Trump'ın Politikaları Türk Halkına Çin İşkencesine Dönüştü

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Trump'ın Politikaları Türk Halkına Çin İşkencesine Dönüştü

DÜNYA RAPORU:

Türkiye'de 2026'nın ilk 7 ayında ne yazık ki en az 231 kadın erkekler tarafından katledildi...

16 Mayıs 2026 Cumartesi'den bugüne Arnavutluk halkı devasa kalabalıkların toplandığı mitinglerle ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın lüks tatil köyü projesine karşı protestolarını sürdürüyor...94. protesto günü de geride kaldı...İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu'nun sponsoru olan Kushner ailesi (Josh ve Jared Kushner) servetlerini 20 milyar dolar seviyesine ulaştırmıştır...Kushner ailesi İsrail ordusunun yaklaşık 300 bin Filistinliyi yaraladığı ya da öldürdüğü Gazze'de genelev, kumarhane, otel kenti kurabilmek için 2 milyon Filistinliyi buradan başka ülkelere tahliye etmeye çalışmaktadır!  

DONALD TRUMP YÜKSEK ENFLASYONU TEŞVİK EDEN POLİTİKALAR İZLEMEKTEN ÇEKİNMİYOR!

TRUMP'IN POLİTİKALARI TÜRK HALKININ YAŞAM MALİYETLERİNİN REKORLAR KIRMASINA YOL AÇIYOR!

ÖTE YANDAN MEHMET ŞİMŞEK'İN EKONOMİ POLİTİKALARI DAR GELİRLİYİ AÇLIĞA MAHKUM ETTİ.

DAR GELİRLİ ADETA SOĞAN GİBİ SOYULDU!

ASGARİ ÜCRET 14 KAT ARTARKEN SOĞAN FİYATI 37 KAT ARTTI.

Venezuela Yıllık Enflasyon Yüzde 366

Kuzey Kore  Yıllık Enflasyon Yüzde 125

İran  Yıllık Enflasyon Yüzde  110

Sudan  Yıllık Enflasyon Yüzde   97

Küba  Yıllık Enflasyon Yüzde  65

Suriye  Yıllık Enflasyon Yüzde 32

Arjantin Yıllık Enflasyon Yüzde 34

ABD Başkanı Trump'ın Kanada'yla ticaret savaşının Kanadalıların ABD'ne yönelik turizm faaliyetlerini frenlemesine yol açtığı ortaya çıkarken, bu ticaret savaşının Kanada'da 90 bin kişinin işsiz kalmasına yol açacağı da tahmin edildi...Öte yandan Kanada Çin'le ticaretini geliştirme yolları aramaya başladı...

Yeni bir Reuters/Ipsos anketine göre, ABD vatandaşlarının %57'si Donald Trump'ın Kanada'ya ek gümrük vergileri getirmesine karşı...

ABD Stratejik Petrol Rezervi 3,1 milyon varil azalarak 286,6 milyon varile geriledi. Bu, 1982'den bu yana en düşük seviye...

Öte yandan, Suudi Arabistan, İran Savaşı'nın ekonomik göstergelerine zarar vermesi nedeniyle Uluslararası bankalardan 8 milyar dolarlık kredi talep ederken, 2 Eylül 2026'da Türkiye Saatiyle Saat 18'de Brent Petrol Varil Fiyatı 95 dolardı...

Geçen yıl (2025) 27 Ağustos'ta 61 petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Bu yıl (2026), 27 Ağustos'ta 4 petrol tankeri geçti.

ABD ordusu 30  Ağustos 2026 Pazar günü İran'a saldırılar düzenledi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı yakınlarında deniz mayını döşemeye hazırlanan İran fırlatma rampalarını vurduğunu açıklamıştı...Bir aylık bir aradan sonra düzenlenen bu saldırılar üzerine İran da Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Amerikan askeri hedeflerine saldırılar düzenledi.

Hark Adası, İran’ın ham petrol ihracatının yaklaşık %90'ını gerçekleştirdiği en kritik lojistik merkezidir. Bu adaya yapılacak bir saldırı küresel enerji piyasalarını sarsma potansiyeline sahiptir.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan,Trump'ın Haziran ayında savaşı sonlandırma hedefiyle altına imza attığı İslamabad Mutabakat Zaptı'ndaki taahhütlerine yeniden bağlı kalmayı kabul etmesi halinde, İran'ın da derhal buna olumlu karşılık vereceğini söylemişti…

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ABD'ye İslamabad Mutabakat Zaptı taahhütlerine yeniden bağlı kalması için çağrı yapmış, Trump'ın altına imzasını attığı anlaşmaya bağlı kalması halinde yeniden "doğru yola girileceğini" kaydetmişti.
Ancak ilk aşaması 13 haziran 2025 cuma günü başlatılan ABD-İsrail ittifakının İran'a saldırıları halen devam ediyor...ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, ABD savaş uçaklarının Bender Abbas Limanında ve Hürmüz Boğazında İrana ait hedefleri vurduğunu açıkladı. "Bu saldırılar, Devrim Muhafızları'nın son dönemde Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere ve Amerikan askerlerine yönelik saldırı girişimlerinin ardından gerçekleşti" denilen açıklamada, Ortadoğu genelinde 50 binden fazla Amerikan askerinin tetikte beklediği ve "Başkomutanın talimatıyla operasyonlar yürütmeye devam ettiği" aktarıldı. Saldırılarda İran Devrim Muhafızları'na ait füze sahaları, insansız hava aracı merkezleri ve kıyı radar tesislerinin hedef alındığı belirtildi. Operasyonun, uluslararası deniz trafiğine yönelik tehditleri önlemek amacıyla gerçekleştirildiği bildirildi.

İran saldırılara anında yanıt verdi. İran füzeleri ve dronları, bölgedeki ABD üslerine saldırılar gerçekleştirdi.

ABD Başkanı Trump, söz konusu saldırıların, İran'ın, Hürmüz Boğazı'na yeniden deniz mayınları döşeme girişimlerine ve Ürdün'deki Amerikan üssüne 8 füze fırlatmasına karşılık olduğunu iddia etti...Tahran'ı misilleme yapmaması konusunda uyaran Trump, "Eğer başarısız İran devleti, bu son derece haklı saldırıya misilleme yaparsa, çok daha sert ve daha büyük çaplı bir saldırıyla tekrar vurulacak" değerlendirmesini yaptı. İran'a yönelik "en büyük" saldırının halen gerçekleştirilmediğini ifade eden Trump, bu tür bir saldırının İran'a çok büyük tahribat getireceğini söyledi...

Trump, İran'a yönelik, "Eğer misilleme yaparlarsa, çok daha sert bir darbe alacaklar. Bunu tekrar yaparlarsa, artık varlıklarını sürdüremeyecekler," ifadelerini kullandı. İran'ın bugüne kadar anlaşma yolunda doğru adımları atmadığını iddia eden Trump "Bence onlarla yapılacak bir anlaşma, yazıldığı kağıdın değeri kadar etmez. Onlara bugüne kadar pek çok şans verdik," değerlendirmesinde bulundu.

Trump Tahran rejimi ile sağlanacak bir anlaşmanın "umurunda olmadığını" da söyledi. İran'a dönük son saldırılar ve arttırdığı ekonomik baskıyı "Tahran'ı müzakere masasına zorluyor" olarak değerlendiren haberlerin gerçeği yansıtmadığını savunan Trump, böyle bir amacının olmadığını iddia etti.İran rejimi ile bir anlaşma imzalamanın umurunda olmadığını kaydeden ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı üzerinde neredeyse tam anlamıyla kontrolü sağlamakta olduklarını, İran ekonomisinin de tamamen çökmekte olduğunu belirtti."Bu nedenle şu andaki pozisyonumuzu çok daha fazla beğeniyorum" sözleriyle, ateşkes ve müzakereler yerine saldırıları tercih ettiğini belirten Trump, sözlerini şöyle tamamladı: "İran halkı ne zaman ayaklanıp mücadele edecek?"

ABD'ye ağır bedeller ödeteceğiz" açıklamasını yapan İran ordusu ise, "ABD saldırılarını sürdürdüğü müddetçe, daha büyük ve ağır kayıplara katlanmak zorunda kalacak" uyarısında bulundu. İran ise bölgedeki karşılık olarak ABD üslerine füze ve ve dron saldırıları gerçekleştirdi. İran'ın Kuveyt, Bahreyn ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ndeki Amerikan hedeflerine de insansız hava araçları ve füzelerle saldırdığı bildiriliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Şanghay İşbirliği Örgütü Liderler Zirvesi'nden ABD Başkanı Donald Trump'a zeytin dalı uzatmıştı...Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump'ın altına imza attığı İslamabad Mutabakat Zaptı'ndaki taahhütlerine uyma çağrısı yapmıştı..."ABD'nin, aşırı talepleri ve taahhütlerinden cayması sonucunda, Trump tarafından imzalanan belgeye olan bağlılıkları iki haftadan az sürdü" diyen Pezeşkiyan, İran'ın ABD'nin mutabakat zaptı ihlallerine bugüne kadar "orantılı yanıt" verdiğini belirtti. Mesud Pezeşkiyan, Trump'ın Haziran ayında savaşı sonlandırma hedefiyle altına imza attığı İslamabad Mutabakat Zaptı'ndaki taahhütlerine yeniden bağlı kalmayı kabul etmesi halinde, İran'ın da derhal buna olumlu karşılık vereceğini söyledi.
Pakistan arabuluculuğunda müzakere edilen ve Pezeşkiyan ile Trump tarafından imzalanan mutabakat zaptı, ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta, İran'ın eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in de öldürüldüğü saldırılarla başlayan savaşın sona erdirilmesini amaçlıyordu. Nihai barış görüşmelerinin önünü açması hedeflenen mutabakat zaptı, gerilimin yeniden tırmanması ve iki tarafın da birbirlerini mutabakat şartlarını ihlal etmekle suçlaması üzerine geçerliliğini yitirdi.


ALMANYA:  "PETROL FİYATLARININ TAVAN YAPMASINA TRUMP NEDEN OLDU"

Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil, ABD Başkanı Donald Trump'a İran savaşını sona erdirme çağrısı yaptı. Klingbeil, Trump'ın "İran'a sorumsuzca başlattığı savaşa son vermesi gerektiğini" söyledi. Klingbeil, "ABD'ye dahil, verilmesi gereken en önemli mesaj şudur: Bu savaşa artık son verin" diye konuştu. Artan petrol fiyatlarından da Başkan Donald Trump'ı sorumlu tutan Maliye Bakanı Klingbeil, "Suç Donald Trump'ta ve İran'da başlattığı bu sorumsuz savaşta. Bunun sonuçlarını benzin pompalarında hissediyoruz" ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE'NİN SATIN ALDIĞI SAVAŞ UÇAKLARI ÜRETİM HATTINDA

Türkiye’nin Avrupa ülkelerinden satın aldığı Eurofighter Typhoon’ları Üretim Hattında!

Türk Hava Kuvvetleri'nin ileriye dönük planlama belgelerinde, mevcut F-16'ların 2030'lu yıllardan itibaren kademeli olarak devreden çıkartılacağı kaydediliyor.

Türkiye'nin F-35 krizi sonrası öncelikli planı elindeki F-16 envanterini ABD'den alınacak modernizasyon kitleriyle yenilemek üzerineydi.

Ancak Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kasım 2024'te bu projenin ertelendiğini açıkladı.

Güler, envanterdeki F-16'ların modernizasyon projesinin TUSAŞ'a devredildiğini, bunun için ayrılan parayla "40 tane F-16 Blok 70 Viper uçağı alınacağını" söyledi.

Dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kullandıkları savaş uçakları çoğunlukla dördüncü nesil ve ara formül olarak bulunan 4+ nesilden oluşuyor.

F-16'ların en gelişmiş varyasyonları dört ve 4+ nesil olarak kategorilendiriyor.

