Duygusuz!
Evrensel kabul gören bilimsel araştırmalara göre, insanlar hayatta kalma mekanizmasının bir parçası olan “ temel duygularla” dünyaya gelir ve diğer karmaşık hisleri yaşamı boyunca öğrenirmiş.
Psikolog Paul Ekman ve Robert Pluchik gibi uzmanların çalışmalarında öne çıkan, dünyanın her yerinde aynı yüz ifadeleriyle tanınan evrensel temel duygular varmış. Bunlar:
- Mutluluk / Sevinç, Korku, Öfke, Üzüntü, Şaşkınlık, Tiksinme
Duygularımız sadece hislerden ibaret değildir. Çoğu kez karar verirken, akıl ve mantıkla hareket ettiğimizi sansak da, kararlarımızda duygularımızın büyük rolü vardır. Duygularımız sadece içsel bir deneyim değildir. İletişim sırasında yüz ifadeleri ve beden diliyle dışa vurulur. Beden duruşumuz, ses tonumuz ve mimiklerimiz, karşımızdaki kişiye, o an ne hissettiğimiz hakkında net sinyaller verir. Duygularımız; hayatta kalmamızı, kararlarımızı yönlendirmemizi ve sosyal bağlar kurmamızı sağlayan en önemli pusulalarımızdır. Ama aklımızı tamamen devre dışı bırakarak, duygularımızla hareket ettiğimizde, fena halde yanlışlara da düşebiliriz. O yanılmada, karşımızdaki insanın da payı olur tabii!
“ UC Berkeley Üniversitesi” araştırmacılarına göre, insan deneyimini şekillendiren “27 Temel Duygu “ olduğu saptanmış: Bunlar: “ Hayranlık, Tapınma, Estetik Beğeni, Eğlenme, Öfke, Kaygı, Huyluluk/ Dehşet, Bıkkınlık, Sakinlik, Kafa Karışıklığı, Küçümseme, İmrenme, Tiksinme, Empatik Acı, Büyülenme, Gıpta, Heyecan, Korku, Korkunçluk, İlgi, Neşe, Nostalji, Rahatlama, Romantizm, Üzüntü, Tatmin, Cinsel Arzu’ ymuş.
Hani bazen kızdığımız birine “ Duygusuz!” diyerek tepki gösteririz ya, işte o da aslında bazı insanlar için doğruymuş! Mesela “ Psikopatlar ve Sosyopatlar” başkalarının acılarına karşı empati ve pişmanlık gibi ahlaki/ sosyal duygulardan tamamen yoksunmuşlar! Tanıdık geldi değil mi? Bunlardan çok var çünkü! Yoksa bu kadar acımasızca, vicdansızca suçlar işlenir mi hiç! Bunların özelliklerini de merak ediyor, farkında olmak istiyor insan haliyle. Kendimizi ve sevdiklerimizi korumak açısından önemli bu.
Psikopatların Ortak Özellikleri: ( Doğuştan gelen yapı) Psikopati, büyük oranda genetik ve nörolojik faktörlerden ( Özellikle beynin amigdala bölgesindeki az gelişmişlikten) kaynaklanırmış. Özellikleri arasında:
- Yapay Çekicilik ve Manipülasyon: İlk tanışmada son derece karizmatik, zeki ve cana yakın görünürler. İnsanların güvenini nasıl kazanacaklarını çok iyi bilirler.
- Sıfır Vicdan ve Pişmanlık: Başkalarına zarar verdiklerinde, dolandırdıklarında veya yalan söylediklerinde hiçbir suçluluk ya da pişmanlık hissetmezler.
- Soğukkanlılık ve Planlı Davranış: Duygusal patlamalar yaşamazlar. Suç işleme veya manipülasyon süreçleri tamamen planlı, organize ve soğukkanlıdır.
- Korkusuzluk ve Düşük Kaygı: Tehlikeli durumlarda kalp atışları bile hızlanmaz; korku, panik veya heyecan hisleri neredeyse yoktur!
- Taklit Yeteneği: Gerçek duyguları hissetmeseler de, çevrelerine uyum sağlamak için üzüntü, neşe veya empati gibi duyguları kusursuz taklit ederler. Normal aileler kurup, başarılı kariyerler yapabilirler.
Gelelim Sosyopatların Ortak Özelliklerine: ( Çevreden kazanılan yapı)
Sosyopati, genellikle genetikten ziyade, çocukluk travmaları, ağır istismar, ihmal veya büyüdüğü sosyo- kültürel çevrenin bir sonucudur.
- Dürtüsellik ve Öfke Patlamaları: Duygularını kontrol etmekte çok zorlanırlar. Aniden sinirlenir, saldırganlaşır ve fevri kararlar alırlar.
- Düzensiz ve kaotik bir yaşamları vardır. İstikrarsızdırlar.
- Anlaşılan Suç Eğilimi: Anlık bir öfke veya dürtü patlamasıyla suç işlerler. Planlama yoktur. Çabuk yakalanırlar.
- Kısıtlı Empati Yeteneği: Genelde kimseye değer vermezler. Ancak çok nadir de olsa kendilerine çok yakın gördükleri bir kişiye ( anne ya da arkadaş) sadakat ya da bağ hissedebilirler.
- Anksiyete ( endişe) ve Ajitasyon: Psikopatların aksine içsel olarak huzursuz, gergin ve kaygılıdırlar. Topluma uyum sağlayamazlar.
“ Ve hayat; hiç de adil değildir. Bazılarını duygusuz bırakır. O duygusuz insanlar da, bazılarını uykusuz…” diyor Uğur Gökbulut. Ona katılıyorum.