Çerçeve Yasa

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Çerçeve Yasa

Kamuoyunda çerçeve yasa olarak da bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’’ geçtiğimiz hafta Meclis’te jet hızıyla kabul edildi. Kulağa çok hoş geliyor değil mi? Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi…
Kim istemez Allah aşkına bin yıllık kardeşlik ruhuyla yaşamayı… 40 yılı aşkın süredir devam eden kan ve gözyaşı dinecek! Analar ağlamayacak… Dağdakiler yuvalarına dönecek!
Toplumsal bütünleşme yeniden tesis edilecek… Teröre harcanan paralar, eğitime, sağlığa, imara harcanacak…
Türkiye kalkınacak!
Bu yasaya kim karşı geldiyse ‘’Barışı istemeyen, vatan haini’’ olacak!
Demem o ki;
Yasanın geçmemesi için günlerce Meclis’te canhıraş bir şekilde mücadele eden İYİ Partililer ve onlarla birlikte hayır diyenler vatan haini olacak, kabul edenler ise barış güvercini, öyle mi?
Alkışlar, ‘’Barışa kalkan 467 ele’’ gelsin…
‘’Hayır’a kalkan 87 ele’’ lanet olsun! 
Hadi canım sende!
O, 87 el senden de benden de daha fazla vatanseverdir kesinlikle!
İşin başından itibaren bu sürecin nereye kadar gideceğini Devlet Bahçeli söylemiş ve çerçeveyi çizmişti aslında;
‘’Terör örgütünün kurucu önderine umut hakkı tanınsın! Gelsin, Meclis kürsüsünden konuşsun’’ demişti Bilge Lider…
Komisyonlar kuruldu, çalışmalar yapıldı, kanun teklifi hazırlandı ve Gazi Meclisimizde jet hızıyla kabul edildi. 
İmralı’daki cani başının deyimiyle ‘’1000 kilometrelik yolun ilk adımı’’ atıldı. Şimdi sıra uygulamada ve atılacak diğer adımlarda… 
Önümüzde daha uzun bir yol var!
Önce mahkûm olup hapiste yatan binlerce terörist salınacak…
Sonra ‘’keleş kebabı’’ eşliğinde, davul-zurnalar ve zılgıtlarla dağdaki binlerce terör örgütü mensubu ellerini kollarını sallayarak dönüş yapacaklar…
Belki de askerlik yapmamış olan teröristler yıllarca kurşun sıktıkları Türk Ordusunda askere alınacak, kriterleri uyanlar kamu görevlerine, üst düzeydekiler siyaset yapmak üzere Meclis’e gelecekler.
Kardeşlik ve barış elbette güzeldir.
1000 yıldır zaten kardeşçe ve barış içinde yaşamıyor muyduk biz?
40 yıldır yaşanan kan ve gözyaşları ‘’Kürt sorunu muydu, terör belası mı?’’ sizce?
Bu ülkede Antalyalı Mehmet ile Diyarbakırlı Ahmet aynı askeri koğuşta, aynı havayı soluyarak vatan görevi yapmıyorlar mı?
Kürt kökenli Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Bakanlarımız, Milletvekillerimiz, Müsteşarlarımız, Genel Müdürlerimiz, Belediye Başkanlarımız olmadı mı?
Olsa da ne gam! Sonuca bak sen!
Amaç farklıysa ve menzile giden 1000 kilometrelik yola yeni girdiysek eğer;
Bu yasayı geçirenlerin sayesinde ‘’geçmişi terör örgütü mensubu’’ olan Milletvekillerimiz, Askerlerimiz, Belediye Başkanlarımız, Üst düzey Kamu Görevlilerimiz de olacak belki de!
Sizi bilmem ama bence tarih ‘’Barışa kalkan 467 eli’’ farklı yazacak! 
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız