Çin ve Rusya'da Altına Hücum Yaşanıyor
"Bugün, eğer ülkenizin nükleer silahları varsa, ABD Başkanı Donald Trump sizinle saygılı ve kibar bir şekilde görüşmeye gelecek ve size "dostum benim!" diyecektir.
Nükleer silahlarınız yoksa, İran, Venezuela (Nicolás Maduro),Irak veya Libya (Muammer Kaddafi) liderleri gibi muamele görebilirsiniz."
— Kim Jong Un (Kuzey Kore)
Not: 1980-1988 İran Irak Savaşı'nda, 2003-2011 ABD'nin Irak'ı işgalinde, 2011-2024 Suriye iç savaşında ve 1975-1990 Lübnan iç savaşında toplamda 3 milyondan fazla insan öldürüldü! 7 Ekim 2023'ten bugüne İsrail 80 bine yakın Filistinliyi öldürdü!
THE GOLD RUSH 2026
Yaygın iddialara göre, T.C. Merkez Bankası 28 Şubat 2026 sonrasında, doları 50 TL altında tutmak için 45 milyar dolar ve 58 ton altın satmış...
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 100 gramdan daha ağır külçe altın ihraç edilmesini yasakladı.
Çin Halk Bankası, Mart 2026 ayında savaş hazinesine 5 ton daha altın ekledi. Bu, bir yıldan fazla süredir görülen en büyük aylık artış. (Haberin Kaynağı: Profesör Steve Hanke)
Çin’in altın stokları Şubat 2026'da 30 bin ons artarak, 74,22 milyon onsa çıkmıştı...
Çin’de altın kalmadı: Bankalarda "stok yok" uyarısı...Çin’de bankalarda fiziki altın bulmak zorlaşırken, özellikle küçük gramajlı ürünlerin tükendiği ve bazı şubelerde yalnızca 50 ve 100 gramlık altınların kaldığı bildirildi.
Bankaların dijital uygulamalarında birçok üründe “stokta yok” uyarısı görülürken, siparişlerin teslimi için de rezervasyon ve bekleme süresi gerekiyor.Çin’in Hangzhou kentinde bankalarda yatırım amaçlı altın külçelerine erişimin zorlaştığı bildirildi. Yerel basında yer alan habere göre, son dönemde tüketiciler bankalardan fiziki altın satın almakta güçlük çekiyor.
Hem dijital kanallarda hem de banka şubelerinde yatırım amaçlı altın külçeleri giderek daha sınırlı hale gelirken, küçük gramajlı ürünlerin tükendiği ifade ediliyor. Bazı kullanıcılar, şubelerde yalnızca 50 gram ve 100 gramlık altınların kaldığını belirtirken, bazı bankaların online sistemlerinde altın külçelerinin tamamen “stokta yok” olarak göründüğü, hatta arama sonuçlarında dahi yer almadığı aktarıldı.
Yatırımcıların fiziki altının sürekli tükendiğine yönelik şikayetleri artarken, bazı kullanıcılar satın alma işlemlerinde bölgesel kotaların dolduğunu ve gün içinde ürünlere erişimin tamamen kesildiğini ifade etti.
Çin Yeni Yılı sonrasında Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle uluslararası altın fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşanırken, buna karşın fiziki yatırım altınlarına yönelik talebin arttığı bildirildi. Bazı altın ürünlerini “bulmanın neredeyse imkânsız hale geldiği” ifade ediliyor.
Tide News muhabiri, çok sayıda bankanın mobil uygulaması üzerinden yaptığı incelemede, yatırım amaçlı altın ve gümüş külçelerin bir kısmının stokta olmadığı görüldü. Muhabirin Hangzhou’daki banka şubelerinde yaptığı gözlemlerde ise bazı bankalarda yatırım altın külçesi arzının sınırlı olduğu, şubelerde sipariş verilse dahi ürünlerin teslimi için rezervasyon yapılması ve beklenmesi gerektiği, anında teslim edilebilecek fiziki ürün bulmanın ise oldukça zorlaştığı tespit edildi.
Yatırım amaçlı altın külçeleri, anlık altın fiyatına yakın işlem görmesi ve daha standart şekilde nakde çevrilebilmesi nedeniyle fiziki altın yatırımlarında öne çıkan ürünler arasında yer alıyor. Bankalar, bu ürünlerin satışında başlıca kanallar arasında bulunuyor.
Çin Tarım Bankası’nın (ABC) mobil uygulamasında yapılan sorgulamalarda, 10 gramlık “Chuan Shi Zhi Bao” standart altın külçesinin Hangzhou’daki birçok şubede stokta olmadığı görüldü. Aynı bankada 3 gramlık gümüş ürün ile 100 gramlık gümüş külçenin de tükendiği bildirildi.
Çin Sanayi ve Ticaret Bankası’nın (ICBC) “Ruyi” altın külçelerinde de benzer bir arz sıkıntısı yaşandığı, ürün sayfalarında “geçici olarak stokta yok” uyarısının yer aldığı aktarıldı. Banka yetkilileri, şubelerde fiziki ürün bulunmadığını, siparişlerin merkez kasalardan sevk edildiğini ve müşterilerin teslim için beklemesi gerektiğini ifade etti.
Banka çalışanları, son iki yılda altın külçesi satın alan müşteri sayısında artış yaşandığını belirterek, geçmişte satışların teşvik edilmesi gerekirken, mevcut dönemde müşterilerin doğrudan talep gösterdiğini ve piyasa ilgisinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.
Altın fiyatlarındaki yükseliş özellikle 2025’te ve 2026’nın başında dikkat çekerken, 2020 yılından bu yana bakıldığında yüzde 230’dan fazla yükseldi. Merkez bankalarının rezerv politikalarında da bu durum önemli bir değişime yol açtı.
Dünya genelinde merkez bankaları son yıllarda çok güçlü altın alım dalgalarından birini başlatırken, bazı ülkeler rezervlerini hızla artırdı; bazıları da altın varlıklarını azaltmayı tercih etti.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre, 2020–2025 döneminde merkez bankaları arasında en çok altın alanlar Çin, Polonya ve Türkiye oldu...
Artan jeopolitik riskler, kur oynaklığı ve rezervlerdeki dolar bağımlılığı, altının stratejik bir rezerv olarak yeniden öne çıkmasına neden oldu...Son beş yılda en fazla altın alımı yapan ilk 15 ülke toplamda rezervlerine yaklaşık 2 bin ton net altın ekleyerek önemli bir değişim gösterdi...Verilere göre Çin, son 5 yılda rezervlerine 350 tondan fazla altın ekleyerek en büyük artışı gerçekleştiren ülke oldu. Pekin yönetimi, rezervlerinin ABD doları ve Batı finansal sistemlerine olan bağımlılığını azaltma stratejisi izliyor...Çin’i yakından takip eden Polonya da rezervlerine 300 tonun üzerinde altın ekledi...
Türkiye, son yıllarda merkez bankalarının altın alımında öne çıkan ülkeler arasında yer aldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervlerine yaptığı alımlarla en büyük altın alıcıları arasında yer aldı.Türkiye’nin altın rezervlerini artırma politikası, yüksek enflasyon baskısı ve kur oynaklığı gibi faktörler nedeniyle altının resmi rezervler içinde önemli bir koruma aracı olarak görülmesiyle ilişkilendiriliyor.
Brezilya rezervlerine 100 tondan fazla altın eklerken, Azerbaycan ise artışı ülkenin egemen varlık fonu olan Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Fonu aracılığıyla gerçekleştirdi...Ayrıca Japonya, Tayland, Macaristan ve Singapur da altın rezervlerini artıran ülkeler arasında yer aldı. Bu gelişme, ekonomik belirsizlik dönemlerinde altının küresel rezervler içinde dengeleyici bir varlık olarak görülmeye devam ettiğini gösterdi.
Son beş yılda altın rezervlerini en fazla azaltan ülke Filipinler oldu. Filipinler’in rezervleri 65 tondan fazla geriledi. Kazakistan ve Sri Lanka da rezervlerinde önemli düşüş yaşayan ülkeler arasında yer aldı. Bu düşüşlerin çoğu zaman ekonomik baskılar ve likidite ihtiyacı nedeniyle gerçekleştirilen rezerv ayarlamalarından kaynaklandığı belirtiliyor. Avrupa’da ise Almanya ve Finlandiya gibi bazı ülkelerde sınırlı rezerv düşüşleri görülürken, İsviçre’nin altın rezervlerinde yalnızca küçük değişimler yaşandı...
İRAN SAVAŞI MISIR'I EK TASARRUF ÖNLEMLERİ ALMAYA YÖNELTTİ...
Mısır'da tasarruf tedbirleri: Dükkanlar erken kapandı, sokaklar karanlığa büründü...Mısır'da, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının sürmesiyle küresel petrol fiyatlarında yaşanan artışın etkileriyle mücadele amacıyla enerji tüketimini azaltmaya yönelik bir dizi hükümet önlemi uygulanmaya başlandı...Önlemler kapsamında ticari işletmeler, restoranlar, alışveriş merkezleri, sinema ve tiyatrolar ile düğün salonlarının saat 21.00'de kapatılmasının kararlaştırıldığı belirtilen açıklamada, perşembe ve cuma günleri ile resmi tatil ve bayram günlerinde ise kapanış saatinin 22.00 olacağı bildirildi.
Bu kapsamda sokak aydınlatmalarının azaltılması, reklam panolarının aydınlatmasının yüzde 50 düşürülmesi ve kamu araçlarına ayrılan yakıtın yüzde 30 azaltılması gibi adımların da hayata geçirileceği kaydedildi.Ayrıca yeni idari başkentteki hükümet yerleşkesinin saat 18.00'de kapatılması ve yüksek miktarda dizel tüketen büyük ulusal projelerin 2 ay süreyle yavaşlatılmasının kararlaştırıldığı belirtilen açıklamada, önlemler kapsamında nisan başından itibaren her hafta pazar günleri uzaktan çalışma uygulamasına geçileceği ifade edildi.Bazı sokakların işletmeler ve restoranların kapanmasıyla karanlığa gömüldüğü, yalnızca erken kapanma kararından muaf tutulan bir eczanenin açık kaldığı görüldü.Kahire'nin merkezindeki 6 Ekim Köprüsü'nde yer alan reklam panolarının aydınlatmalarının da kapatıldığı görüntülendi.
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basına yaptığı açıklamada, Mısır'da enerji tasarrufu amacıyla 5 Nisan'dan itibaren bir ay süreyle kamu kurumları ve özel sektörde haftada bir gün uzaktan çalışma uygulanacağını belirtmişti.
MEHMET ŞİMŞEK'TEN "HER ŞEY YOLUNDADIR" AÇIKLAMASI GELDİ
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 2025 yılı ve 2025 4. çeyrek büyüme rakamlarını yorumladı... Şimşek "Kalıcı refah için artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dâhil olduğumuzu öngörüyoruz" dedi...Şimşek ekonominin 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdüğünü, 2025 yıl geneli büyümesinin yüzde 3,6 olduğunu hatırlatarak "Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18.040 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dâhil olduğumuzu öngörüyoruz.
Şimşek "Tarımda don ve kuraklığın etkileri yılın son çeyreğinde de devam ederken diğer sektörlerde üretim artışı sürdü. 2025 yılında sanayi katma değeri yüzde 2,9 ile son dört yılın en yüksek artışını kaydetti. Deprem bölgesinde konut teslimine hız vermemizin de etkisiyle inşaat sektöründe katma değer artışı güçlü seyrini korudu.
Tüketim ve yatırım arasındaki dengeli görünüm devam etti. Yatırımlar yıl genelinde yüzde 7 arttı. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış, üretim kapasitemizi güçlendiriyor.
Küresel ticarette belirsizliklerin ve korumacılığın arttığı 2025 yılında net dış talep büyümeye negatif katkı verdi. Ancak cari açığın GSYH’ye oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldı.
Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplinini güçlendiriyor; vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz. 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,9 ile OVP tahmininin altında gerçekleşirken faiz dışı fazla verdik. Maliye politikasındaki disiplinli duruşumuz sayesinde deprem harcamaları hariç faiz dışı fazla yüzde 1,2 gerçekleşti.
Jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan risklerin geçici olacağı ve küresel ticaretteki belirsizliklerin azalacağı varsayımıyla, 2026 yılında ticaret ortaklarımızdaki talep artışı ile finansal koşullardaki iyileşmenin büyümeye katkı sağlamasını bekliyoruz...Kazanımlarımızı kalıcı hale getirmek için politikalarımızı yapısal ve arz yönlü adımlarla destekleyeceğiz. Sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımını sağlayacak fiyat istikrarı için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz," açıklamasını paylaştı...
Aralık 2025 : TÜİK açıkladı: En zengin yüzde 20 toplam gelirin yüzde 48’ini alıyor...
En düşük gelire sahip yüzde 20’lik kesimin aldığı pay ise yüzde 6,4 olarak hesaplandı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) "Gelir Dağılımı İstatistikleri, 2025" sonuçlarına göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik kesim toplam gelirin yüzde 48'ini aldı. En düşük gelire sahip yüzde 20’lik kesimin aldığı pay ise yüzde 6,4 olarak hesaplandı.
Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’nın 2025 yılı sonuçları, 2024 yılı gelirlerini referans alarak hazırlandı. Araştırmada, hanehalkı gelirleri, hanehalkı büyüklüğü ve yapısı dikkate alınarak eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine dönüştürüldü.
Araştırma sonuçlarına göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubunun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,1 puan azalarak yüzde 48 olarak hesaplandı. En düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubunun payı da 0,1 puan artarak yüzde 6,4 oldu.
Gini katsayısı 0,410’a geriledi
Gelir dağılımı eşitsizliğini gösteren Gini katsayısı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 0,003 puan azalarak 0,410 olarak tahmin edildi. Sosyal transferler hariç tutulduğunda Gini katsayısı 0,473, emekli ve dul-yetim maaşları hariç tutulduğunda ise 0,420 oldu. Brüt gelir üzerinden hesaplanan Gini katsayısı ise 0,422 olarak belirlendi.
En zengin yüzde 20’nin gelirinin, en yoksul yüzde 20’nin gelirine oranını gösteren P80/P20 oranı 0,2 puan düşüşle 7,5 oldu. En yüksek yüzde 10’un gelirinin en düşük yüzde 10’a oranını gösteren P90/P10 oranı ise 12,9 olarak gerçekleşti.
Ortalama hanehalkı geliri 662 bin lirayı aştı
Türkiye genelinde yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri, bir önceki yıla göre yüzde 76,7 artarak 662 bin 414 TL oldu. Yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri ise yüzde 77,3 artışla 332 bin 882 TL olarak hesaplandı.
Tek kişilik hanehalklarında yıllık ortalama eşdeğer fert geliri 418 bin 25 TL ile en yüksek seviyede gerçekleşti. En düşük ortalama gelir ise 264 bin 413 TL ile en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarında görüldü.
Gelirin yarıya yakını maaş ve ücretlerden
Toplam gelir içinde en yüksek payı yüzde 49,7 ile maaş ve ücret gelirleri aldı. Müteşebbis gelirlerinin payı yüzde 18,3, sosyal transferlerin payı ise yüzde 18,2 oldu. Sosyal transferler içinde emekli ve dul-yetim aylıklarının payı yüzde 89,3 olarak kaydedildi.
En yüksek iş geliri yükseköğretim mezunlarında
Eğitim durumuna göre yıllık ortalama esas iş geliri; yükseköğretim mezunlarında 566 bin 839 TL, lise mezunlarında 376 bin 932 TL, lise altı eğitimlilerde 290 bin 323 TL, okul bitirmeyenlerde 183 bin 900 TL oldu. En yüksek gelir artışı yüzde 83 ile yükseköğretim mezunlarında görüldü.
En yüksek sektör artışı inşaatta
Sektörel bazda en yüksek yıllık ortalama esas iş geliri 426 bin 45 TL ile hizmet sektöründe, en düşük gelir ise 237 bin 461 TL ile tarım sektöründe gerçekleşti. Bir önceki yıla göre gelir artışı en fazla yüzde 79 ile inşaat sektöründe oldu.
İşteki duruma göre yıllık ortalama esas iş geliri; işverenlerde 1 milyon 204 bin 791 TL, ücretli-maaşlılarda 379 bin 47 TL, kendi hesabına çalışanlarda 348 bin 45 TL, yevmiyelilerde 186 bin 682 TL olarak hesaplandı.
İBBS 2. Düzey bölgelerine göre en yüksek yıllık ortalama eşdeğer fert geliri 449 bin 618 TL ile Ankara (TR51) bölgesinde görüldü. En düşük gelir ise 172 bin 552 TL ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti. Gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu bölge TR71 (Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir) olurken, en düşük eşitsizlik TRB1 ve TR42 bölgelerinde kaydedildi.
Gelir gruplarında hareket sınırlı
Araştırmaya göre, bir önceki yıl en düşük yüzde 10’luk gelir grubunda yer alanların yüzde 68,1’i, en yüksek yüzde 10’luk grupta olanların ise yüzde 58,9’u gelir grubunu değiştirmedi. 2024 yılında işsiz olanların yüzde 38,7’si 2025 yılında çalışmaya başladı.