Akdeniz Gerçek | Asayiş | Mersin'de 12 Yaşındaki Eyüp Can Cinayete mi Kurban Gitti? Sır Ölümde Bilirkişi Noktayı Koydu

Mersin'de 12 Yaşındaki Eyüp Can Cinayete mi Kurban Gitti? Sır Ölümde Bilirkişi Noktayı Koydu

Mersin'in Anamur ilçesinde 12 yaşındaki Eyüp Can Güner'in pasajda ölü bulunmasına ilişkin davada dosyaya giren bilirkişi raporu, cinayet şüphesini güçlendirdi. Raporda, küçük çocuğun 4 metrelik boşluktan kendi kendine düşmediği, olayın ancak "bedenin üst tarafına önden alacağı basınç" ile gerçekleşebileceği vurgulandı.

Mersin'in Anamur ilçesinde 12 yaşındaki Eyüp Can Güner'in pasajda ölü bulunmasına ilişkin davada dosyaya giren bilirkişi raporu, cinayet şüphesini güçlendirdi. Raporda, küçük çocuğun 4 metrelik boşluktan kendi kendine düşmediği, olayın ancak "bedenin üst tarafına önden alacağı basınç" ile gerçekleşebileceği vurgulandı.

Mersin'de 12 Yaşındaki Eyüp Can Cinayete mi Kurban Gitti?  Sır Ölümde Bilirkişi Noktayı Koydu
KAYNAK: İHA
FOTOĞRAF: Haber merkezi

Mersin’in Anamur ilçesinde 12 yaşındaki Eyüp Can Güner'in bir pasajda ölü bulunmasına ilişkin davada, mahkemeye sunulan kapsamlı bilirkişi raporu olayın seyrini değiştirebilecek bulgular ortaya koydu. Raporda, maktulün 4 metreden düşmesinin ancak "bedenin üst tarafına önden alacağı basınç" ile mümkün olabileceği belirtilerek, çocuğun fiziki bir müdahaleyle itilmiş olma ihtimaline dikkat çekildi.

Olayın Geçmişi ve Yargılama Süreci

29 Temmuz 2025 tarihinde sabaha karşı Saray Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerindeki Osman Sinanoğlu Pasajı'nda meydana gelen olayda, dönercide çalışan 12 yaşındaki Eyüp Can Güner, 24 yaşındaki N.U. tarafından kovalanmasının ardından zemin katta ölü bulunmuştu. Güvenlik kameralarına da yansıyan kovalamaca sonrasında gözaltına alınan sanık N.U., "ihmali davranış sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Anamur Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dördüncü duruşmasında, mahkeme heyetinin adli tıp, adli fizik ve olay yeri inceleme uzmanlarından talep ettiği birleştirilmiş rapor dava dosyasına girdi. Duruşmaya SEGBİS sistemi üzerinden katılan sanık N.U., çocuğu pasajda görmediği yönündeki önceki savunmalarını tekrarladı.

Raporda Çarpıcı Tespitler: "Tıkırtı Değil, Şiddetli Ses"

Dosyaya eklenen heyet raporunda, maktulün iş merkezinin giriş katından 4 metre yükseklikten, sırtı bina iç tarafına dönük şekilde boşluğa düştüğü saptandı. Çocuğun düşme esnasında önce tabelaya, ardından baş üstü beton zemine çarptığı ve ölümün yüksekten düşme mekanizmasıyla tıbben uyumlu olduğu vurgulandı.

Rapordaki en kritik tespit ise düşmenin dinamiğine yönelik oldu. Çocuğun 2.8 saniye içinde hızla düşmesinin, ancak "bedenin üst tarafına önden alacağı basınç" ile gerçekleşebileceği kaydedildi. Ayrıca sanığın olay anında sadece ufak bir "tıkırtı duydum" şeklindeki beyanını çürütecek şekilde; 4 metreden beton zemine çakılmanın 90-100 desibel aralığında (motosiklet veya kırıcı matkap sesi şiddetinde) yüksek bir ses yaratacağı bilimsel olarak ifade edildi.

"Oğlum İtilerek Öldürüldü"

Bilirkişi raporunun mahkemede okunmasının ardından söz alan müşteki avukatı Gurbet Bilbay, maktulün boyunun 1.50 metre, bulunduğu yerdeki korkuluğun ise 90 santimetre olduğuna dikkat çekti. Bilbay, rapora göre de dışarıdan bir basınç (itme) eylemi olmadan çocuğun kendi kendine o boşluktan düşmesinin fiziken imkânsız olduğunu belirtti.

Olay günü sanığın oğlunu ısrarla kovaladığını belirten anne Güllü Can ise mahkemedeki beyanında şu ifadeleri kullandı: "Bugün beklediğimiz rapor geldi. Gelen raporlar sonucunda oğlumun, sanık tarafından baskı ile itilerek atılıp öldürüldüğü ortadadır. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Olaya titizlikle yaklaşan tüm yargı mensuplarına teşekkür ederim."

Mahkeme heyeti, tarafların bilirkişi raporuna karşı detaylı beyanda bulunabilmeleri için süre tanıyarak duruşmayı 15 Ekim tarihine erteledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız