Pamuk Eller Cebe...
Büyük oyunu kim kurdu, başaktör kim, figüran kim, hasılatı kim toplar? Bilmiyorum. Örnek verecek olursak o kadar fazla dillendi ki son günlerde zaten herkes bunu yapıyor. Ben de şu örneği vereyim: “Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Belediye Başkanı seçildiğinde İstanbul'a kimler nereden adaydı?” Şöyle bir bakın, ne göreceksiniz.
Geçmişte dolaşmayı sevmem, sadece ders almak için dönüp bakarım. Önümüze bakıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyları ancak böyle bir projeyle bölündü. Ben bir garibanım, yaşadığımız tecrübeler var, kolay değil 41 yıldır gazeteciyim. 1989 seçimlerinden beri seçimleri takip ediyoruz, yereliyle geneliyle.
2019 seçimlerinde sistem değişiyordu, at izi it izine karışmıştı. Geçen seçimde (yerel seçimden bahsediyorum) yıllarca Alev Alatlı'nın tespitlerinden yola çıkarak, “Merkez sağdan oy almayan CHP iktidar olamaz” cümlesini kurup Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar olacaksa merkez sağ kitleden oy almasını talep ettim. Şimdi Kılıçdaroğlu - Özel kavgasında taraf değilim. “O yaptı, bu yaptı” da demiyorum ama biz merkez sağdan oy isterken onlar merkez sağın kaşarlarını getirip önümüze koydular.
Antalya'dan örnek vereyim. Geçmişte birileri Dokuma Park’ı peşkeş çekti, sol cenah ayağa kalktı. Eylemler, söylemler derken Dokuma Park kurtarıldı. Sürecin mimarları zamanı geldi Cumhuriyet Halk Partisi'nden aday yapıldı. İlk denemede başarılı olunamadı, geçtiğimiz seçimde figüran değişti, kazanıldı. Seçim öncesi partideki büyüklerimize dedik ki: “Bu adam Dokuma Park’ı satmaya geliyor.” Duymazdan geldiler, “Aman Kepez’i kazanalım da” dediler. “İyi de; Cumhuriyet’i kuran partinin bir tane yetişmiş evladı yok mu ki Kepez gibi önemli bir ilçeye dışarıdan birini getiriyorsunuz?” dedik, anlaşılamadık.
Buyurun Dokuma Park rantın merkezi oluyor. Memnun musunuz, pay mı aldınız, değerleriniz mi değişti?
Neyse mevzu başka.
Yaşadıklarımızdan yola çıkarak dedik ki: “Bir sonraki seçimin, yani 2029 yerel seçiminin favorisi Cumhuriyet Halk Partisi olmayacak. İktidar; ekonomiden, ahlaktan, terörden, bulduğu her yerden sızarak Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri sıkıştıracak, hizmet ettirmeyecek. Çünkü yıllarca bunları kendileri yaptı, yolunu yordamını bilir. Başkanların çok dikkatli olması gerekir” dedik, kime dinlettik? Kendimize…
Ne oldu? Terörü çok fazla diyemediler çünkü bugünlerde kendileri yeniden dönüş yaptılar o çözüm sürecine. E mübarek, adamlar zorluyor tamam da sen de hazırlıksız yakalandın ya. Yazılanlar, çizilenler, konuşulanlar ortada. Kimseyle derdim yok, kimseden beklentim yok, kimseyi üzmek de istemiyorum ama maalesef olmadı.
Sadede gelelim.
Sonuçta yeni bir parti kuruldu. Partide kalanlar da haklı, yeni yola yürüyenler de haklı. Örneklerini geçmişte solda da, sağda da gördük. Tuttuğu yer de oldu, tutmadığı yer de oldu. Nereden bakarsan oradan görürsün. Şimdi merak ediyorum, bir parti Türkiye genelinde örgütlenecekse adam lazım. Hem de inançlı adam lazım, asker lazım, yönetici kadro lazım ama her şeyden önce para lazım. Her şeyden önce mekân lazım. Şimdi yeni yola çıkan isimlerin bireysel ekonomik durumlarını bilemem. Parti için çoluğunun çocuğunun rızkını ne kadar harcar onu da bilemem. Sadece haddim olmayarak uyarıyorum.
Birileri size destek olacak. %90'ı da ileride aday olmak için zemin hazırlayacaktır. Vallahi de billahi de ilk fırsatta bunlar karşınıza çıkacaktır. Para verenler ifadeye çağrılacak, hatta sosyal baskı altına alınacaktır. Bu partiyi de doğmadan öldürüp önünüzü tıkayacaklardır. Haydi beyler, pamuk eller cebe de bak Gürsel Tekin işareti verdi. “Atılan her iftirayı yargıya taşıyacağım” dedi. Yani sosyal medyada kurduğunuz her cümle artık sadece sağ değil, sol tarafta da takipte.
Ben mi?
Ben işime bakarım. Yıllardır tek adaylığım ailemi mutlu etmeye çalışan “baba” figürlüğüdür.