Kalleşçe Öldürülen Türk Başbuğları -33
Düşman yine yenilmişti, bu yenilgilerinde de başrolü Mustafa Kemal’in oynadığını biliyorlardı. Düşman açısından, Türk Devleti yıkılmıştı ancak onun küllerinden küçük de olsa yeni bir Türk devleti doğmuştu. İstemeyerek kabullendikleri bu durum hiç hoşlarına gitmemişti.
Mustafa Kemal durmuyordu, savaşı kazanmak onun için bir son değil aksine bir başlangıç idi. Hemen, devlet yönetimi açısından çok hızlı sayılabilecek çalışmalarına başladı. Bu çalışmalarından (konumuz kapsamında) yalnızca kötülüğün güçlerinin bertaraf edilmesine yönelik olanlarını ele alacağız…
SANAYİ KONULARINDA YAPTIKLARI:
Mustafa Kemal sanayileşmenin önemini elbette biliyordu, bu konudaki çalışmalarına başladığında şunu hemen fark etti: Kötülüğün güçleri, kendilerinin yan kuruluşu olan mason teşkilatı ile tıpkı Devlet-i Ali zamanında olduğu gibi sanayi ve ticareti ellerine geçirme ve de yönetme çabası içindeydiler. Mustafa Kemal yeni devletin sınırları içinde ne kadar mason locası varsa hepsini kapattırdı…
Bez ve basma fabrikaları, şeker fabrikaları, bankalar, maden işletmeleri, çeşitli tarım ve sair araç gereç üretimi, demiryolları yapımı gibi pek çok konuda sanki yarış halinde çalışmalar başladı ve başarıldı. Bu başarılanlar arasında birisi var ki, yüreğimiz burkularak hatırlıyoruz. Uçak fabrikası kuruldu, seri uçak üretimine geçildi. O kadar başarılı olundu ki Hollanda 12 adet savaş uçağı siparişi verdi, uçaklar imal edildi ve Hollanda’ya verildi… Sanayi kolunda yapılan bu hızlı gelişmelerin, kendilerinin denetimi ve çıkarları dışında olması kötülüğün güçlerini çok kızdırmıştı.
TÜRK TARİHİ VE TÜRK KÜLTÜRÜ İLE İLGİLİ YAPTIKLARI
Türk halkının okuryazar oranını hızla artırmak gerekiyordu, bu amaca yönelik olarak yeni Türk ABC'si oluşturuldu. Bütün dünya milletlerinin gıpta ettiği kısa bir zaman içinde yeni ABC halk tarafından benimsendi ve okuryazar insan sayımız hızla arttı. ‘Tevhidi Tedrisat Kanunu’ ile eğitim ve öğretim tamamen ulusallaştırıldı. Devlet-i Ali’nin yıkılışında baş etkenlerden, Anadolu’nun pek çok yerinde açılmış olan Misyoner okullarının tamamı kapatıldı ve misyonerler sınır dışı edildi. Bu uygulamalar kötülüğün güçlerinin hiç hoşuna gitmedi, Mustafa Kemal’e iyice kinlenmeye başladılar…
Düşmanlar Müslüman Milletler üzerinde öteden beri sahte dini akımlar oluşturarak, bölme ve birbirine düşürme siyaseti gütmüşlerdir. Müslümanlığın böyle düşmanca emellere alet edilmemesi için bütün sapık, Kuran’a uymayan sözde dini akımlar bertaraf edilerek İslamiyet’in emin ellerde muhafaza edilmesi gerekiyordu. Bu amaçla ‘Diyanet İşleri Başkanlığı’ kurumunu oluşturdu. Kuran’ı Kerim’in Türkçe mealini yazdırarak ve basılıp dağıtılmasını sağlayarak Türk insanının, dinini daha iyi anlamasına yönelik çalışmalar başlattı. Türkçenin yabancı sözcük ve terimlerle kirletilmemesi için ve de Türkçenin en eski ve köklü dil olduğunu bilimce ortaya koyabilmek için ‘Türk Dil Kurumu’nu oluşturdu. Türk Tarihinin insanlarımızca bilinmediğini, o kadar ki yakın tarihimiz olan Devlet-i Ali Tarihinin bile tam anlamıyla bilinmediği gerçeğini ortaya koydu (bilindiği gibi Osmanlı Tarihi bile kapsamlı şekilde Cumhuriyet döneminde yazılmıştır). Okullarda okutulmak üzere, gerçek Türk tarihine ait bilgiler yeni nesillere hatta yetişkinlere bile okutulmaya başlandı. Mustafa Kemal Türk Tarihi çalışmalarına bizzat kendisi de katılmıştır.
DEVAMI VAR