, haberin veya bağımsız kurumun yalnızca tek bir kişinin işine geldiği durumlarda meşru sayıldığı bir ortamda Amerika birlik içinde kalamaz.
Carrey'nin "ikinci el araba satıcısı" benzetmesi yerinde bir tespit; zira Trump, politikaları bizzat eleştirdiği sorunlara katkıda bulunsa bile, kendisini sürekli tek çözüm yolu olarak pazarlıyor.
Vaat, "Amerika'yı Yeniden Büyük Yapmak"tı. Amerikalılar, Trump'ın bir yenilenme mi sağladığına yoksa ülkeye giderek daha pahalıya mal olan bir hayal mi sattığına karar vermelidir.
ABD bugün daha mı güçlü; yoksa sadece daha bölünmüş, güvensiz ve yorgun bir halde mi?
Trump'ın öfke nöbetiyle kanalı Beyaz Saray'dan men etme kararının ardından CNN'den sert karşılık!
Haber kanalı; Trump'ın CNN, MS NOW ve POLITICO'yu Beyaz Saray'dan "men ettiğine" dair duyurusuna meydan okuyan bir açıklamayla yanıt verdi.
Kanal, Trump'ın otoriter eğilimlerine karşı dik durma sözü verirken, yasal yollara başvurma tehdidini de üstü kapalı bir şekilde dile getirdi.
Basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "CNN, Beyaz Saray ekibinin ve onların adil ve doğru haberciliğinin sonuna kadar arkasındadır. ABD Anayasası uyarınca, hükümetten herhangi bir engel veya müdahale olmaksızın bu haberciliği yapma hakkına sahibiz. Başkan Trump'ın tehdit ettiği yasak hayata geçirilirse, bu durum, söz konusu temel ve anayasal güvence altındaki hakka yönelik yasa dışı bir saldırı teşkil edecektir."
Satır araları okunduğunda; Trump'ın geçmişte uygulamaya çalışıp başarısız olduğu bu "yasak" girişimi, sadece bir Truth Social paylaşımı olmanın ötesine geçip gerçeğe dönüşürse, Beyaz Saray'a karşı derhal yasal işlem başlatılacağına dair açık ve net bir tehdit görülüyor.
Trump'ın, özgür basına yönelik bu açıkça yasa dışı saldırısı ve koruyacağına yemin ettiği Anayasa'yı ihlali karşısında yanına kâr kalmasına izin verilemez!
EN ÇOK BEKLENEN FİLMLER:
Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun/ Yüksel Aksu
Heart of the Beast / David Ayer
Gold Mountain / Ang Lee
Thrilla in Manila -The Battle of Manila / Ang Lee
Ebenezer / Ti West
Digger / Alfonso Cuarón
Artificial / Luca Guadagnino
Tony / Matt Johnson
Ink / Danny Boyle
The Passion of the Christ: Resurrection (The Resurrection of the Christ) / Mel Gibson
Narnia: The Magician's Nephew / Greta Gerwig
Spaceballs: The New One / Josh Greenbaum
Gatto / Enrico Casarosa
What Happens at Night / Martin Scorsese
Miami Vice '85 / Joseph Kosinski
The Beatles – A Four-Film Cinematic Event / Sam Mendes