“Kalmayınca Başladı”
Bazı cümleler var…
İlk duyduğumda hiçbir şey hissettirmiyor bana.
Sonra günün bir saatinde gelip kafamın bir yerine oturuyorlar.
Geçenlerde bir videoda şöyle bir cümle duydum:
“İki, Bir’e borçludur varlığını. Bir, Hiç’e.”
İlk anda fazla “derin reels sözü” gibi geldi dürüst olayım.
Hatta altına yavaş çekim görüntüler koyulup herkesin hayatı çözmüş gibi baktığı videolardan biri sandım.
Ama sonra nedense cümle gitmedi.
Çünkü son zamanlarda ben de şunu düşünüyorum galiba:
İnsan bazen gerçekten “hiç” hissettiği yerlerde değişiyor.
Her şey yolundaymış gibi görünürken değil.
Kendinden çok emin hissederken değil.
Kalabalığın ortasındayken hiç değil.
Daha çok…
Sessiz kaldığı zamanlarda.
Kimseye bir şey anlatmak istemediği günlerde.
Kendi iç sesini ilk kez gerçekten duyduğu anlarda.
Hayat bazen insanı öyle bir yere getiriyor ki…
Elinde cevap kalmıyor.
Eskiden olsa hemen toparlamaya çalışırdım sanırım.
Boşluğu doldurmak isterdim.
Bir şeylerin eksik kalmasına tahammül edemezdim.
Ama büyüdükçe şunu fark ediyor insan:
Bazı şeyler tam da eksildiği yerde bir şey öğretiyor.
Ve belki de insanın en dolu hali…
Kendini en boş hissettiği yerden çıkıyor.
Bilmiyorum…
Belki de bu yüzden o cümle kaldı aklımda.
Çünkü bazen hayat,
“hiçbir şey kalmadı” dediğin yerde bile
içten içe seni başka bir şeye dönüştürüyor.
Ben Aslı.
Bazı hikâyeler tek bir cümleyle başlar.
Biz de… Bir sonraki cümlede görüşürüz.