Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında son günlerde gündeme gelen tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e yönelik cinsel içerikli iddiaların da yer aldığı öne sürülen mağdur beyanları, siyasi gündemde tartışılmaya devam ediyor. İsmail Küçükkaya, bu sabah Sözcü TV'de saat 09.00’da ekranlara gelen “Günaydın Türkiyem” programında YENİ Parti Lideri Özgür Özel’i konuk etti. Küçükkaya, Antalya’daki gelişmeleri gündeme getirerek, o dönemki CHP’nin seçim döneminde uyguladığı “kazanacak aday” anlayışını ve aday belirleme sürecini Özel’e sordu.

“Antalya’da Adayı Anketle Belirledik”
Küçükkaya’nın Antalya üzerinden yönelttiği soruya yanıt veren Özgür Özel, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday belirleme sürecinde anket sonuçlarının dikkate alındığını söyledi. Özel, mevcut belediye başkanının seçim anketlerinde önde çıktığını belirterek:
“Biz o dönemde anket yaptık. Mevcut belediye başkanının kesin olarak kazandığını görünce kendisini aday yaptık”
ifadelerini kullandı.

“411 Adayın Gelecekte Ne Yapacağını Bilemezsiniz”
Özgür Özel, aday belirleme sürecindeki en büyük zorluğun, adayların gelecekteki davranışlarını önceden öngörememek olduğunu söyledi. Yaklaşık 411 belediye başkanı adayının belirlendiğini ifade eden Özel, adayların seçim sonrasında yanlış işler yapmasının önceden bilinemeyeceğini savundu:
“Bir insanın gelecekte özel hayatıyla ilgili bir zaafının ortaya çıkacağını ya da ileride para ve başka konular nedeniyle yanlış bir iş yapacağını önceden nasıl bilebilirsiniz?”
Özel, adaylar arasında sonradan farklı siyasi partilere geçen veya beklenmedik olaylara karışan isimlerin de bulunduğunu belirterek:
“İşin bu tarafını önceden bilemezsiniz. Ancak testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur”
dedi.
Antalya Sorusuna “Kazanacak Aday” Yanıtı
Programda Antalya özelindeki gelişmeler üzerinden o dönemki CHP’nin aday belirleme yöntemi de tartışıldı. Özel, adayların belirlenmesinde yalnızca kişisel tercihlerle hareket edilmediğini; anketler, toplumdaki karşılık, yerel görüşler ve mülakatların dikkate alındığını söyledi. Özel, tanınmayan adaylar hakkında il ve ilçelerde çok sayıda kişiyle görüşmeler yapıldığını, uygun görülen isimlerin ise mülakata çağrıldığını belirtti.
“Keşke Önceden Bilebileceğimiz Bir Yöntem Olsa”
Adayların gelecekte yapabilecekleri hataları önceden tespit etmenin mümkün olmadığını savunan Özel, dikkat çeken bir benzetme de yaptı. Özel:
“Keşke insanların gelecekte ne yapacağını önceden anlayabileceğimiz bir yöntem olsa. Kavunun dibini koklayıp kötü olduğunu anlamak gibi bir yöntemimiz olsaydı, yarın kötü bir şey yapacağını düşündüğümüz kişiyi önceden ayırabilirdik. Ancak böyle bir yöntem yok”
ifadelerini kullandı.
“Yanlış Yapan Hesabını Versin”
Özel, adaylar arasından sonradan yanlış işler yapan kişiler çıkabileceğini kabul ederken, bu kişilerin sorumluluklarını taşıması gerektiğini söyledi:
“Bu kadar insanın içinde elbette yanlış yapanlar da olabilir. Yanlış yapan kişi hesabını versin. Ancak bunu önceden ayırmanın bir yolu yok”
diyen Özel, aday belirleme sürecinde objektif kriterlerin kullanıldığını savundu.
Antalya'daki Soruşturma Gündemde
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında ortaya atıldığı belirtilen bazı mağdur beyanlarında, 11 genç kadının işe alınma vaadiyle Muhittin Böcek’le birlikte olmaya yönlendirildiğinin iddia edildiği, bu kişilerin büyük bölümünün daha sonra belediye iştiraklerinde işe alındığının öne sürüldüğü belirtilmişti. Ayrıca Böcek hakkında grup halinde cinsel ilişki, iki kız kardeşle ilişki ve yaşı küçük kızlarla birlikte olmaya ilişkin iddialar içeren beyanların bulunduğu da ileri sürülmüştü. Soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi Sorumlusu Tuğçe Güney’in tutuklandığı ve Güney ile birlikte 4 kişinin organizatör konumunda hareket ettiğinin tespit edildiğinin öne sürüldüğü belirtilmişti. Tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ise daha önce yaptığı sosyal medya açıklamasında hakkındaki iddiaları reddederek bunları “iftira”, “kurgulanmış senaryolar” ve “kumpas” olarak nitelendirmişti.