Eurofighter Typhoon da 4.5 nesil kategorisinde...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya'da kendisine sorulan soruya verdiği tarihi cevap şöyleydi:
Gazeteci: "Terör örgütü olarak tanınan Hamas’ı nasıl kurtuluş örgütü olarak tanımlayabilirsiniz? Türk-Alman ilişkilerini tehlikeye mi atıyorsunuz? Eurofighter talebinizi Almanya kabul edecek mi ?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İsrail binlerce Filistinliyi öldürdü mü? Öldürdü. İbadethaneleri, kiliseleri vuruyor mu? Vuruyor. Ben bir Müslüman olarak bundan rahatsızım. Sen bir Hıristiyan olarak rahatsız olmuyor musun?”
Erdoğan, Eurofighter konusunda da şöyle demişti: “Dünyada savaş uçaklarını üreten sadece Almanya mı? Şu anda insansız savaş uçakları noktasında da Türkiye önde gelen ülkelerden bir tanesi durumuna gelmiştir. Bizi bununla tehdit etmeyin.”
RUSYA UKRAYNA SAVAŞI

ABD istihbaratına göre Rusya, önümüzdeki yıllarda NATO'nun kararlılığını "sınırlı bir saldırıyla" test etmeye yönelebilir. Moskova'nın Ukrayna'ya saldırıları bu yaz yoğunlaşmış, sivil kayıplar artmış ve ABD'nin arabuluculuğundaki barış girişimleri çıkmaza girmişti. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe'ın geçtiğimiz günlere Moskova'ya yaptığı olağan dışı ziyaretin, Rusya'yı NATO müttefiklerine yönelik olası bir saldırı konusunda uyarmak amacı taşıdığı bildirildi. Wall Street Journal, CBS News ve Politico'nun isimsiz kaynaklara dayandırdığı haberlerine göre Ratcliffe, ABD istihbaratının "Rusya'nın NATO'nun kararlılığını test edebileceği" yönündeki değerlendirmeleri üzerine Rusya'ya açık bir uyarı iletti. ABD basını, uyarının özellikle Baltık bölgesindeki NATO üyelerine yönelik olası bir tırmanma ihtimaline odaklandığını aktardı. Politico'ya göre Ratcliffe ayrıca, Kremlin'den İran'a sağladığı askeri ve mali desteği azaltmasını istedi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise yaptığı açıklamada, "Rusya'nın Odessa ve çevresine yönelik güdümlü hava bombardımanları ve insansız hava araçları ile saldırıları devam ediyor. Binlerce aile elektriksiz kaldı... Romanya ile olan bir sınır geçişi ve ihracat altyapısı kasıtlı olarak tahrip edildi" sözlerini kaydetti.
RUSYA LİDERİ PUTİN ERMENİSTAN'IN AVRUPA BİRLİĞİ ÜYESİ OLMASINA BİR KEZ DAHA KARŞI ÇIKTI

Putin, Ermenistan ile stratejik ortaklık ve müttefiklik ilkelerine dayalı dostane ve karşılıklı faydayı sağlayan ilişkilerin geliştirilmesinden yana olduklarını belirterek, "Bu, Ermeni halkının ve Rusya'nın temel çıkarlarına hizmet ediyor ve iki halkın tarihi kökleriyle örtüşüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Putin, Rusya'nın, yüzde 30'luk payla Ermenistan'ın hem en büyük ticari hem de ekonomik ortağı ve ekonomisinin önemli yatırımcılarından biri olduğunu kaydederek, "Bu yılın ilk yarısında ikili ticaret hacmi 2,5 milyar dolara ulaştı. Sanayi, tarım, madencilik, barışçıl nükleer enerji, ulaşım ve dijital ekonomi alanlarında karşılıklı yarar sağlayan projeler yürütülüyor." ifadesini kullandı.

Ukrayna, Arnavutluk ve Ermenistan Avrupa Birliği'ne üye olmak isteyen ülkeler arasında…
ALMANYA RUSYA GERGİNLİĞİ

Alman ordusu Bundeswehr 2035 yılına kadar aktif asker sayısını 260 bine çıkarmayı hedefliyor. İktidardaki Hristiyan Birlik-Sosyal Demokrat (CDU/CSU-SPD) koalisyonu savunmaya devasa bir fon ayırarak yıllardır küçültülen ve savaş yeteneğini yitiren Alman ordusunu yeniden güçlendirmeye çabalıyor.

Almanya'daki Leipzig-Halle Havalimanı'nda 4 Ağustos 2026'da Ukrayna'ya ait bir nakliye uçağının yakınında patlayıcı düzeneği içerdiği değerlendirilen İHA bulunmuştu.Leipzig'de patlayıcı yüklü bir İHA'nın, Ukrayna'ya ait kargo uçaklarının bulunduğu alanın yakınında tespit edilmesi ve güvenlik güçlerin bir robot kullanarak patlayıcıyı etkisiz hâle getirmesi geniş yankı bulmuştu.

Leipzig Havalimanı'nın kargo bölümünde, Ukrayna'ya ait uçakların bulunduğu güney pisti yakınında bir çalışan tarafından şüpheli cisim farkedilmiş ve bunun bir İHA olduğu anlaşılmıştı.

Saksonya Eyalet Emniyet Teşkilatı (LKA) tarafından yapılan açıklamada, ele geçirilen İHA'nın bomba imha robotu ile incelendiği ve "tanımlanamayan bir patlayıcı düzenek" tespit edildiği, düzeneğin bomba imha ekiplerince söküldüğü bildirilmişti.

Almanya İçişleri Bakanı Dobrindt, olayın hemen ardından gittiği Leipzig'te, "Burada hibrit bir saldırı senaryosuyla karşı karşıya olduğumuzu değerlendiriyorum" açıklamasını yapmıştı.
Leipzig Ukrayna'ya destek açısından önemli bir merkez konumunda. Ukrayna'ya askerî yardımın önemli bölümü Leipzig Havalimanı üzerinden yapılıyor. Ukrayna'ya ait Antonov nakliye uçakları da havalimanını düzenli olarak kullanıyor.

Ayrıca Finlandiya'dan Romanya'ya kadar NATO'nun doğu kanadına da cephane buradan taşınıyor.

2024 yılında Leipzig havalimanında bir kargoda yangın çıkmış, Batılı istihbarat örgütleri şüpheli olarak Rusya'ya işaret etmişti.

Haber ajansı Associated Press, Ukrayna işgalinden bu yana Avrupa genelinde, Rusya'ya atfedilen yaklaşık 200 sabotaj ve diğer kötü niyetli faaliyet rapor etti. Bunlar arasında suikast girişimleri, İHA'lar ile gerçekleştirilen ihlaller ve kritik altyapılara yönelik siber saldırılar da yer alıyor.

Alman hükümetinin bu saldırı girişiminden Rusya'yı sorumlu tutması, Moskova'ya karşı bir dizi yaptırım kararını da beraberinde getirdi. İlan edilen yaptırımlar uyarınca, Rusya Federasyonu'nun Bonn'daki Başkonsolosluğu en geç 18 Eylül 2026'ya kadar kapatılacak. Berlin'de kültür, bilim ve eğitim faaliyetleri yürüten "Rus Evi" de kapatılacak.Her ikisinin tüm çalışanları ile aile üyeleri de Almanya topraklarını mümkün olan en kısa sürede terk edecek.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ve İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Ağustos başında Leipzig Havalimanı'nda ele geçirilen patlayıcı yüklü insansız hava aracına (İHA) dair ortak basın toplantısı düzenledi.

İçişleri Bakanı Dobrindt; polis soruşturması, olay örgüsü ve istihbarat örgütleri tarafından elde edilen bilgiler değerlendirildiğinde, Leipzig Havalimanı'ndaki bombalı saldırı teşebbüsünde "sorumluluğunun Rusya'ya ait olduğunun anlaşıldığını" dile getirdi. Dobrindt, "Bu nedenle Federal Hükümet, 4 Ağustos'ta Leipzig'te gerçekleşen hibrit saldırının sorumluluğunun Rusya'ya ait olduğu hükmüne varmıştır" ifadesini kullandı. Dobrindt, ele geçirilen insansız hava aracında Rusya'nın diğer hibrit operasyonlarından ve Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaştan bilinen İHA konfigürasyonu, çeşitli parçalar, patlayıcı ve ateşleme tekniği gibi suç araçlarının kullanıldığını aktardı. Olay yerinde tespit edilen teknolojinin ve bütünü meydana getiren unsurlar arasındaki etkileşiminin "profesyonel" olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirten Bakan Dobrindt, böylesi yüksek düzeyli bir saldırının planlanması ve uygulanmasının çok iyi teknik uzmanlık ve ciddi organizasyonel çaba ile mümkün olabileceğini vurguladı."Saldırı girişiminin son aşamadaki uygulaması düşük seviyeli ajanlara atfedilebilir" diyen Alexander Dobrindt, "Şunu açıkça belirtmeme izin verin: Savaşta değiliz ama günlük olarak bir hibrit savaşın hedefindeyiz" ifadesini kullandı.
Dobrindt'in ardından söz alan Dışişleri Bakanı Wadephul, Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğu'nun 18 Eylül'de kapatılacağını, başkent Berlin'de bulunan Rus Evi'nin sözleşmesinin iptal edileceğini ve Rusya'nın Berlin Büyükelçisinin, Dışişleri Bakanlığı'na çağrılacağını duyurdu. Kültür, bilim ve eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir merkez olan "Rus Evi", Ukrayna savaşının ardından Moskova'nın propaganda ve nüfuz faaliyetleri bağlamında tartışılıyordu.
Wadephul ayrıca, federal hükümetin "Ukrayna'ya sivil ve askerî desteği sürdürdüğünü" ve "istihbarat alanında yeni tedbirler" alacağını bildirerek NATO bünyesinde de "kendi savunma kabiliyetini güçlendirmek ve Rusya'yı etkili şekilde caydırmak" için çabalarına devam ettiğini belirtti.Tüm bunları Rusya'ya "uygun bir biçimde bildirdiklerini" ifade eden Wadephul, bu nedenle Rus büyükelçinin çağrılması talimatını verdiğini açıkladı. Almanya Dışişleri Bakanı sözlerine şöyle devam etti: "Rus yönetimi ülkemize açık bir düşmanlıkla yaklaşıyor. Şunu vurgulamam gerekir ki, bu durum federal hükümetin çıkarına değildir. Bunu açık bir şekilde üzüntüyle karşılıyoruz."

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Leipzig'deki hibrit saldırı girişiminden Rusya'yı sorumlu tutarak yaptırımlar ilan eden Almanya'nın "ciddi bir hata" yaptığını belirtti.Almanya'nın Rusya'ya yönelttiği suçlamaları reddeden ve Merz hükümetinin ilan ettiği yaptırımları da "ciddi bir hata" olarak nitelendiren Putin, kanıtların "uydurma" olduğunu iddia etti...

"Merz, Almanya'nın ulusal çıkarlarını korumadığı için vatandaşlarının güvenini kaybetti" diyen Putin, Alman hükümetini iç siyasi saiklerle hareket etmekle suçladı, Almanya ekonomisindeki sorunlar nedeniyle mevcut hükümetin siyasi geleceğinin tehlikede olduğunu, mevcut gelişmelerin de bu endişelere dayandığını öne sürdü.

ABD istihbaratı, bulunan patlayıcı yüklü İHA'nın özelliklerinin, Rus askeri istihbaratına "özgü" olduğunu iddia etmişti.
İSRAİL SEÇİMLERİ

Columbia Üniversitesi Onursal Profesörü Jeff Sachs Netanyahu hakkında konuştu:

“Netanyahu, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'la bu mevcut savaşa sürüklenmesinde büyük rol oynadı. Başka bir tam bir felaket. Ama her şeyden öte, İsrail için bir felaket. Dünyayı İsrail'e düşman etti ”
İsrail'de, 27 Ekim'de yapılacak genel seçimlerde Başbakan Netanyahu'nun en güçlü rakibi olarak gösterilen Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, iki devletli çözümü açık biçimde reddetti. Eisenkot, İsrael Hajom gazetesine yaptığı açıklamada, bağımsız bir Filistin devletinin İsrail ile yan yana yaşamasını öngören iki devlet vizyonunun da "acı bir hata" olduğunu ileri sürdü.

Merkez sağda konumlanan "Yashar" (Doğruluk) Partisi'nin lideri Eisenkot, daha önce iki devletli çözüm konusunda net bir tavır sergilemediği için eleştiriliyordu. Eisenkot röportajında, Hamas'ın saldırısına atıfta bulunarak "7 Ekim'den sonra hâlâ iki devletli çözümü düşünenler delidir" ifadelerini kullandı. Yaşar lideri ayrıca, kız kardeşinin Batı Şeria'daki bir yerleşimde yaşadığını dile getirdi.
Eisenkot diğer yandan, Netanyahu kabinesinde yer alan aşırı sağcı bakanlar İtamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich'in Batı Şeria'daki uygulamalarının ve yerleşimci şiddetinin, "İsrail'in uluslararası meşruiyetini zedelediğini" belirterek bu tutumun yerleşim hareketinin tamamını tehlikeye attığını vurguladı.

İsrail hükümeti, egemen bir Filistin devletine güvenlik gerekçesiyle karşı çıkıyor. Hamas'ın kontrolündeki Gazze'nin 2023'te İsrail'e yönelik saldırılar için üs haline geldiğini hatırlatan hükümet, olası bir Filistin devletinin benzer bir tehdit oluşturabileceğini savunuyor.

Başbakan Netanyahu, olası bir siyasi çözümde dahi Ürdün Nehri'nin batısında güvenlik kontrolünün İsrail'de kalması gerektiğini belirtiyor. Aşırı sağcı bakanlar ise bölgenin ilhakını talep ediyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun eşi Sara Netanyahu, önde gelen bir muhalefet siyasetçisinin 7 Ekim 2023'teki Hamas baskınından önceden haberdar olduğunu öne sürdü.Başbakan'ın eşi bu açıklamayı, ülkede 27 Ekim'de düzenlenecek çekişmeli seçimler öncesinde yaptı.Bir televizyon programında konuşan Sara Netanyahu'nun hedefindeki isim, İsrail Genelkurmay Başkan Yardımcılığı görevinde de bulunmuş olan merkez sol Demokratlar Partisi'nin lideri Yair Golan'dı.Netanyahu'nun eşi, Golan'ın o gün şafak vakti, "Başbakan dahil kimse hiçbir şeyden haberdar değilken zaten giyinmiş ve hazır durumda beklediğini" iddia etti.
TÜRKİYE-PAKİSTAN-SUUDİ ARABİSTAN İTTİFAKINA CEVAP: İSRAİL-YUNANİSTAN İTTİFAKI

İsrail Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Yunanistan'ın hava savunmasının omurgasını İsrail teknolojisi ile güçlendirme kararı "iki ülke arasındaki güvenin derinleştiğinin" bir göstergesi olarak nitelendirildi. Açıklamada bugün imzalanan yaklaşık 3 milyar euro tutarındaki savunma anlaşmasının, iki ülkenin savunma alanındaki ilişkilerinde "dönüm noktası" teşkil ettiğine de vurgu yapıldı. Yunanistan'da oluşturulacak "Aşil Kalkanı" adlı hava savunma sistemi için tedarik edilecek savunma yetkinlikleri şöyle sıralanıyor:

Davud Sapanı (David's Sling) adlı sistem: Ana yüklenicisi Rafael olan bu sistem, 40 ila 300 km mesafedeki balistik füzeleri, roketleri, seyir füzelerini ve savaş uçaklarını önleyebiliyor.

İsrail Havacılık ve Uzay Sanayisi (IAI) tarafından üretilen BARAK MX sistemi: Bu, kara ve denizde yaklaşan savaş uçakları, İHA'lar ve füzeler gibi hava tehditlerini tespit etmek, izlemek ve imha etmek amacıyla geliştirilmiş, modüler bir hava ve füze savunma sistemi.

Rafael tarafından üretilen SPYDER sistemi: SPYDER sistemi, değerli varlıklar ile askerlerin çeşitli hava tehditlerine karşı korunması için tasarlanmış, saniyeler içinde atış yapabilen mobil karadan havaya füze savunma sistemi.

Hava gözetimi için ELTA Systems tarafından üretilen MMR çok amaçlı radarlar: Bunlar askeri savunma alanında tek bir donanım ve anten yapısı kullanarak birden fazla ve birbirinden farklı görevi eş zamanlı icra edebilen gelişmiş çok amaçlı radar sistemleri.

Yunanistan'a ayrıca tüm bu hava savunma kabiliyetlerini bir araya getirecek ve Rafael tarafından geliştirilecek yeni bir ulusal komuta ve kontrol sistemi tedarik edilecek.

İsrail açıklamasında buna ek olarak ayrıca 26 milyon euro tutarında bir ek anlaşmanın imzalandığı bilgisini de paylaştı.

Bu ek anlaşma, Yunanistan'a stratejik tesisleri İHA'lara karşı korumak ve mevcut savunma sistemlerini güçlendirmek amacıyla Rafael'in geliştirdiği "Drone Dome" (İHA Kubbesi)  sistemlerinin satışını öngörüyor.

Bu sistem askeri ve sivil tesisleri alçak irtifadan gelen İHA tehditlerine karşı koruyor.
TÜRKİYE SİNOP VE KIRKLARELİ NÜKLEER SANTRALLERİNDE HANGİ ÜLKEYLE İŞBİRLİĞİ YAPACAK?

Türkiye nükleer kapasitesini Akkuyu'nun ardından Sinop ve Trakya'da yeni santrallerle genişletmek istiyor...Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın güncel planına göre, Akkuyu'nun yanında Sinop ve Trakya'da iki büyük ölçekli nükleer santral daha planlanıyor. Bunun yanı sıra küçük modüler reaktörler (SMR) de gündemde. Türkiye 2053'e kadar nükleer kurulu gücünü 20 gigavat seviyesine çıkarmayı ve nükleer enerjinin elektrik üretimindeki payını yaklaşık yüzde 30'a yükseltmeyi hedefliyor.

Daha önce Ankara'dan yapılan açıklamalarda yeni projelerde tek bir ülkeye bağlı kalınmak istenmediği vurgulanmış; Enerji Bakanlığı, Rusya'nın yanı sıra Çin, Güney Kore, ABD, Kanada ve Fransa ile görüşmeler yürütüldüğünü açıklamıştı. Bakanlık, özellikle yeni projelerde daha yüksek yerlilik oranı ve teknoloji transferi istiyor.
TRUMP'IN İRAN'LA TİCARETİ OLAN ÜLKELERİ "SİZE YAPTIRIM YAPARIZ" TEHDİTLERİ TÜRKİYE'Yİ NE KADAR ETKİLEYECEK?

Türkiye, İran'ın önemli ticaret ortakları arasında yer alıyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025'te yaklaşık 5,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Türkiye'nin İran'a ihracatı yaklaşık 3 milyar dolar, İran'dan ithalatı ise 2,5 milyar dolar oldu. Türkiye'nin İran'dan yaptığı ithalatta ise doğal gaz öne çıkıyor. Yılmaz, ithalatın yaklaşık yarısının doğal gazdan oluştuğunu, gümüş ve alüminyum başta olmak üzere metal ürünlerinin yüzde 20-30, tarım ürünlerinin ise yüzde 5-10 pay aldığını belirtiyor. Türkiye 2025'te yaklaşık 58,3 milyar metreküp doğal gaz ithal etti. Bunun yaklaşık 8 milyar metreküpü, yani yüzde 13'ü İran'dan geldi.
YARARLANILAN KAYNAKLAR: Associated Press, Reuters, Anadolu Ajansı, Deutsch Welle, ANKA Haber Ajansı

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız