Tepeden Tırnağa Bürokrasiden Siyasetçilere, Herkese Sesleniyoruz

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Tepeden Tırnağa Bürokrasiden Siyasetçilere, Herkese Sesleniyoruz

Çok kıymetli, akıl ve duygu duayeni, emekli bir bürokratımızla birlikte sesleniyoruz. En yukarıda değerli Cumhurbaşkanımıza, Bakanlarımıza, 600 milletvekilimize, yerel kurumlarımız ve kuruluşlarımızdaki tüm bürokratlarımıza, mülki idarelerimize, Sayın Valilerimize ve Sayın Kaymakamlarımıza sesleniyoruz.
Baş döndürücü bir teknoloji yarışı içine giren uluslar dahil, kontrolsüz yatırımcılık anlayışıyla, kontrol dışı bırakılmış vahşi sermayenin havamız, suyumuz, gıdamız ve çevremiz üzerindeki baskıları nedeniyle, rant ve para hırsına teslim olmuş negatif anlayış grupları, insanların doğal ve evrensel hakkı olan kaliteli yaşam dizaynını da bozarak, canlı yaşamının olmazsa olmazı durumundaki flora ve faunaya, ekolojik döngülere zarar veren, ekosistem üzerinde telafisi mümkün olmayan hasarlara yaratan beyaz adam, dünyamızı yaşanmaz hale getirme çabası içindedir.
Bütünüyle bu kısır döngüleri ülkemize, ülkemiz kentlerine, kırsal alanlarımıza baz ettiğimizde, tepeden tırnağa o kadar çok işimiz var ki, duayenimizin de değerli düşüncelerinden hareketle; denizlerimiz, göllerimiz, akar sularımız, toprağımız ve çevremiz yalnızca bizlere ait değildir. Bu değerleri bizler, çocuklarımızdan emanet aldığımız ve korumakla yükümlü olduğumuz kaynaklardır.
Belediyelerimizin görevleri yalnızca yol yapmak, bina yapmak, ruhsat düzenlemek, kaldırım döşemek ve çöp toplamak değildir.
Gerçek belediyecilik; insanın sağlığını korumak, kentin geleceğini ve canlıların yaşam hakkını korumaktır. Su havzalarımız ve su kaynaklarımız üzerindeki muhtemel tehlikeleri önleyerek, insanın temiz ve yeterli suya, temiz gıdaya, temiz çevreye ulaşmasını sağlamaktır. İçinde çevre mühendislerinin, şehir plancılarının, kimya mühendislerinin, biyologların, veterinerlerin, su ürünleri ve ziraat mühendislerinin, ihtiyaç halinde ilgili diğer meslek mensuplarının bulunacağı bir koordinasyon planı çerçevesinde sürdürülebilir bir yapılanmayla, siyasi etkilerden uzak bilimsel çevre kurulları oluşturularak, bu bilgiler ışığında hareket edip il ve ilçelerimizin, kırsalımızın yönetilmesi esas alınmalıdır.
Bu anlayışa dayalı olarak gıdalarımızdan, sularımızdan numuneler alınarak tahlil edilmesi, sonuçlarının şeffaf bir devletçilik anlayışı içinde halkla paylaşılmasına imkân tanınmalıdır. Ayrıca kapatılan Hıfzıssıhha Enstitülerinin yeniden faaliyete geçirilerek insana ve çevreye odaklı anlayışta fabrika ayarlarına dönülmelidir.
Üç tarafı denizlerimiz, akar su ve göllerimiz, kanalizasyon sularımızın ve katı atıklarımızın imha edildiği alıcı ortamlar, çöp ve kirliliklerimizin ötelenmesinde kullanılan çukurlar değildir. Tümü, Anayasa'mızın, diğer mer'i mevzuatın ilgili hükümlerine göre korunması gereken hayat damarlarımızdandır. Ensektisit, herbisit, diğer toksik maddeler ve bilinçsizce kullanılan kimyasal gübreler nedeniyle, topraklarımızın adeta bir kimyasal reaktöre dönüşebilir ihtimali asla unutulmamalıdır. Hiçbir belediye başkanı, çevreye, suya, gıdaya, insan sağlığına zarar verebilecek durumda olan projeyi seçim yatırımı olarak kullanmamalıdır.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız