Yeşilçam’ın Yakışıklı Jönü: Tarık Akan
Bazı insanlar vardır, yıllar geçse de unutulmaz.
Bir filmini açarsınız, yine karşınızdadır. Aynı gülüş, aynı bakış, aynı tanıdık yüz…
Tarık Akan.
Yeşilçam’ın yakışıklı jönü…
Bir dönemin gençlerinin hayran olduğu, filmleriyle milyonların hayatına giren Tarık Akan,
Aramızdan ayrılalı tam 10 yıl oldu. 16 Eylül 2016’da, 66 yaşında hayatını kaybetti.
Ama bazı insanlar için 10 yıl çok uzun bir zaman değil.
Çünkü Tarık Akan hâlâ filmlerde.
Hababam Sınıfında, Mavi Boncukta, Canım Kardeşimde…
Sonra başka bir Tarık Akan çıktı karşımıza.
Yakışıklı jönlüğün yanına daha ağır roller, daha toplumsal hikâyeler eklendi. Maden, Sürü, Yol ve Karartma Geceleri gibi filmlerle sinemadaki yerini başka bir noktaya taşıdı.
Bir de hayatının kolay olmayan bir dönemi vardı.
12 Eylül sonrası Almanya’da yaptığı bir konuşma nedeniyle Türkiye’ye dönüşünde tutuklandı, bir süre hücre hapsinde kaldı ve daha sonra beraat etti. Bu yaşadıklarını da yıllar sonra Anne Kafamda Bit Var kitabında anlattı.
Yani Tarık Akan sadece beyaz perdedeki yakışıklı adam değildi.
Kendi düşünceleri, yaşadıkları ve durduğu yerle de bir iz bıraktı.
Olmasa olmazı Antalya…
Tarık Akan’ın Antalya ile ayrı bir bağı vardı. Altın Portakal’da tam 7 kez En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Bu alanda festival tarihinin en fazla ödül alan erkek oyuncusu oldu.
Bugün bir Tarık Akan filmi izlediğimizde belki sadece bir oyuncuyu görmüyoruz.
Eski Türkiye’yi görüyoruz.
Eski sokakları, eski insanları, eski hikâyeleri…
Biraz da kendi geçmişimizi hatırlıyoruz.
İnsan bazen bir filmi izlerken sadece filmi izlemez.
Kendi hayatından bir parçayı da yeniden görür.
Tarık Akan bugün aramızda değil.
Ama filmleri var.
Fotoğrafları var.
Hatıraları var.
Perde kapandı, yıllar geçti. Ama Tarık Akan hâlâ bizimle.