Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15°

Savarona’nın Kızları

YAYINLAMA:
Savarona’nın Kızları

ABD’yi sarsan Epstein skandalına şimdi de Atatürk’ün son günlerde kullandığı Savarona yatı karıştı. 2010 yılında Savarona’ya düzenlenen fuhuş operasyonunu yakından takip etmiş bir gazeteci olarak bu dosyayla ilgili bildiklerimi anlatacağım bu yazıda. Biraz uzun bir yazı oldu. O nedenle kusura bakmayın. Antalya’da Akşam Gazetesi’nde uzun yıllar birlikte çalıştığımız Mevlüt Yeni Antalya Gazeteciler Cemiyeti’ne 3 dönem başkanlık yaptı. Bu süreçte önemli projelere de imzasını attı. Onlardan biri de Basın Akademisi projesiydi. Bu projeyle iletişim fakültesi mezunu olmayan gazetecilerin Avrupa Birliği’nde de geçerli sertifika sahibi olmaları sağlandı. 2008 ile 2009 yılları arasında gerçekleştirilen o projeye aktif olarak gazetecilik yapan en az lise mezunu 118 medya mensubu katılmıştı. O projeye sanat tarihi mezunu bir gazeteci olarak ben de katılmıştım. Basın Akademisindeki dersler AGC’nin Atatürk Caddesi'ndeki ofisinde veriliyordu. Ders verenlerin her biri kendi alanında uzmandı. Basın Akademisinde ders verenlerden biri de dönemin organize suçlardan sorumlu cumhuriyet savcısı Yusuf Hakkı Doğan’dı. Aynı zamanda basın suçlarına da bakan Yusuf Hakkı Doğan’ı adliyeden tanıyordum. Çünkü zaman zaman yaptığım haberlerden dolayı birilerine rahatsızlık verdiğim için şikayet ediliyordum. Bu nedenle basın savcısı Yusuf Hakkı Doğan ifademi almak için zaman zaman beni adliyeye çağırıyordu. Oradan tanıyorduk birbirimizi. Yusuf Hakkı Doğan Basın Akademisi’nde bize adli konularda neyi nasıl yazmamız gerektiğini anlatıyordu. Başımız derde girmeden adliye haberlerini nasıl yazmam gerektiğini açıkçası Yusuf Hakkı Doğan’dan öğrendim desem yeridir.

savaronanin-kizlari

savaronanin-kizlari

O kursun sonunda düzenlenen törenle Avrupa Birliği’nde de geçerli olan sertifikalarımızı almıştık. Basın akademisinin mezuniyet törenine Yusuf Hakkı Doğan da katılmıştı. Açıkçası Yusuf Hakkı Doğan’ın Basın Akademisi’nde verdiği bilgiler meslek hayatım boyunca çok faydasını gördüm. O bilgiler özellikle adliye muhabirliği yaptığım dönemde bana hep rehberlik etti. Yaptığım haberlerden dolayı birçok kez adliyelik oldum. Ama hiçbirinden ceza almadım. Bunda hukuki olaylarla ilgili haberlerde neyi nasıl yazmamız gerektiğini öğreten Yusuf Hakkı Doğan’ın payı büyüktür.

savaronanin-kizlarisavaronanin-kizlari

savaronanin-kizlari

Yusuf Hakkı Doğan aynı zamanda gözü kara bir Cumhuriyet savcısıydı.Hatta 1990’lı yıllarda Çalkaya bölgesinde ev ya da arsa sahibi olmayı hayal eden binlerce kişinin dolandırılmasını durduran da Yusuf Hakkı Doğan’dı. Buradaki kirli çarkı arsa müşterisi kılığına girerek ortaya çıkaran Yusuf Hakkı Doğan Epstein skandalıyla tekrar gündeme gelen Savarona yatına 2010’da düzenlenen fuhuş operasyonunu da koordine eden savcıydı. Cumhuriyet savcısı sıfatının hakkını veren Yusuf Hakkı Doğan sayesinde Atatürk’ün son günlerinde kullandığı Savarona’nın pis işlerde kullanılmasına dur denilmişti. O operasyonda 600 ile 1500 dolar karşılığında Savarona’da fuhuş yapmak için Rusya ve Ukrayna’dan getirildikleri iddia edilen yaşı 18’den küçük kızlarında olduğu 13 kadın yakalanmıştı. İddiaya göre fuhuş için kataloglardan seçilen kızların ücreti yaşına göre değişiyordu. Yaşı küçük olana daha fazla ücret ödeniyordu. Yapılan araştırmada fuhuş amaçlı getirilen bu genç kızların Rixos’ta kayıt tutulmadan kaldıkları belirlenmişti. Oysaki otelde kalanların kimliklerinin emniyete bildirilmesi gerekiyordu. Yakalanan kızlar alınan ifadelerinin ardından sınır dışı edilmişlerdi.

savaronanin-kizlari

savaronanin-kizlari

Olayla ilgili ise aralarında Donald Trump ile ABD’de 1990’lı yıllarda ortak yatırımlar yapan Türk vatandaşlığına geçmiş Kazakistan uyruklu bir oligark olan Tevfik Arif’in de olduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı. Savarona operasyonu yapıldığı tarihte yatı kiralayan kişi Kazakistan uyruklu oligark Tevfik Arif’ti. Tevfik Arif Rixos otellerinin de finansörü olarak biliniyordu. Ama İddiaya göre yatın kira parasını ve masraflarını Kazakistan’da yaşayan musevi asıllı Rus işadamı Aleksander Maşkeviç karşılıyordu. Hatta jandarmanın baskını sırasında Savarona’da Tevfik Arif ile birlikte iddiaya göre Maşkeviç ile bir Kazak bakan da bulunuyordu. Fakat iddiaya göre Maşkeviç ile birlikte bir Kazak Bakan serbest bırakılmıştı. Antalya Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan tarafından hazırlanan iddianamenin ardından 10 sanık hakkında 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı.

savaronanin-kizlari

İddianame de Kazak işadamı Tevfik Arif’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “insan ticareti”, “fuhuşa aracılık etmek” ve “18 yaşını doldurmamış kişilerin insan ticareti” suçlarından 13 yıldan 27 yıla kadar hapsi istenmişti. Ancak bu süreç devam ederken her ne hikmetse Cumhuriyet savcısı Yusuf Hakkı Doğan Denizli’ye atanmıştı. Yerine ise Erzincan Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner’i makamında gözaltına aldıran Osman Şanal getirilmişti. Adliyede koruma ordusu ile dolaşan Osman Şanal ile Antalya Barosu’nun adli yıl açılışı nedeniyle düzenlediği kokteylde tanışmıştım. Kendisini odasında ziyarete gittiğimde ‘ben suçun küçüğüne büyüğüne bakmam Suç suçtur. Nerede suç unsuru görsem hemen soruşturma açarım’ diyen Osman Şanal Rixos Otel'inde kayıtları yapılmadan kaldıkları tespit edilen kızlarla ilgili Rixos Otelleri'nin patronu Fettah Tamince hakkında takipsizlik kararı vermişti. 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan Şanal meslekten de ihraç edildi.

savaronanin-kizlari

Savarona dosyasına tekrar dönersek. Savarona sık sık Antalya Belek’teki Rixos Premium Otelin açıklarında demir atıyordu. Hatta bir keresinde dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Rixos Premium otelin rıhtımından bindiği tekneyle Savarona yatına gitmişti. O geziyi de takip etmiştim. Belek’te başlayan mavi yolculuk Kaleiçi Yat Limanı'nda sona ermişti. Abdullah Gül’ün bu gezisine eşlik edenlerin arasında turizmcilerden Osman Ayık da vardı.

savaronanin-kizlari

Savarona 1986’da 49 yıl süreyle Armatör Kahraman Sadıkoğlu’na tahsis edilmişti. Restore edilen yat zengin turistlere kiraya veriliyordu. O dönemde Savarona’nın Rus oligarklar tarafından günlük 50 bin dolara kiralandığını duymuştum. Ama açıkçası Savarona’nın fuhuş için kullanılabileceği aklımın ucundan bile geçmemişti. Operasyonda yakalanan kızları kendi gözlerimle de görünce çok üzülmüştüm. Çünkü Atatürk’ün son günlerini geçirdiği bu yatın pis işlerde kullanılması çok ama çok ağırıma gitmişti. Gözaltına alınan 10 şüpheliden Kazak iş adamı Tevfik Arif’in de olduğu 6 kişi tutuklanmıştı. Ama her ne hikmetse ilk duruşmada ikisi hariç Tevfik Arif’in de olduğu sanıkların oy birliğiyle tahliyesine karar verilmişti. Dördüncü duruşmada kararını veren mahkemede Tevfik Arif’in de olduğu sanıklar beraat etmişlerdi. Hükümle birlikte tutuklu iki sanık da tahliye edilmişti. Böylece dosyada hiç tutuklu kalmamıştı. Bu kararı veren mahkemenin başkanı kısa bir süre sonra emekli olmuştu. Yargıtay’da kararın beş sanık yönünden bozulması üzerine 3’üncü Ağır Ceza mahkemesi Tevfik Arif’in 17 yıldır şoför ve asistanlığını yapan amca lakaplı Gündüz Akdeniz ile Erkan Akdeniz ve kadınların transferlerini yapan Musa Çelik ve Kemal Tokay'ı 'insan ticareti' suçundan 13 yıl 4'er ay hapis ve 4'er bin lira adli para cezasına mahkum etmişti. Mahkeme organizatör Hülya Erdoğan ise 'Fuhşa teşvik' suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 4 bin lira adli para cezasına çarptırmıştı.

Duruşma sonrası açıklama yapan sanık avukatlarından Birol Çiftçibaş kararı Konfüçyüs’ün ‘Kanunlar büyük sineklerin delip geçtiği küçük sineklerin takılıp kaldığı ağlara benzer’ diye bir sözü vardır. Burada da böyle oldu’ diyerek değerlendirmişti. Ben de diyorum ki ‘Savarona keşke hurdaya ayrılıp jilet fabrikasına gönderilseydi de bu rezaleti yaşamasaydık. ‘Umarım bir daha böyle rezaletlerle bir daha karşılaşmayız.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız