Tarım ve Orman Bakanımıza Açık Mektup

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Tarım ve Orman Bakanımıza Açık Mektup

Sayın Bakan,
24 yıldan bu yana ülkemiz insanının en büyük şikâyetinin enflasyon ve hayat pahalılığı olduğu malumunuzdur. Bu konuda vatandaş olarak ne yapabileceğimiz hususunda geniş çaplı düşüncelerimizin sonunda, milletimize ve devletimize hizmet etmenin bir vatandaşlık ödevi olduğunu düşünerek bir karar verdim. Ben bir devlet memuru emeklisiyim.
Şayet Bakanlığımızın da bir karar vermesi hâlinde, devletimizden maddi anlamda hiçbir menfaat gözetmeden, yalnızca devletimin bana ödemekte olduğu mütevazı emekli maaşımla hizmete hazırım.
Şöyle ki: Şahsıma 6 aylık, 9 aylık ve bir yıllık süreye dayalı bir yetkinin verilmesi durumunda, var olan bilim kurulu ve teknokratlarımla, işin uzmanlarımla bir dayanışma içinde hazırlayacağımız plan ve projelerle ülke tarımını %70-75 mertebesinde iyileştirerek sebze ve meyve fiyatlarını da ilk 6 ay içinde %10, takip eden aylar içinde %15-%20 seviyelerine kadar iyileştireceğimizi söylemek mümkündür. Bu yolla gıda ithalatımızda da düşüşler yaşanacak, hissedilir derecede döviz kaybının da önüne geçilmiş olacaktır.
Amaç ve hedefimiz, sağlıklı beslenme, yeterli gıdaya ulaşmak olacaktır.
Sayın Bakanım,
Sürekli olarak yaptığımız piyasa araştırmaları sonucunda, piyasalarda ciddi manada bir denetimsizlik ve takipsizlik söz konusudur. Bilgisizlik, cahillik ve merhametsizliğin sonucunda tüketici azami ölçüde zarar görmektedir.
Bu konularda 63 yıllık deneyimlere dayalı çalışmaların sonunda, halkımızın sağlıklı ve yeterli beslenmesi, tarımsal yeterliliğin sağlanması yolunda atılacak adımlar da tespit edilmiştir.
Şayet piyasalar bazında, üretimden tüketim safhasına kadar takipsizliğin, plansızlık ve denetimsizliğin devam etmesi hâlinde, muhtemeldir ki halkımızın yeterli ve sağlıklı beslenme hakkından mahrum edileceği gerçeğinden hareketle, verem, anemisi ve pandemisi başta olmak üzere, korkarız ki yanı sıra birçok sari hastalık vakaları sonucunda güçsüz bir jenerasyon yaratılacağı endişesi hepimizi korkutmaktadır. Zira insanlar çarşıda, pazarda ihtiyacı olan ürünleri alamama infiali içinde olduklarına peyderpey tanık olunmaktadır.
Bu nedenledir ki, bizleri yetiştirip donatan devletimizle iş ve gönül birliği çerçevesinde, ortak akla dayalı projeler üretip uygulayarak toplumumuzu dar boğazlardan koruyabiliriz. Her gün ve her daim tırmandırılan fiyat artışları, toplumumuzda psikosomatik durumlar yaratarak aile birliği müessesesinin zarar görmesine paralel olarak toplumsal huzurun ve güveni üzerindeki sapmalar
devlete de millete de zarar verir hâle gelebilir.
SONUÇ OLARAK:
Mümbit toprakları ve tarım arazileri olan ülkemizde, anayasal hakkımız olan beslenme ögelerinin sürekli dışa bağımlı kılınması, kanla, irfanla kurduğumuz Cumhuriyetimize ve Misak-ı Millî 'ye yakışır şekilde üretim ağı oluşturulması, milletimizin de gururunu yükseltecektir.
Kamuoyu efkâr-ı umumiyesinin taleplerini içeren yazımızın dikkate alınacağı inancıyla, bilgi ve gereğini saygıyla arz ederim.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız