Geçmişte tarım arazisi kazanmak ve sıtmayla mücadele etmek amacıyla Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından kurutulan Karagöl’de iklim krizinin ve kontrolsüz müdahalenin gölgesinde çiftçi iki ucu keskin bir bıçakla karşı karşıya. Geçtiğimiz yıllarda gölün tamamen kurutulması ve kuraklık nedeniyle düzeni bozulan, yağış alamayan ve toprağı çöken Elmalı Ovası; bu yıl ise tam tersi bir felaketle, düden kapaklarının kapatılması sonucu sular altında kaldı. Bir yanda ekolojik dengesi bozulan gölün kuruması tehdidi, diğer yanda doğanın hafızasına müdahale edilip göl tabanına ekilen mahsullerin su altında kalması, bölge üreticisini zorlu bir sınavın ortasında bıraktı.

YURTİÇİNDEN SAMAN GETİRTİYORUZ
Arpa ve buğday ekilen arazinin su altında kalması üreticinin mahsulünü yaktı. Su altında kalan Yuva, Kışla ve Mursal Köyü sakinlerinin tapulu tarlalarının olduğunu belirten üretici Kemal Yıldız, kışın ekilen arpanın ve buğdayın su altında çürürken; yazın suyun çekilmesiyle ekilmesi planlanan mısır silajı ve ayçiçeği gibi ürünlerin toprakla buluşturulamadığını dile getirdi. Yıldız, bölgede hayvancılık yapan üreticinin kendi tarlasından saman çıkartamadığı için Urfa, Diyarbakır ve Ankara gibi illerden TIR’la saman getirtmek zorunda kaldığını belirtti.

“KURUSA DA DOLSA DA OLAN ÇİFTÇİYE"
Bölgede 10 dönümlük buğday ekili arazisi tamamen sular altında kalan Yuvalı üretici Kemal Yıldız, Karagöl havzasında yaşanan belirsizlik konusunda, “Burası karstik bir alan, eskiden büyük bir göldü. Geçen yıllarda burayı kuruttular, tarlada gram su kalmadı; kuraklıktan kavrulduk. Bu yıl da düdenin kapaklarını kapattılar, suyu Elmalı Düdeni’ne salmadılar. Karagöl yine eski haline döndü, devasa bir su birikintisi oldu. Ben Yuvalı’yım. Kışla, Yuva ve Mursal Mahallesi’nin hepsi bu ovada. İnsanların burada tapulu arazileri var” diye konuştu.

SORUMLU KİM?
Yıldız, arpa ve buğday ektiklerini belirterek, “Hepsi suyun altında kaldı, eridi gitti. Tarlaya ancak kayıkla gidilir artık. Soruna muhatap arıyoruz; Elmalı Belediyesi, Kaymakamlık ve Devlet Su İşleri (DSİ) topu birbirine atıyor. Biri 'Belediye bilir', biri 'DSİ bilir', diğeri 'Kaymakamlık bilir' diyor. Bu suyun ne kadar tutulacağı, düden kapaklarının ne zaman açılacağı belli değil. Gölün kuruması ekolojiye zarar veriyor, suyun tahliye edilmeyip tarlada kalması da çiftçiyi batırıyor. İki arada bir derede kaldık, olan tohumunu, gübresini, mazotunu toprağa gömen halka oldu” dedi.