Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°

Yalnızlıkla Baş Etme Yolları

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Yalnızlıkla Baş Etme Yolları

Yalnızlığın insan üzerindeki zararlı etkileri öylesine yoğundur ki; onunla baş etme yollarını bulamazsak, sağlıklı bir ömür de yaşayamayız.

Yalnızlığın etkileri ve sonuçları bilinirse, bu konunun insan yaşamı için önemi de anlaşılır.

“ Fiziksel Sağlık”: Kronik yalnızlık,yüksek tansiyon, obezite, felç ve kalp hastalığı riskini arttırır.

“ Psikolojik Etkiler”: Depresyon, anksiyete, düşük özgüven ve intihar riskinde artış görülür.

“ Bilişsel Fonksiyonlar”: Beyin yapısını olumsuz etkileyerek hafıza sorunlarına ve bilişsel gerilemeye ( Demans/ Alzheimer) yol açabilir.

“ Bağışıklık Sistemi”: Stres seviyesini yükselterek, vücudun savunma mekanizmasını zayıflatır.

 

Öyleyse yalnızlıkla baş etme yollarını bulmamız gerekir. Bu konuda araştırmalar; sosyal bağları güçlendirmenin, fiziksel aktiviteleri arttırmanın ve gerektiğinde profesyonel destek ( terapi) almanın, yalnızlığın etkilerini azalttığını göstermektedir.

 

Yalnızlıkla başa çıkma yollarından biri de; yalnızlığı bir “ yoksunluk “ değil, bir “ durum “ olarak kabul etmektir. Bu ilk adımdır. Yalnızlığı “ istenmeyen yalnızlık” ve “ seçilmiş verimli yalnızlık “ olarak ayırmak gerekir. Aslında kaçınılmaz yalnızlığı, kendinizi tanımak için “ yaratıcı bir inziva” olarak görebilirsiniz.

Yalnızlığı “ zihinsel anlamda “ kabul edin. Bazı anların sadece size ait olduğunu ve bunun insan olmanın doğal bir parçası olduğunu içselleştirin. Bu “ neden yalnızım? “ sorgulamasının getirdiği kaygıyı azaltır.

Yalnızlık anları “ üretkenliğe “ dönüştürülebilir. Mesela yalnızlık anlarında ortaya çıkan duygularımızı yazmak, yeni bir şeyler yaratmak veya sadece düşüncelerimizi izlemek ( meditasyon ), o boşluğu bir anlamla doldurur.

Yalnızlığı aşmak için bazen “ küçük bağlar kurmak” basit, gündelik sosyal etkileşimlere girmek ( bir esnafa selam vermek, kısa bir yürüyüşe yönelmek,) insanı dünyaya tekrar bağlar.

Kaçınılmaz yalnızlık anlarımızın en önemli adımı; kişinin kendi iç sesiyle barışık olmasıdır. O zaman yalnızlık anları birer “korku tüneli “ değil, birer “dinlenme durağı” haline gelir.

Aslına bakarsanız yalnızlık; kimine göre mutluluk, kimine göre ise azaptır. Bu konuda ilgi çekici görüşler var.

 

“ Yalnızlığı sevmeyen, özgürlüğü de sevmez. Kişi ancak yalnız olduğunda özgürdür çünkü.” Diyor Arthur Schopenhauer, yalnızlık güzellemesinde.

Öte yandan, yalnızlığı sevmeyenler de çok tabii.

“ Yalnızlık dinmeyen bir sızıdır.” Diyen Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi..

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız