Ayıptır Ayıp! 776 Milyon Km² Toprağa Sahip Bir Ülkede Soğan, Patates 70-80 Lira Olur Mu?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Ayıptır Ayıp! 776 Milyon Km² Toprağa Sahip Bir Ülkede Soğan, Patates 70-80 Lira Olur Mu?

Yüzlerce örnek sayılabilir...
Tüketicimizi (insanımızı korumak için tabir yerindeyse bir katır yükü kitap ve kanun var.) koruyacak, bu kanunları uygulayacak, halkı soyup soğana çeviren acımasız sektörlere "dur" diyecek bir güç yok mu Allah aşkına?
Yaz mevsiminin en bol, en zengin ürün ve üretim döneminde nedir bu yaşananlar? Tarlada 3 TL olan bir ürün, nasıl oluyor da pazarda 35-40 TL oluyor?
Sayın ilgili ve yetkili sektörler, bunu ve bu tür acımasız vurgunların kaynağını araştırma ihtiyacı duymuyor musunuz? Vatandaş AVM'lerin kapısında, pazar yerlerinde inim inim inliyor, imdat diyor, haykırıyor. Acımasız ve sorumsuz sektöre neden sorulmuyor: "Sen bu ürünü kaça alıp kaça satıyorsun? Çıkar bakalım faturanı, irsaliyeni. Çıkar bakalım yetki belgeni. Ruhsatın var mı?" diye niçin sorulmuyor?
Cebinde iki kuruş parayla pazara, bakkala gelen vatandaşın ıstırabından, çaresizlikten kuru torbayla evine dönüp giden o masum Ayşe teyzenin ve nice çaresiz teyzelerin, amcaların durumundan haberdar mısınız?
Yahu Allah aşkına çıkın çarşıya, sokağa; vatandaş ne hâldedir bir bakıverin kardeşim. Zavallı insanları merhametsiz tacirin insafına terk etmeye hakkımız var mı?
Yıllardan bu yana toptancı sebze-meyve hallerindeki suiistimal ve hukuksuzluklardan dolayı çarşaf çarşaf haberler yayımlanmıştır. Tarla ile pazar arasında bir anormallik var. Çarşıda, pazarda vatandaş bağıra bağıra soyuluyor. Nasıl oluyor da bu gidişatın önüne geçilemiyor? Ciddi merak konusudur.
Sayın yetkililer, lütfen piyasalara çıkıp ciddi operasyonlar düzenleyerek bu yaraya merhem olma adına bu haykırışları bir değerlendiriverin, lütfen. Halk çaresiz, halk dertli, halk sesleniyor: "Keser kemiğe dayandı, çare tükendi." diyor.
Vallahi ben olsam, benim ufacık bir yetkim olsa, inanın projem ortadadır.
Bir atasözü var ya, bilirsiniz: "Eşeğin canı yanınca katırı sollarmış." denilir.
Halkın canı yanıyor, inanın. Fiyat etiketlerinde tacirin keyfine ve arzusuna göre yazılıp düzenlenmiş rakamlar var. "Müdürünüzle görüşeceğim." diyorsunuz, "İstanbul'u arayın, müşteri hizmetlerini." diyorlar. Aramış olsanız bile karşınızda muhatap yok. Bu nasıl bir ticaret ahlakıdır, bu nasıl bir sahipsizlik ve ilgisizliktir? Yok mu bütün bunların çaresi?
Bu tür olaylardan bir tanesi için yetkili ve sorumlu bir kuruma son 5 yılda 5 dilekçe verdim. Aynı kuruma 7 defa bizzat gidip şifahi manada şikâyetimi yeniledim. 6. yılın içindeyiz. Aynı şikâyet konusu olan sorun aynen yerinde duruyor ve çözülmedi.
Şimdi bir kere daha soruyorum: Kime güveneceğiz?
Söylemesi ayıptır; ülkenin üniversitelerinde okumuş, ihtisas yapmış, 30 yıl devletin onurlu masalarında görev yapmış, 32 yıldan bu yana da yine insanlığın hizmetinde gönüllü olarak çalışan bir vatandaş, çifte diplomalı bir bürokrat sıfatıyla ben derdimi anlatamamış isem, sokaktaki vatandaşın hâli nice olur? Bunun hesabını bir yapar mısınız? Lütfen bir empati kuruverin hele.
Hadise budur. Vicdan sahiplerine ithaf olunur.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız