Donald Trump İran Tarafından Aşağılanmaya ve Tokatlanmaya Doyamıyor

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Donald Trump İran Tarafından Aşağılanmaya ve Tokatlanmaya Doyamıyor

Konfederasyon ordusuna ve Irkçı faşist terör örgütü Ku Klux Klan'a sempatisini hiç gizlemeyen Donald Trump Mazoşist mi?

Konfederasyon ordusu (Amerika Konfedere Devletleri Ordusu), Amerikan İç Savaşı'nda (1861-1865) Kuzey'e karşı köleliği ve eyalet haklarını savunmak için ayrılan 11 güney eyaletinin kurduğu ve gri üniformalarıyla bilinen askeri güçtür...Bu ordu savaşı kaybettiğinde 4 milyon köle özgürlüğüne kavuşmuştur...

Sadomazoşist, başkalarına acı çektirmekten (sadizm) ve kendisine acı çektirilmesinden veya acı çekmekten (mazoşizm) zevk alan kimseye denir. Bu kavram, hem fiziksel hem de psikolojik acı alma veya verme durumlarını kapsar.

Bu yazı için Donald Trump'ın yeğeni Mary Trump'ın yazdığı "Too Much and Never Enough : How My Family Created the World's Most Dangerous Man -Çok Fazla ve Asla Yeteri Kadar Değil: Ailem Dünyanın En Tehlikeli Adamını Nasıl Yarattı’ adlı kitaptan ve New York Times Gazetesi'nden de yararlanılmıştır...

Mary Trump, 1961'de "West Side Story" filmini seyrettikten sonra sustalı bıçak koleksiyonu yapmaya başlayan ABD lideri Donald Trump'ın narsisizmin yanı sıra başka psikolojik bozuklukları da olduğunu iddia ediyor ve bunların Donald Trump'ın babası Fred Trump’tan kaynaklandığını söylüyor...

The Apprentice (2024) adlı sinema filminde de Donald Trump'ın pek çok sırrı ortaya dökülmüştü ya da açıklanmıştı...

DONALD TRUMP'IN BABASI FRED (1905-1999) KU KLUX KLAN TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYEYDİ...

GENELEV İŞLETEN DEDE FREDERICK'İN (1869-1918) HAYATININ BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ GENELEVLERDE GEÇİREN TORUNU; DONALD TRUMP

Donald Trump'ın dedesi Frederick’in (1869-1918), on altı yaşında Almanya'dan Amerika'ya göç ettiği altın madeni ve genelev işletmeciliği yaptığı biliniyor. Dede İspanyol Gribi'nden 49 yaşında öldü...

ABD Başkanı Donald Trump'ın yeğeni Mary Trump tarafından kaleme alınan, ‘Çok Fazla ve Asla Yeteri Kadar Değil: Ailem Dünyanın En Tehlikeli Adamını Nasıl Yarattı’ kitapta neler var?

Kitapta yer alan iddiaya göre Trump, kendi adına üniversite kabul sınavına girmesi için birine para ödedi ve ödeme yaptığı kişi de sınavda yüksek bir puan alarak Trump'ın, Elon Musk, Warren Buffett gibi ünlü isimleri yetiştiren Pennsylvania Üniversitesi Wharton Okulu'na girmesini sağladı. Trump her fırsatta bu okuldan mezun olmakla övünmekte ve bu durumu dehasına bir ispat olarak öne sürmektedir...

Donald'ın kız kardeşi Maryanne, 2015'te bir öğle yemeğinde yeğen Mary'ye, "Donald bir palyaço" dedi ve kardeşi Donald'ın, Amerikan başkanlığını asla kazanamayacağını söyledi. Kitaba göre Maryanne, Evanjelik Hıristiyanların kardeşine verdiği destek karşısında oldukça şaşkındı. Zira Maryanne'e göre, "Donald'ın kiliseye gittiği tek zaman kameraların orada olduğu zamandı." Teyze Maryanne, söz konusu yemekte Donald'ı şöyle tarif ediyordu, "Akıl almaz. İlkeleri yok. Hem de hiç!"

Mary Trump, kitabında sosyopat, yabancı düşmanı ve cinsiyetçi biri olarak tanımladığı baba Fred Trump'ın (1905-1999), oğul Donald Trump'ın karakterinin şekillenmesinde önemli rol oynadığını vurguluyor ve Trump ailesi ile ilgili önemli iddialar ortaya atıyor. Mary Trump, ‘yüksek işlevli bir sosyopat’ olarak tarif ettiği baba Fred Trump’ın oğluna; zorbalık, antisemitizm, ırkçılık, cinsiyetçilik ve yabancı düşmanlığı aşıladığını, oğul Donald Trump’ın da sık sık bu tür düşünce, davranış ve tavırlara başvurduğunu anlatıyor.

Baba Fred Trump ise gençliğinde Ku Klux Klan örgütüne üye olmak suçuyla kısa süre hapis yatıyor; arsa, daire komisyonculuğu yaptığı yıllarda, Afrika asıllı siyah tenlilere daire satmayı reddediyor...
Mary Trump'a göre, Donald'ın kötü kişiliği, yaşadığı çocukluk travmalarının bir ürünü. İddiaya göre Donald'ı yalan söylemeye babası alıştırdı, zira baba Trump için “Yalan söylemek bir savunma biçimiydi; sadece olabilecek kötü şeyleri engellemenin bir yolu değil, aynı zamanda hayatta kalmanın da temel yollarından biriydi.”
Baba Fred oğlu Donald'ın adeta bir 'katil' olmasını istedi Mary Trump'a göre, Donald Trump'ın büyüdüğü ortamdaki bu kötü karmaşıklık onun tüm duygu yapısını tahrip etti. Aynı zamanda bir klinik psikolog olan Mary'e göre, baba Fred klasik bir sosyopattı, “Zira sosyopatlar amaçlarını gerçekleştirebilmek için başkalarını seçer ve onları acımasızca ve verimli bir şekilde, muhalefet veya direnişe tolerans göstermeden kullanırlar...”
GENELEV İMPARATORLUĞU KURUCUSU JEFFREY EPSTEIN NEW YORK TIMES GAZETESİ'NİN MUHABİRİNE YAPTIĞI AÇIKLAMADA "DONALD TRUMP İLE ÜÇÜNÇÜ EŞİ SLOVENYALI MELANIA KNAUSS'U BEN TANIŞTIRDIM" DEMİŞTİ...

MÜŞTERİLERİ ARASINDA İNGİLTERE KRALİÇESİ 2. ELIZABETH'IN OĞLU PRENS ANDREW (1960) , ABD ESKİ BAŞKANI BILL CLINTON (1946) , ABD BAŞKANI DONALD TRUMP (1946) , SUUDİ İŞADAMI ADNAN KHASHOGGI (1935-2017) VE HOLLYWOOD'UN KRALLARINDAN HARVEY WEINSTEIN DA BULUNAN, DONALD TRUMP'LA SLOVENYA ASILLI ÜÇÜNCÜ EŞİ MELANIA KNAUSS'U (1970) TANIŞTIRAN GENELEV İMPARATORLUĞU KURUCUSU JEFFREY EPSTEIN (1953-2019) HAKKINDAKİ KORKUNÇ GERÇEKLER ORTAYA ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR...

SÜPER ZENGİNLERE VE DÜNYA SİYASETÇİLERİNE DOĞU AVRUPA ÜLKELERİNDEN VE RUSYA'DAN 14 YAŞINDAKİ KIZ ÇOCUKLARI VE HER YAŞTA KADIN TEMİN EDEN, İNSAN KAÇAKÇILIĞI YAPAN BİR GENELEV İMPARATORLUĞU KURAN, SİLAH KAÇAKÇILARIYLA KARANLIK İŞ İLİŞKİLERİ BULUNAN JEFFREY EPSTEIN'IN GİZLİ SERVETİNDEN ŞU ANA KADAR SADECE $600 MİLYON DOLARI TESPİT EDİLEBİLDİ...

EPSTEIN'IN KURDUĞU FUHUŞ ÖRGÜTÜNÜN ÖDEMELERİNE ARACILIK EDEN ALMAN BANKASI DEUTSCHE BANK AMERİKALI BİRLEŞİK DEVLETLERİNDE $ 150 MİLYON DOLARLIK BİR TAZMİNAT CEZASINA ÇARPTIRILDI...

ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan resmi FBI Federal Bureau of Investigation belgelerinde, gizli bir muhbirin Jeffrey Epstein'in eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'a yakın olduğunu, onun gözetiminde casusluk eğitimi aldığını ve bir Mossad ajanı olduğuna ikna olduğunu öne süren iddialar yer almaktadır. Ancak bu iddialar ABD veya İsrail hükümetleri tarafından resmi olarak doğrulanmamıştır; belgeler yalnızca istihbarat birimlerine iletilen ihbar ve iddialardan ibarettir. Ancak Jeffrey Epstein'in yardımcısı ve ortağı Bayan Ghislain Maxwell'in babası Robert Maxwell resmen İsrail gizli servisi MOSSAD için çalışan bir ajandı...Üstelik yaygın iddialara göre Ghislain Maxwell için ABD eski başkanı Bill Clinton "Trilyon dolarlara hükmeden Yahudi ailesi Rothschild'lere çok yakındır" demişti…

ABD'nin 47. Başkanı Trump 1789'dan bugüne ülkenin yönetimine gelen en kötü, en berbat yönetici unvanına açık arayla sahip olmuş durumda...
İran ABD-İsrail ittifakı 13 Haziran 2025'ten bugüne İran'a saldırıyor…
İran hükümetinin açıklamalarına göre, İran'ın ABD ve İsrail saldırılarından kaynaklanan maddi zararının ilk tespitlere göre yaklaşık 270 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Nisan 2026'da yapılan bu resmî açıklamada, Tahran yönetiminin uluslararası platformlarda bu meblağ için savaş tazminatı talep etmeyi planladığı duyurulmuştur. Savaşın ve Yaptırımların İran halkına faturasıysa yıllık 106 oranındaki çok yüksek enflasyon…

ABD-İran söz düellosu her geçen gün yeni aşamalarla devam ediyor...Hayal dünyasında yaşayan ya da Alzheimer'ın yeni bir aşamasını yaşayan Donald Trump, "İran'ı tamamen mağlup ettikten sonra, çok geçmeden Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğim" dedi...Trump, ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'nda tam bir abluka uyguladığını iddia etti...İran'ı mağlup ettikten sonra bölgeyi ABD toprağı ilan edeceğini ve ABD'nden izin ve onay almadan hiçbir geminin buradan geçemeyeceğini söyledi...Donald Trump açıklamada, ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'nda tam bir abluka uyguladığını da iddia etti...Trump ayrıca ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu ve bu kontrolü de gelecekte de sürdürebileceklerini düşündüğünü ifade etti...ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın savaş tazminatı talebi konusunda da konuştu...Önceki müzakerelerde bu talebin olmadığını belirten Trump, Washington'ın da geçmişte hayatını kaybeden Amerikalılar için Tahran'dan tazminat isteyeceğini ilan etti.
Öte yandan, ABD'de The Economist ve YouGov tarafından yapılan ankete göre, Başkan Donald Trump'ın görev performansını onaylayanların oranı yüzde 33'te kaldı. Katılımcıların yüzde 62'si Trump'ın performansını onaylamazken, Cumhuriyetçi seçmenler arasındaki destek yüzde 79 olarak ölçüldü. ABD'de yapılan anket, Başkan Donald Trump'ın görevini yerine getirme şeklini onaylayanların oranının yüzde 33 olduğunu gösterdi.
The Economist ve YouGov tarafından 7-10 Ağustos'ta, 18 yaşın üzerindeki 1589 katılımcıyla yapılan ankette Başkan Trump'a ilişkin memnuniyet değerlendirildi. Buna göre Trump'ın başkanlık görevini yerine getirme şeklini onaylayanların oranı yüzde 33 olurken, katılımcıların yüzde 62'sinin ise bunu onaylamadığı ifade edildi.
Onay oranının ise, Cumhuriyetçi seçmende yüzde 79 seviyesindeyken, Demokrat seçmende yalnızca yüzde 4 olduğu kaydedildi. Quinnipiac Üniversitesinin temmuz sonundaki anketinde de, genel seçmen kitlesi içinde Trump'ın başkanlık performansını başarılı bulanların oranının yüzde 32'ye düştüğü, Cumhuriyetçi seçmenin ise Başkan'a desteğinin yüzde 76'ya gerilediği görülmüştü.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nı "Amerikan toprağı ilan edeceğine" dair iddiasına, "Hürmüz Boğazı ne tweetle ele geçirilebilir ne uçak gemisiyle ne emir çıkararak ne de seçim konuşmasıyla...İran ne tehditten korkar ne de güç gösterisiyle sindirilebilir" ifadesiyle yanıt verdi. Trump'a hitaben açıklamalarda bulunan Garibabadi, ABD'nin İran karşısında stratejik ve ağır yenilgiler aldığını kabul etmesi gerektiğini söyledi...Garibabadi, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Hürmüz Boğazı İran'ındı, İran'ındır ve İran'ın olacaktır. Bu boğaz, yalnızca İran'ın emriyle kapanacak ve açılacak ve gerçek yenilgiyi kabul etmediğiniz ve hayallerden vazgeçmediğiniz sürece, İran (Hürmüz Boğazı'nda) abluka uygulamaya devam edecektir."


İranlı yetkililer, ABD'nin Hürmüz Boğazı'na yönelik müdahaleleri, deniz ablukası ve 17 Haziran 2026'da Tahran-Washington arasında imzalanan mutabakatın gerekliliklerini yerine getirmediği sürece Boğaz'ın açılmayacağını her fırsatta söylüyor...İran'da savaşı koordine eden en üst askeri birim olan Hatemul Enbiya Merkez Karargâhı Sözcüsü İbrahim Zülfikari de yaptığı açıklamada Trump'ın iddiasını yalanlamıştı. Zülfikari, "İran'ın izni ve gözetimi dışında hiçbir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapamayacağını" belirtmişti.

Küresel enerji ticaretinin en kritik kilidi sayılan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin yeniden başlaması için İran 6 şart koştu…
Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın anahtarını Washington'a 6 şartla uzattı. Muhammed Bakır Zülkadir tarafından bir liste açıklandı. Tehditlerin durdurulması, İran ve müttefiklerine yönelik saldırıların son bulması, deniz ablukasının kaldırılması, yaptırımların sıfırlanması, dondurulan varlıkların iadesi ve savaş zararlarının ödenmesi listede yer aldı.İran, ticari gemilerin geçişi için Umman ile teknik görüşmelerde sona yaklaşıldığını doğruladı. Ancak İranlı yetkililer fiili açılışın tamamen ABD'nin bu şartları kabul etmesine bağlı olduğunu vurguladı.
 

Haaretz: ABD artık askeri güç kullanmaktan kaçınacak!

İsrail medyası, İran savaşının ABD ve İsrail için “stratejik yenilgiye” dönüştüğünü yazdı.İsrailli medya kuruluşları, ABD’nin savaş sonrasında “küçük düşmüş” bir görüntü verdiğini ve ortaya çıkan tablonun 58.220 ABD askerinin öldürüldüğü, 300 binden fazla ABD askerinin yaralandığı Vietnam yenilgisinden “daha ağır” olduğunu ilan etti...Haaretz gazetesi, savaşın ardından ABD’nin gelecekte iradesini askeri güç yoluyla dayatmaya yönelik girişimlerden kaçınacağını yazdı...Gazete, bundan sonraki süreçte Washington’un askeri güç kullanımına ilişkin “daha temkinli” davranacağını ve İran savaşının ABD’nin küresel konumuna “ciddi zarar” verdiğini ifade etti...İsrail merkezli Zman Yisrael de İsrail kamuoyunun “mutlak zafer” beklediğini, ancak sahadaki tablonun açılan cephelerin hiçbirinde kesin bir sonuç alınamadığını gösterdiğini yazdı. Haberde İran’a karşı yeni bir savaş sürecinin gündeme getirilmesinin “faydasız” göründüğü de yazıldı…
Too Much and Never Enough: How My Family Created the World's Most Dangerous Man
In this revelatory, authoritative portrait of Donald J. Trump and the toxic family that made him, Mary L. Trump, a trained clinical psychologist and Donald’s only niece, shines a bright light on the dark history of their family in order to explain how her uncle became the man who now threatens the world’s health, economic security, and social fabric.

Mary Trump spent much of her childhood in her grandparents’ large, imposing house in the heart of Queens, New York, where Donald and his four siblings grew up. She describes a nightmare of traumas, destructive relationships, and a tragic combination of neglect and abuse. She explains how specific events and general family patterns created the damaged man who currently occupies the Oval Office, including the strange and harmful relationship between Fred Trump and his two oldest sons, Fred Jr. and Donald.

A firsthand witness to countless holiday meals and interactions, Mary brings an incisive wit and unexpected humor to sometimes grim, often confounding family events. She recounts in unsparing detail everything from her uncle Donald’s place in the family spotlight and Ivana’s penchant for regifting to her grandmother’s frequent injuries and illnesses and the appalling way Donald, Fred Trump’s favorite son, dismissed and derided him when he began to succumb to Alzheimer’s.

Numerous pundits, armchair psychologists, and journalists have sought to parse Donald J. Trump’s lethal flaws. Mary L. Trump has the education, insight, and intimate familiarity needed to reveal what makes Donald, and the rest of her clan, tick. She alone can recount this fascinating, unnerving saga, not just because of her insider’s perspective but also because she is the only Trump willing to tell the truth about one of the world’s most powerful and dysfunctional families.

 

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız